Kendini ne kadar özgür hissediyorsun?

Bazen evet… Ama çoğu zaman, özgürlük dediğimiz şeyin bir yanılsama olduğuna inanıyorum. Dışarıdan bakıldığında istediğim yere gidebiliyor, istediğim insanla konuşabiliyor, kendime ait kararlar alabiliyor gibiyim. Ama içimde bir yerde, hep bir sorgulama var: Gerçekten kendi seçimlerim mi bu yaptıklarım, yoksa bana öğretilmiş, dayatılmış, toplumun çizdiği yolda yürüyen bir robot muyum?

Kafamın içinde kendi sesim var elbette, ama onun dışında bir sürü ses daha var. “Böyle giyinme, şöyle davran, bunu söyleme, ayıp olur, yazık olur, elalem ne der?” diyen binlerce yankı… Özgürlük sadece zincirlerin olmayışı değilmiş; insanın içindeki o sesleri susturabilmesiymiş. Ben bazen sessiz kalamıyorum onlara. Bu yüzden de tam anlamıyla “özgürüm” diyemiyorum.

Ama özgür hissettiğim anlar da var… Rüzgarın saçlarımı savurduğu, kulaklıkla sevdiğim şarkıyı dinlerken yürüdüğüm, kimsenin beni izlemediğini bildiğim o kısa anlar… Belki o yüzden, özgürlük dediğimiz şey tam anlamıyla ulaşılacak bir yer değil de, anlık bir his. Ve o hissi yakaladığımda, dünyayla barışabiliyorum az da olsa. Ama sonra yine geri dönüyor o görünmez sınırlar… Yani evet, özgür hissetmeye çalışıyorum ama her zaman başarabiliyor muyum, işte orası biraz bulanık.

Kendini ne kadar özgür hissediyorsun?
Cevapla