"Olumsuz da olsa hayatın gerçeklerini konuşmak gerekir."
Burada, yani KızlarSoruyorum ’da, normalden çok daha fazla negatif ve karamsar içerik görüyorum. Pozitif bir soru seçmek bile zor hale geldi. Bu yüzden, sizlerle bir araştırmanın özetini paylaşmak istiyorum.
Bu araştırmada 100 kişi denek olarak seçilmiş. Bunların 50’si, sıradan bir yaşam sürmelerine rağmen hayatlarından memnun, mutlu ve pozitif kişilerden; diğer 50’si ise tam tersine, yaşamlarından keyif almayan, mutsuz, umutsuz ve karamsar kişilerden oluşturulmuş.
Deney süresince, mutlu olan 50 kişiye sürekli olumsuz içerikler içeren haberler, TV dizileri ve filmler izletildi. Günlük hayatlarında ise, severek yaptıkları ve başarılı oldukları işlere benzer görevler verilmiş.
Diğer 50 mutsuz denek ise tam tersi bir sürece tabi tutulmuş. Onlara macera dolu, dünyanın güzelliklerini anlatan belgeseller, yaşam mücadelesini konu alan ve umut verici olayları aktaran içerikler izletilmiş. Bunun yanı sıra, hayata dair pozitif duygular uyandıracak dizi ve filmler izletilmiş. Onlara da günlük hayatların da, sevmeyerek memnun olmadan yaptıkları işlere benzer görevler verilmiş.
Deneklerin gece uykuları da gözlemlenilmiş. Sonuçlara göre, pozitif içeriklere maruz kalan mutsuz deneklerin büyük bir kısmının kötü rüya konulu rüyalar ve sayıklamadıkları ve kabus görmediği tespit edilmiş.
Deneyin ilerleyen süreçlerinde ilginç değişimler gözlemlenilmiş. Başlangıçta mutlu olan 50 kişi arasında küçük gruplar oluşmaya başladı. Bu kişiler zamanla birbirlerini eleştirmeye, işlerini küçümsemeye ve başkaları hakkında dedikodu yapmaya yönelmişler.
Öte yandan, deneyin başında mutsuz olan 50 kişi tam tersi bir yönde olumlu değişimler göstermeye başlamış. Birbirlerine daha fazla destek olmaya, yardımlaşmaya ve bir bütün oluşturma istekleri gözlemlenmiş. Hatta, bir birlerine ilgi duyma haklarında bilgi edinme sohbetleri ve yaptıkları işler konusunda bile birbirlerine yardımcı olma teklif ve isteklerinin oluştuğu gözlemlenişmiş. Ve içlerinden çok azı hariç, gece uykularında kabus görmedikleri, gece uykularından terleme ile uyandıkları gece uykularının da azaldığı gözlenlenilmiş.
Bu uzun deneyin kısaca şu sonuca varılmış.
Mutluluk da mutsuzluk da bir seçimdir, kader değildir. Ancak mutsuzluk, mutlu olmayı reddedenlerin kaderi haline gelebilir.
Ayrıca, mutluluk da mutsuzluk da bulaşıcıdır. Bir insan, hayatını sürekli olarak ne tür bir düşünce yapısına sahip bir toplum içinde geçirirse, bilinçaltı bu doğrultuda etkilenip ve değişiyor. uzun süre sürekli maruz kaldığı konular yaşam sitili haline geliyor.
Mutlu olmak isteyen bir insan, kendisini mutsuz edecek ortam ve düşüncelerden uzak durmalıdır. Bu, tıpkı sağlık konusunda hastalıklardan korunmak için mikroplardan kaçmak gibi olduğunu bilmeliyiz ve bu konuda da dikkatli ve temkinli olmalıyız. Bize sürekli bilinç altımıza işlenecek düzeyde Negatif düşüncelerin, motivasyonumuzu bozacak ve yaşam isteğimizi azaltacak kaygıların bilinçaltına işledikten sonra artık bizi sürekli olumsuz düşünce üretilmesini engellemenin gerçek ve doğru yolu, bu tür etkilerden bilinçli bir şekilde uzaklaşmaktır.
Ancak, konuşarak bir sonuca ulaşılıp, ulaşılamayacağını bilmeden zaman harcamak ne kadar mantıklıdır? Elde edilecek sonucun ulaşılmak istenen durum ve değerini bilmeden ona varsayım ve bilgi tecrübelere sahip olmadan konuşarak ulaşmak için gereken süre belirsiz de olacaktır. Sorunları, sadece konuşmak yerine uzman görüşleri ile çözüm odaklı hareket etmek daha doğru ve akıllıca bir yöntemdir.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer