Pek çok insan, başkaları tarafından beğenilmek ya da saygı görmek amacıyla, zayıf yönlerini gizler ve kendilerini olduğundan farklı bir şekilde gösterir. Bu maskeler, bazen kişisel güvenlik hissi sağlasa da, uzun vadede özgünlüğü kaybettirir ve kişisel tatminsizliklere yol açabilir. Maskelenmek, toplumsal baskılar ve beklentilerle beslenirken, gerçek benlik genellikle arka planda kalır.
Peki, bu maskeleri takarak güçlü bir kişilik izlenimi yaratmak gerçekten bizi daha güçlü kılar mı, yoksa içsel gücümüzü kaybetmemize mi neden olur?
İnsanlar, başkalarının gözünde güçlü bir kişilik oluşturmak için ne kadar maskelenirler?
Güçlü görünmeye çalışmak ya da ne bileyim birşeye benzemeye çalışmak, yani sadece bunun için çalışmak doğru değil ve bana garip geliyor. Yani nasıl olursan öyle davran zaten bu güçlü, en iyi tarafın. Seni sen yapan.
Bu dünyada gerçek karakter sahipleri var, sadece onlara benzemek isteyen karakter sahipleri var ve onlara benzemekle değil, onlardan öğrenmekle kendi karakterini geliştiren karakter sahipleri var. Hepimiz birilerinden birşeyler öğreniriz. Ama gerçek karakterimiz hep bizimle, kendini belli eder. O belli olduğu zamanlarda hangi kısıma giriyorsa insan öğrenirsin hem kendin, hem diğerleri.
Kendini tanıyan ve farkındalıklarını bilen insan bunlara gerek duymaz, "bir şey" gibi gözükmeye ihtiyaç bile duymaz çünkü kendi sınırları var. Bazı insanların sınırları onları "maskelenmiş" gibi göstere bilir. Ama bu önlem, öğrendiği hayat dersleri, tavırları ve tanımları sayesinde koyduğu kuraldır kendisi için.
Her insan kendini tanısa diğerlerinden farklı olduğunu ama aynı zamanda insan olarak aynı olduğunu öğrenecek. Aynı olduğu konularda insanları anlamaya ve onlarla iletişim kurmaya çalışmalı, farklı olduğu konularda kendini geliştirmeli, yardım etmeli ve. b ki bu zaman zaten karakterini ortaya koyar insanlar onu böyle tanır.
Ben mesela insanlarla aynı olduğum konularda insanları çok iyi anlarım, niyetini ne istediğini bilirim ama farklı olduğum tarafımla onlarla iletişime geçtiğim için beni anlamazlar, ben onların ne hissettiğini anlamam, onlardan beklentilerim azalır ve onlar benim yanımda daha "aşağı karakterli" göründüklerini düşünerek beni kendi kafalarında ezmek gibi ve kendilerini kıymete bindirmek gibi farklı beyin fırtınası yapabilir. Bu benim iletişim sorunum. Çünkü onları aynı olduğum tarafla hem anlamalı, hem de iletişim kurmam gerekli. Ben ikincisini yapamıyorum. Sebep: farklı olduğum ve ağır basan karakterim sonuç odaklı ve hemen sonuç bekliyor, "ayrıntıları zaten ben kafada hallettim, bana bırak, bana güven" gibisinden yaklaşırım ve karşımdakı insan neye uğradığını şaşırır, "bu benden çok farklı, uğraşamam" diye düşünür. Ama iletişim için ayrıntılar şart. Bu benim şahsi tecrübe ve düşüncelerim. Farklı insanlar da böyle deneyimlerini anlatırsa bir birimizi anlamamız mümkün
Herkesin duvarları vardır asıl kimliğine ulaşmak zaman alır ve maskeledikleri bir çok zayıf yönleri, güçlü görünmek de bunlardan biridir, asıl benliğimizi korumak adına hep ‘miş’ gibi yaparız gerçek karakterimizi yansıttığımız nadir yerler sadece kendimizi fazla rahat hissettiğimiz yerlerdir. Özetle günlük hayatta hep maskelerimizle gezeriz…
Hadi itiraf edelim, çocukken hepimiz kahramanlara bayıldık. Batman, Örümcek Adam… Hepsinin ortak noktası ne? Maske! Kahraman olmak için yüzünü saklamak şart gibi. Ama sıradan insanlarda işler değişiyor: "Maskeli adam güvenilmez!" E hani kahramanlar maskeliydi?
İnsan, başkalarının gözünde iyi görünmek için çaba harcar. Bilim insanları buna “sosyal maske” diyor. Goffman’a göre herkes sahnede bir rol oynar. İş görüşmesine pijamayla gitmiyoruz değil mi? Ama bazen maskeler o kadar yapışıyor ki, insan kendini bile unutuyor.
