İnsanlara gösterdiğin yüz gerçekten sen misin, yoksa sadece onların görmek istediği kişi mi oldun farkında olmadan? Belki de zamanla, anlaşılmak için bazı yönlerini sakladın, sustun, geri çekildin. Çünkü herkes gerçeği kaldıramaz ya, sen de içindeki fırtınaları serin bir esintiye çevirdin. O maskeler seni korudu belki ama bir yandan da seni senden uzaklaştırdı. Gerçek halini ne kadar özlediğini fark ettin mi hiç?
Gerçek yüzün mü insanlara gösterdiğin, yoksa sadece görmek istedikleri mi?
Mabadımla muhatap olabilirlerdi ancak 😒 ona da maske takmaya gerek duymadım. İnsanların ilgilendiği konulara içinde yaşadığın durumlar dahil değil hiçbir zaman da olmadı, herkes onu bi kavrasın. Onun dışında; Benim anam bile içimde kopan fırtınalardan bihaber.
Bir yandan, gerçek yüz dediğimizde, belki de toplumun baskılarından ve beklentilerinden uzak, en samimi halimizi kastediyoruz. O an kim olduğumuzun, kim olmak istediğimizin ve içsel değerlerimizin tam yansımasıdır. Ancak, bu halimizi her zaman dışarıya göstermek zorunda hissetmeyebiliriz. İnsanlar arasında bazen savunmalar kurarız; çevremize nasıl görünmemiz gerektiğine karar veririz. Bu, bazen kendimizi daha güvenli hissetmek, bazen de başkalarının bizden ne beklediğini karşılamak adına yapılan bir seçimdir.
Öte yandan, görmek istedikleri yüz de sosyal ilişkilerde çok yaygın bir haldir. İnsanlar genellikle beklentilerine ve isteklerine göre bir imaj yaratmamızın, ya da onların görmek istediği şekilde davranmamızın farkında olmadan, bizden belirli bir şeyler beklerler. Bu da bir tür "sosyal maskelenme" olabilir. Çevremizden onay almak, sevgi görmek, kabul edilmek için bazen kendimizi şekillendiririz. Kimi zaman bu maskeler, kim olduğumuzu gerçekten unutturur, çünkü onlarla daha rahat, daha kabul edilebilir hissederiz.
Fakat zamanla, gerçek benliğimizi göstermek, özümüzle uyumlu olmak da bir içsel huzur getirebilir. Çünkü insanlar genellikle samimiyeti fark eder ve bu, gerçek bağların kurulmasına yardımcı olur. Yani, bir noktada insanın kendini olduğu gibi gösterebilmesi, hem kendisiyle hem de çevresiyle barışık olmasının yolu olabilir.
Gerçek yüzümü gösterdim tabi ki. Beğenmeyen yanımda olmasın. Kişilere göre şekilden şekle giren karaktersizlerden değilim. Çok az kişi gerçekten tanır zaten beni.
Gerçek kişi kendim gibi davranıyorum, insanlara gösterdiğim yüzüm gerçektir. Detayda dediğin gibi çoğu insanlar elalem ne der duygu içinde kaldığı için kendi gibi olamıyor başkaları gibi yaşar ve yalan söylemeye besler. Bu bastırılmış duygulardan kaynaklanır.
Kişilik & Karakter konusunda 204,3b cevap paylaştı.
İnsanlara gerçek yüzümü gösteriyorum tabi ki de. zaten güvenmediğim kişileri de çevremde tutmam. ya da dedikoducu tipleri etrafımda barındırmam. beni ben olduğum için seven sayan değer veren dostlarımı biriktiririm etrafımda o kadar.
Evet insanlara gösterdiğim bir yüz/maske var. Bu yüzün arkasındaki gerçek ben bana çok zarar verdi zamanında. Çünkü insan ilişkilerinde saf ve temiz görünmek benim için her zaman bir dezavantaj haline geldi. Güvensizliğin vücut bulmuş hali gibi düşündüler. Daha sonra kırılma noktası olarak bir yüz oluştu. İşte o yüz beni benden uzaklaştırdı. Farkettim ki o gerçek halimi çok özlemişim. Ama tekrar o halime dönersem yine hayatımın dezavantajı haline geleceğini de iyi biliyorum. Buda benim kişiliğim karakterim için bir risk tablosu haline gelir.
Herkesin kendinden bile sakladığı yüzü vardır insanlara veya kendi yakınımıza sevdiğimiz kişilere gösterdiğimiz yüzler farklı adamına göre muamele ederim