Hepimiz daha iyi bir hayat, daha konforlu bir yaşam istiyoruz. Peki, bunun için gerçekten bir şey yapıyor muyuz? Kendimize sormamız gereken asıl soru şu:
Dünümüz nasıl geçti? Bugünün dünden daha iyi olması için dün gerçekten bir şey yaptık mı?
Yarın giyeceğimiz kıyafeti bugünden hazırladık, telefonumuzun şarjını kontrol ettik, arabamız varsa yakıt durumunu düşündük… Peki, kendimizi, yaşamımızı da bu kadar düşündük mü?
Hiç "Sağlığım nasıl? Yaşam enerjim azalmış mı?" diye kendimize sorduk mu? Mutluluğumuz eksildiyse, bunu yerine koymak için bir şey yaptık mı? Akıllı telefonlarımızın mesaj kutusunu temizleyip hızlandırıyoruz, peki kafamızdaki gereksiz düşünceleri temizlemeyi denedik mi?
Her şeyin daha iyisini, daha gelişmişini istiyoruz ama kendimizi geliştirmek için bilinçli bir çaba gösteriyor muyuz? Akıllı cihazlar gibi biz de kendimizi güncelleyebiliyor muyuz? Telefonumuza harcadığımız para ve zaman kadar sevdiklerimize de değer verdik mi? Onlarla biraz daha fazla zaman geçirdik mi? Ailemizin sağlığına dikkat ettik mi?
Eğer dün, bugünü daha iyi hale getirecek bir şey yaptıysan, harika! Demek ki doğru yoldasın. Ama eğer yapmadıysan, üzülme. Çünkü bugün, dünü değiştiremezsin ama yarını şekillendirmek için bir fırsatın var.
Şimdi bir kere daha düşün… Sen dün gerçekten bugünün için bir şey yaptın mı?
Ve belki de şimdi bu bahaneleri sıralıyorsun: "Günümüz şartları böyle, kapitalist düzen, ekonomik sıkıntılar, her şey maddiyata döndü, yaşam şartları zor, hayat bana fırsat tanımıyor…"
Peki, kim bize dayattı bunları? Kim gelip boynumuza sarılıp, "Git en havalı arabayı al, en lüks evi seç, en pahalı kıyafetleri giy, kredi çek, borçlan, hayatını bunları kazanmak için harca" dedi? Kimse!
Bunları biz kendimiz uydurduk, birisinde gördüğümüzü lüksü kıskandık Malın mülkün varsa insan yerine konuluyorsun diye söyledik ve biz bunlara kendimizi de inandırdık. Sonra da "bu düzen bizi kendine esir etti hepimiz de onun kölesi olduk" dedik. Hayatımıza anlam katmak için tüketmenin, sahip olmanın, borçlanmanın zorunlu olduğuna kendimizi ikna ettik. Ve sonuç? Bir ömür boyu çalış, öde, yetmezse daha çok çalış…
Oysa bir akıllı telefon parasına unutulmaz bir yurt dışı tatili yapabilirdik. Lüks bir otomobil almak yerine, kendimize veya çocuklarımıza daha iyi bir eğitim sunabilirdik. Daha az tüketip daha çok yaşayabilirdik.
Elimizde ne kadar yaşayacağımıza dair bir garanti yok. Ama uzun yaşayacağımız ihtimaliyle, sahip olmak için çırpındığımız mal ve mülkler için ömrümüzü tüketiyoruz.
Peki sence buna değer mi? Yarınım dediğimiz Hayatta Yarının için de türlü, türlü hastalıklar, kayıplar, acılar, üzüntüler, afetler de var!
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer