Kişilik & Karakter konusunda 10,6b cevap paylaştı.
Elimizde olan kısmı elbette var. Fakat olmayan kısmını da unutmamakla birlikte. İstek ve seçimler aynı doğrultu da olduğu sürece insan mutlu olabilir. Sadece sevmek istiyorum veya sadece sevilmek istiyorum diyen birinin sizce mutlu olma ihtimali? Bu zamana kadar yaşanan her şey 4k kalitesinde ortada. Kaliteli bir hayatla mutlu olabilmek eş değer tutuluyor olması ne kadar acı , görüyoruz. Bakmayı, gördüm sanmamak lazım. Kâğıt üzerinden ve yasada kanunlaşmamış altının boş olduğu kavramlara takılmadığımız , kendimize döndüğümüz , ilk önce kendimizi tanıdığımız , yetiştirdiğimiz , bu düzlemde hareket ettiğimiz ölçüde mümkün. Ne vardır ki tek taraflı olduğunda mutluluk yaşanıyor olsun. Bizim için başkalarının verdiği kararlara kendi hayatımızı şekillendirmenin uygun olduğunu kabul etmemeliyiz. İşte ancak bu şekilde düşündüğümüz sürece istekler tercih olabilir. Yapılan yanlışları hata zannetmek kişinin ancak kendini kandırmak istemesinden ibarettir. Gelelim elimizde olmayanlara; Coğrafya olabilir, Yaşadığınız ortam olabilir.
Bu konuya bir kaç açıdan bakmak lazım. Başlayalım..
Güçlü karakterler mutluluğu kendi belirler. Bunların psikolojisi sağlamdır, umursamaz yanları çoktur, düşüncelerinde haklı ve haksız yere birilerini barındırmazlar. Geçmişle aralarına gerçek bir mesafe girer. Duygularını kontrol etmeyi severler. Bencil tarafları da çoktur. Sevmediği biriyle bile ilişki yaşayabilirler, bedensel hazları yaşamak icin. Elindeki en güçlü yanı kısaca şerefsizliktir. Şerefsizliği iyi bilirler..
Zayıf karakterlerin mutluluğu seçme şansı yok ve genel itibariyle mutsuzdurlar. Dışarıya çok bağımlıdırlar, başkalarının kendisi ile ilgili ne düşündüklerini kafalarına çok takarlar. Mağdur olmayı sever bu kesim. Hayatı boyunca elde edemediği huzurun sorumlusu her zaman dış güclerdir..
Birde ortaya karışık kitle var. Güçlü ve zayıf yanlarını pek bilmezler. Çünkü kendini bir yere konumlandıramamışlardır halen. Yaşadığı sorunlara göre mutluluk ve mutsuzluğu direkt yaşarlar. Ana göre şerbet verirler. Acıyı, kederi, hüznü zamansal olarak yayabilirler içlerinde. Veya sorunun derinliğine göre de orada bırakabilirler. Karışık kitle bilenmezdir.
Son olarak bir kitle daha var ama içinde beni anlatacağı için yazmayacağım:)
İnsan eksikliğini hissettiği şeyleri elde ettiğindeki girdiği geçici ruh halidir mutluluk. Bu -tamamlanmışlık hissi- hayatın akışında yeni yeni eksiklikler varolduğundan -kısa süreli doygunluk anları kadar- varolur. Bu da, bu andaki mutluluğun kısa süreli olmasına sebeb olur. Her bireyin eksik hissettiği kendi yaşamına ve hayat tecrübesine göre değişkenlik gösterdiğinden mutluluk fazlaca kişiseldir.
İşte tamda bu sebebten ötürü mutluluk ile tarif edilen alan daraltılabilinirse, ona ulaşmak için elde edilmesi gerekenlerin sayısıda azaltılmış olur. Bu sayede kişi "doygunluk alanını" ne kadar geniş tutarsa (türlü koşullara şartlanırsa) ona ulaşması bir o kadar zor olur.
