Hayatta herkes iyi niyetini hak etmez, ama bazen karakterin el vermez kötülük yapmaya. Kimi zaman biri sana saygısızlık eder ama sen kendi duruşundan ödün vermezsin, çünkü sen öyle biri değilsindir. İşte tam bu çizgide karakter ile hak ediş arasında bir savaş başlar. Peki sen insanlara hak ettikleri gibi mi davranırsın, yoksa her şeye rağmen kendin gibi mi kalırsın?
İnsanlara hak ettikleri gibi mi davranırsın, yoksa kendin gibi mi kalırsın?
Kimseyi hak ettiği gibi davranamıyorum. Çok merhametliyim özellikle bu huyumdan da çok şikayetçiyim. Bir yönden de seviyorum ama kendimi kullanmamış gibi hissediyorum. Kime iyi davransam kime iyi olsam hep sırtımdan bıçaklıyor. Gördükten sonra da işte herkesten tiksiniyorum. Yaptıklarım için pişman oluyorum ama yine de yapmadan da duramıyorum. Çok kolay affediyorum.
Genelde insanlara hak etmedikleri gibi iyi niyetle, güler yüzlü, enerjisi yüksek olarak davranırım. Bazen kırıcı şeylerin olduğu, karşı tarafın senin o saygını, o sevgini, o güler yüzlülüğünü hak etmediğini bildiğin halde kendi karakterin ve duruşundan dolayı o kendine özgün duruşundan taviz vermeden devam etmek zorundasın. Bazen her şey dayanılmaz bir noktaya gelir, herkes senin sabrını sınar, sabrını ölçermiş gibi üstüne gelir. O zamanlarda bile, içinde fırtınalar, kasırgalar kopsa dahi kendi duruşundan ödün vermemek için yine aynı şekilde devam etmek zorundasın, çünkü kendine olan bir saygın var, kendine has bir duruşun var. Ne olursa olsun, ne tür olay yaşanırsa yaşansın o durumdan doğru bir şekilde çıkabilmek adına o an öyle olmak, öyle davranmak zorunda olabilirsin. Ama genel olarak böyle insanları hayatımda barındırmıyorum. Mecbur kaldığım durumlarda, katlanmam gereken durumlarda yine kendime yakışır şekilde güler yüzlü davranırım.
Ben insanlara her zaman kibarca, iyi niyetle yaklaşırım. Karşımdaki bunu hak etmeyen biri çıkarsa direkt uzaklaşırım ve onunla iletişimi minimum seviyeye indiririm. Bana zarar verecek veya değerlerime ters bir şeyler yaparsa o zaman çirkinleşirim işte
Nadiren İnsandan insana değişir üslubum, genelde ayna gibi kendilerini yansıtıyorum onlara. Yani hemen hemen herkes kendi davranışsal yansımasını görür bende.
Burada ciddi bir iç çatışma var; hem insanlara sınırını göstermek istiyorsun, hem de ruhunu kirletmek istemiyorsun gibi görünüyor. Kendin gibi kalmak, uzun vadede daha huzurlu hissettirir. Fakat kimsenin sana saygısızlık yapmasına izin vermek zorunda da değilsin. Nezaket bile bazen mesafe koymakla olur, orada kendini ezdirmeden, kendi çizgilerini bozmadan kararlı durabilirsin. 🧠✨
Benim bakış açım bu konuda değişik. Artık insanlara kızmıyorum. Bazı verilen tepkiler sürekli değil ben ilk ve son kez tepki veririm. Birincisi söylenen veya yapılan eylem cidden kırıcı ise hatasını söylerim. Hakaret ve öfke işe yaramaz. Sonra ise sessizliğimle tepkimi ortaya koyarım. Bu kadar basit! 😊
Güzel soru. Bence insanlarin cogu en azından bir kez dahi olsa bunu sorgulamıştır. Türkiye gibi yerde herkese hak ettiği gibi davranmakta çok güçlü bir irade ister, aksine karakteri korumaya çalışmakta. Ancak efor ve enerji olarak ilki daha yıpratıcı bir defa insana değer biçiyorsun ve ona göre şekil alıp yaklaşım belirliyorsun bu çok yorucu zaman kaybı. Diğerinde ise insan bazen hazmedemiyor keşke şunu deseydim böyle davransaydım gibi düşünceler aklından geçebiliyor. Bence kişi büyük hedefleri olan birisiyse küçük insanları takmamalı, bazı davranışları görmezden gelmeli. Medeni olamayana ne anlatılabilir? Ben ise ikisinde de oluyorum maalesef. Aslında dedigim gibi ikisi de yipratici birisinde enerji efor, diğeri ise sonradan pişmanlık, takıntı vs.. En ideali soğukkanlı olup sadece değer verdiklerimize hedeflerimize odaklanmak ve kimseyi göz kontağı kuracak kadar dahi umursamamak..
Son günlerde şunu anladım, nasıl davrandığın onların değil senin ne hak ettiğinle alakalı. Önceden dürüstlüğünü hak etmedikleri için sustuğumu ya da yalana başvurduğumu düşünürdüm. Oysa hak eden biziz bu yüzden nerede kiminle olursak olalım dürüst ve doğal kalmalıyız.
Kendim gibi davrandığımda gerek merhamet gerekse saygı kavramlarını anlamamış veya bilmeyen insanların küstahlıklarıyla baş başa kalıyorum.
Bazı insanlar hak ettiği değeri görmeli bu sebeple hiç imtina etmeden bu değer üzerinden şekillendiriyorum davranışlarımı. Oturup öz eleştirisini yapmayıp arz ettiği değeri sorgulamadan kimisi kibirli der, kimisi havalı.
Kendim gibi olmam demek zaten hak ettikleri gibi davranmam demek.. Kim nasılsa öyleyim.. Önemseyeni önemserim, gelene giderim, iyiye iyiyim, kötüye kötüyüm.. Yok öyle Üç kuruşa beş köfte..
Hak ettikleri gibi davranırken mantıken kendi istediğim gibi davranmış oluyorum bir insanın icinde karanlıkta aydınlıkta vardır yeri ve zamanına göre ortaya çıkar