Yaşamın temelinde insanların zihninde geçen ‘hayat çok zor’ bu zorluğun içsel kabulünü sağlayanlarla, bu zorluğun altında kalanlar arasında bie ayrım mevcut. Hayatın oluşturduğu çatallanmalarda yürümek ve hangi yönden gidebileceği kişinin elinde. Öyleyse kendi durumundan memnun olmayanlar neyi suçlar? Kendisini mi, hayatı mı? Düşlediğin hayat ile içinde bulunduğun hayat arasındaki farklılıklar neler?
Bu ülkedeki milyonlarca bencil, kendini düşünen, saygı ve empati kavramından yoksun, hoşgörüden uzak, hatalı olduğu halde bunu kesinlikle kabul etmeyen, etmediği gibi de çirkef olan, keyfini başkalarının rahatsız oluşuna rağmen yaşayan insanlardan uzakta kalabilmiş bir yaşamı düşlüyorum. Her şeyi kılıfına uydururken Allah, din, iman edebiyatı yapanlardan, onları kullanan beş para etmez siyasetçilerden, insan gibi yaşamak isterken her gün ayrı bir matematik hesabı yapmaktan, haklının haklı, haksızların ise haksız kalacağı bir hukuk ve adalet sistemi istiyorum. Ama hepsi imkansız ve çok uzak geliyor.
Çocukluğumun veya gençliğimin geçtiği yıllar sefalet, yokluk ve sosyal adalet olarak şimdilerden çok daha zordu.
Bu zorluğun altında kalıp sürekli depresif haller takınmak yerine bir çok kimsenin burun kıvırdığı, beğenmediği işlerde çalışmaya başladım. İnşaat ameleliğinden, garsonluğa varana dek.
Nasıl olacağını bilmiyordum ama bir gün olacağına olan inancımı hiç yitirmedim. Bana düşen hayatın her alanında bıkmadan usanmadan mücadele etmekti. Yaşamın veya zamanın insana şans tanıdığını düşünenlerdenim.
İnsanların olduğu yerde yine olayların dönüp dolaşıp aynı noktaya gelmesi çok muhtemel. Yine de eğitimsizliğin, liyakatsizliğin, deneyimsizliğin daha sayacağım bir çok şeyin temellendirilmemesi üzerine, hiçbir şey değişmeyecektir.
Çocukluğum aslında. Geçmiş, gelecek için kaygısızlığımız, hesapsızlığımız, umut dolu oluşum, korkusuzluğum, heyecanım hesapsızlığımız gibi bir yaşam. Ufak bir bahçeli müstakil ev, ufak bir kız çocuğu ve Choopper motor ve mutlu olduğum bir yaşam.
Düşlediğim hayat; gülüşlerinin yankılandığı, gözlerinin parıltısının güneş gibi ısıttığı bir dünya. Orada, zorluklar olsa da, el ele, birlikte yürüyoruz. Şimdiki hayatım ile aradaki fark ise; o düşte o var, burada ise, o düşü gerçekleştirme yolculuğundayım. Ve biliyorum ki, onunla birlikte, o düşü gerçeğe dönüştüreceğiz. Çünkü zorluklar, birlikte aştığımızda, güzelliğe dönüşür.
Immm kendimi sadece evime, eşime ve yeteneklerime adadığım bir hayat. Hindistan cevizli kurabiyelerimi fırından çıkarıp bol baharatlı salçalı patatesli tavuğumu fırına vermeyi, çayı demleyip ardından " bugünkü yazımı beğendin mi hayatım? Yeni yaptığım resmi de görmen gerek objektif yorumların bana çok şey katıyor" dediğim bir hayatı düşlüyorum...
Yaşamın dengeli ve anlamlı olduğu bir yer hayal ediyorum. İçsel huzuru bulabileceğim, sevdiğim insanlarla kaliteli zaman geçirebileceğim, kişisel gelişimime yatırım yapabileceğim bir hayat. Hem heyecan verici hem de sakin. Yavaş ama derin bir yaşam. Duygusal bağların güçlü olduğu, insanların birbirini gerçekten anlamaya çalıştığı bir dünya… İş ve eğlence arasında bir denge, özgürlük ve mutluluk dolu bir yaşam.
Kaosun ortasında kaybolmuş hissediyorum şu an. Düşümdeki hayatsa bu karmaşadan salata yapmış ve renkleri, zıtlıkları bir harmonide birleştirerek sanat eserine dönüştürmüş. Başka nasıl anlatabilirim bilmiyorum
Allah bana bir şekilde bir hayat nasip ediyor onun gösterdiği şekilde onun emrettiği şekilde elimden geldiğince yaşamaya gayret ediyorum ama bunun net bir şekilde yapabiliyor muyum tabii ki yapamıyorum bazen ben de hatalar yapıyorum kusurlar yapıyorum yanlışlar içerisine düşüyorum yani dört dörtlük olduğumu hiçbir zaman için söyleyemem elbette. Ama elimden geldiğince şükretmeyi de her zaman çok severim
Huzur dolu onu bunu, sağı solu dusunmeyeceğim bir hayat gerekirse biraz monoton (beni sıkar arada) ama huzurlu olacak Sevdiğimle olacak sevdiğim şeylerle dolu olacak Fazlasında da gözüm yok😂
Huzur dolu değişir ne kadar huzur Dertsiz bir hayat yok maalesef hayat, aile, İşten dolayı yeterince monotonluk var Sevdiğim yok sevdiğim şeyler bir nebze benimle😂 yarım yamalak diyebiliriz
Huzuru gerçekten hissettiğim, kariyerimi hayallerimi ele aldığım bir hayat diliyorum, istiyorum. Umarım herşeyi dilediğim gibi hayırlısıyla gerçekleştirebilirim.
Kendimi sürekli maddi manevi geliştirdigim, yüzlerde tebessümlere vesile olduğum, mazluma ve dilsiz hayvanlara hayra vesile olduğum, hayattaki her olaya ve eyleme farkındalık gözüyle baktığım bir hayat düşlüyorum her zaman...