Gece yorgunluğu diye bir şey var mı?

Gece, tek başına karanlığı getirmiyor. 🌒

Bazen hüznü, bitmeyen yorgunluğu, bıkkınlığı, kaçan heveslerin hatıralarını, geçen yaraların izlerinin sızılarını, her bulduğu boşluktan sızan gözyaşını, bazen saçma sapan alakasız bir enerjiyi, bazen de karma karışık, adsız duyguları indiriyor gökyüzünden. Yeryüzüne başıboş bırakıveriyor. Hepsi ipinden kurtulmuş vahşi bir hayvan gibi koşturup sağa sola çarparak göğüslerimize ulaşmaya çalışıyor. Eskilerden kalma bir zombi filmi sahnesi gibi... Uyuyanlar güvenli alana kaçmış sayılıyor. Uyumayanların payı büyük. Taş gibi oturuyor göğsümüze bir anda.🪨

En basit haliyle yorgunluk diyoruz çünkü alışmışız. Debelenip kurtulmaya çalışmıyoruz artık. Hoş, çalışsak da becerebildiğimiz tartışılır. Bazen bıkkınlık ağır basarsa "defol" diye bağırıyor olabiliriz bak. Ama gitmez o taş. Orada oturmak da onun görevi. :// Herkesin bir amacı varmış dünyaya gelirken. Acaba diyorum ben taş koleksiyoncusu mu olmaya gelmiştim. Amacı şaşınca gelişimin, gelişine vurmaya mı karar verdi hayat. Olabilir, sonuçta herkesi çok kolay sinir edebilen biriymişim (biri öyle dedi ama kim hatırlamıyorum şimdi).

Düşünsene hayata geliyorsun ve hayat sana gıcık oluyor. Bak bu bana çok olabilitesi olan bişey gibi geldi şu an

Neyse...

Konumuza dönelim daha fazla sulandırmadan.

Ne diyordum, heh taş. Göğsümüze na şööyle çöken ağırlık. Bu aralar birazcık yoruldum o ağırlıktan ama yine vur patlasın modum duruyor. Özlemeyi sevmiyorum ben. Birini özleyince büyüyen taşlar var. O taşları denize atmıştım aslında ama yine oturdu göğsüme. Ben bi sahil havası alayım🌊 hayalimde😬

Hala uyumadıysanız siz de,

Suda taş sektirme yarışması yapalım. İyileşince bir gün 🐚

Gece yorgunluğu diye bir şey var mı?
Gece yorgunluğu diye bir şey var mı?
Cevapla