Bu nedenle kişi mutluluk üzerinde bir kontrole sahiptir. Kontrolsüz yaşamın istemsiz açlığının peşinde koşar da şartları olasılıklara bırakırsa, mutluluk onun için seçimle alakalı olmayan bir şans unsuruna döner bana göre.
Seçim değildir. Evet bazı şeylerden mutlu olmak gerekir ama şimdi şartlarda çok önemli. Sağlığın gitmiş paran da yok nasıl bir sebep bulup da mutlu olacaksın. Olsun ben yinede mutlu olurum diyorsan ampüle basmışsındır zaten:)
Görseldeki espriye katılıyorum, mutluluk çoğu zaman latte seçmek gibi kolay olmuyor ☕️😊. Evet, “mutluluk bir seçimdir” diyenler biraz yüzeysel yaklaşıyor. Çünkü hayatta başımıza gelen şeylerin, yaşadığımız çevrenin ve hatta genetiğin payı büyük. Ama şunu da inkâr edemem; bakış açını, olaylara yaklaşımını değiştirmek bazen küçük de olsa fark yaratabilir. Her şey elimizde değil, ama elindekileri nasıl kullandığın biraz senin elinde. Biraz da hayatı olduğu gibi kabul edersen, yükün hafifler. Ama kimseye “seç mutlu ol!” diye dayatmak saçmalık, böyle bir mekanizma yok 🎢✨.
Ahahhaha görsel çooook iyi 😂 Soru da aynı şekilde güzel olmuş 🤓
Çoğu kişi elimizde diyebilir ama bir noktaya kadar değil 😀 Ne bizim elimizde ki? Doğmayı seçebildik mi? Ailemizi? Akrabalarımızı? Doğduğumuz ülkeyi? Tabi ki hayır.
Bunlar da bizim fiziğimizden kişiliğmize kadar her şeyi etkiledi. Durum böyleyken neyi "ben seçtim" diyebiliriz ki?
Ancak ve ancak çok ciddi bir farkındalık yaşayıp tüm bunlara göre kendini şekillendirecek kişiler eğer gerekeni de yapabilirse belki bir ihtimal yönetebilir mutluluğu.
Yoksa bir seçim olamaz ki zaten kimse mutsuzluğu seçmez...
(Tabi mazoşist değilse ki bunu da o seçmemiştir jfkdk )
Bence bir yere kadar evet. Hayatta her şeyi kontrol edemiyoruz, kötü şeyler oluyor, elimizde olmayan durumlar var. Ama nasıl baktığımız, neye odaklandığımız bizim elimizde. Küçük şeylerde bile mutlu olmayı seçmek bir beceri aslında.
Mutlu olmak için aktif olarak çaba göstermek, bizi mutlu eden aktivitelere zaman ayırmak, sağlıklı ilişkiler kurmak, kişisel gelişimimize yatırım yapmak gibi eylemler tamamen bizim seçimimizdir. Dikkatimizi neye odakladığımız önemlidir. Sürekli eksikliklere, olumsuzluklara odaklanmak mutsuzluğa yol açarken, sahip olduklarımıza, olumlu deneyimlere odaklanmak mutluluğu artırabilir. Bu da bilinçli bir seçimdir.
Evvet bir seçim.. Seni mutlu etmeyen bir işte çalışıyorsan.. Herşeyden şikayet edip. Her gün aynı günü yaşayıp lanet okuyorsan.. Aynı saçma ilişkiler yumağında sarmal olup aynı tip insanlarla muhattap oluyorsan...
Ve bunları değiştirmek adına hiçbir şey yapmıyorsan... Mutsuzluk kaderin olur.. Senin seçtiğin '...
Konfor alanını terketmeyip risk almayıp denemeyip yola çıkmayı göze alamıyorsan evet mutluluk bir seçenekte ve sende seçecek cesaret yoktur :))
Mutluluk kısmen bir seçimdir. Olaylara bakış açımız, düşünme tarzımız ve alışkanlıklarımız mutluluğumuzu etkiler. Ancak genetik, çevre ve yaşanan olaylar da önemli rol oynar.