Kahramanların maskesi kimliğini korumak içinken, bizim maskelerimiz gerçeği saklar. "Aaa seni görünce çok sevindim!" derken içimizden "Allah kahretmesin, tam da buna denk geldim" diye geçiririz. Ya da “Nasılsın?” sorusuna, “İyiyim, koşturuyorum” deriz. İşte sosyal maske!
Ama sürekli rol yapmak psikolojik olarak yorucu. Harvard'ı psikologlara göre, sahte bir kimlik sürdürmek zihinsel enerjiyi emer. İş hayatında farklı, arkadaşların yanında farklı, ailenin yanında bambaşka biri olunca, gerçek sen nerede?
Tabii bazı maskeler işe yarıyor. Patronun suratına "Seninle çalışmak işkence" dememek için taktığımız gülümseme diplomasi olur. Ya da mutsuzken gülümsemek, psikologlara göre bazen modumuzu bile düzeltebilir. Ama maske yüzüne yapışmamalı.
Çözüm ne? Hayatı tiyatro sahnesine çevirmemek. Bazen "Bugün keyfim yok" diyebilmek büyük bir özgürlük. Çünkü kahraman olmak için maske gerekebilir ama insan olmak için bazen maskeleri çıkarmak şart!
Benim duvarıma astığım bir tablo gibi bir resim var Üzerinde "Bir gün her şeyi çok iyi anlayacaksın. "Anlamanın Anlamı Kalmadığında" her şeyi de anlamak gerekmiyormuş diyeceksin...
Gerçekten derin ve anlamlı bir bakış açısı. Bazen anlamak için çabalamak yerine, akışına bırakmak en büyük huzur olabiliyor. Hayat bize her şeyi anlatmasa da hissettirdikleriyle yol gösteriyor.
Kişilik & Karakter konusunda 204,2b cevap paylaştı.
Ben kimseye güvenmiyorum bu konuda çünkü çoğu insan maalesef maske takıyor anlaşılmasın diye. gerçek yüzlerini sonradan görüyoruz çoğu insanın. hem zaten Kendini sürekli olarak maskelemek, kişinin kendisinden uzaklaşmasına ve yabancılaşmasına neden olabilir. Kişi, gerçek kimliğini yaşayamadığı için mutsuz ve tatminsiz hissedebilir. Maskelenme davranışı, sürekli olarak bir rol yapmayı gerektirdiği için stres ve tükenmişliğe yol açabilir. Kişi, kendini sürekli olarak kontrol altında tutmak zorunda olduğu için yorulabilir ve yıpranabilir.
Kim olduğunu unutacak kadar maskelenir bir insan. Var olan maskeleri o kadar kişiye yapışır ki özünde sahip olduğu kişiliği unutacak evreye gelir. Asıl kendinin kim olduğunu hatırlayamadığı evrede, maske o olmuştur artık.
Bir insan bakış açısını değiştirdiği, kendini geliştirdiği zaman güçlenir. Başkalarına göre hayatını şekillendiren, yeterince olgunlaşmamış hedefleri olmayan biri güçlü kişilik duruşu sergileyemez, içi boşsa dışına yansıtdığı da boşluktur fikrimce.
Basit bir sorunun altına yapay zekadan yazdırılan cevaplar örnek ola bilir.😄
İnsanoğlu yaratılışı gereği hiçbir zaman yalnız kalmayı istemez, insan olarak yalnız kalmayı sevmediğimiz için çevremizde hep birilerinin olmasını ve hep birbirlerinin bizleri sevmesini isteriz. Çünkü sevgi insanın doğasından gelen bir duygudur ve bundan dolayı çevremizdeki insanları kaybetmemek, yalnız kalmamak için bazen içimizden geçen duygu ve düşünceleri söylemek yerine kendimize maskelemeyi tercih ederiz.
Ne kadar sorusunu bir yüzdelik miktara eşitlemeye çalışırsak %99 gizlerler. Olduğu kişinin dışında, daha farklı, karşısındaki insanı tatmin edecek kişi olmak için çoğu insan kendi karakterini maskeler. Kaldı ki biz kadınlar bile bazı kusurlarımızı kapatıp, o estetik ve alışılmış görüntüyü elde etmek için bi ton boyayla makyaj yapıyoruz. Fiziksel bi maske de söz konusu.
Böyle davranan bir insanın karakterinin tam oturmadığı ve diğer davranışlarına bakıldığında özgüvensiz, hayatta bir amacının olmadığı açıkça belli oluyor.