
Öncelikle, erkek çocuklar, kız çocuklarına göre ailenin soyunun devamı açısından daha değerli ve kıymetli görülmektedir. Bu anlayış, dünya genelinde yaygındır. Yapılan bir araştırmaya göre, hem erkek hem de kız çocuğu olan ailelerde anneler genellikle erkek çocuklarına daha düşkün olurken, babalar ise kız çocuklarına daha fazla ilgi göstermektedir.
Ancak, ailede tek erkek çocuk ve diğer kardeşler kız olduğu takdirde, hem anne hem de baba erkek çocuğa daha fazla düşkünlük göstermektedir. Tek erkek çocuk olan ailelerde, baba genellikle sevecen bir tutum sergilerken, anne çocuğa daha fazla düşkün olmaktadır.
Eğer ailede sadece kız çocuk varsa, baba kızına daha düşkün olurken, anne daha mesafeli ve sevecen bir tavır sergilemektedir. Özellikle ergenlik döneminde, annelerin kız çocuklarıyla ciddi anlaşmazlıklar yaşadıkları ve zor geçindikleri tespit edilmiştir. İlginç bir şekilde, bu durum diğer canlılarda tam tersi bir şekilde gözlemlenmektedir.
Erkek ve kız çocukları, doğdukları andan itibaren eşit bir konumda değildir. Peki, büyümeleri süresince bir eşitlik söz konusu mudur? Bu noktada da belirgin farklılıklar göze çarpmaktadır. Erkek çocuklar için "yaramaz" ve "haylaz" gibi ifadeler kullanılırken, kız çocukları için "şımarık" veya "cadaloz" gibi sıfatlar tercih edilmektedir. Ergenlik döneminde bu eşitsizlikler daha da belirgin hale gelmektedir.
Erkek çocuklar boş vakitlerini dışarıda oyun oynayarak geçirirken, kız çocukları annelerine ev işlerinde yardımcı olmak gibi sorumluluklar üslenmeye başlamaktadır. Şayet anne çalışıyorsa veya evden uzaklaşması gerekiyorsa, evin ve evde yaşayanların yaşamsal ihtiyaçlarını karşılama sorumluluğu genellikle kız çocuğuna yüklenmektedir. Buna karşılık, erkek çocuklar yine daha özgür bir yaşam sürmektedir. Ayrıca, erkek çocukların abla ya da kız kardeşlerine karşı baskın ve otoriter bir tutum sergiledikleri de gözlemlenmiştir.
Erkek çocuklar genellikle istedikleri yere gidebilme ve dilediklerini yapabilme konusunda daha fazla özgürlüğe sahiptir. Kız çocukların ise çoğu zaman izin alması veya onay görmesi gerekmektedir. Tek erkek çocuğun bulunduğu ailelerde ise tüm yaşamsal ihtiyaçların anne ve baba tarafından karşılandığı gözlemlenmiştir.
İnsanlık tarihi boyunca erkek egemen yaşam tarzı büyük ölçüde değişmeden bugünlere kadar gelmiştir. Dünya genelinde "erkek hegemonyası" ifadesi olumsuz bir anlam taşımazken, "feminist" kelimesi sadece kadın ve erkek eşitliğini savunmanın ötesinde, doğala aykırı, fanatik veya radikal bir görüş olarak algılanmaktadır. Aynı şekilde, erkeklerin özgür cinsel yaşamları için "çapkın" kelimesi hoş karşılanırken, kadınlar aynı durumu yaşadıklarında "fähişe" olarak itham edilmekte ve bu sözcük toplum tarafından ağır bir hakaret olarak algılanmaktadır.
Bu kadar farklı yaşam tarzlarına sahip iki cins arasındaki bu büyük uçurum varken, neden özellikle erkekler "Kadınları anlamak zor" sözünü sıkça dile getirmektedir?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer