Güzeli sevmek değilde, sevdiğinde güzel görünür o insan. Kendi hissiyle harmanlanan insanın kendisidir zaten güzelliğin vücut bulmuş hali. Bazen kör bazen de yaşadığını hissedersin. Gerçek dünyadan ayrı sığınacağı bir cennet vardır. Nedir aşkın halleri?
Aşk benim için bir fırtına, bir tutku, bir tutulma... Aynı zamanda bir liman, bir huzur bir teslimiyet. Bazen de korku, tekinsizlik, karmaşadır. Yani aslında kalp kalbimde bambaşka bir alemin kapılarını açar. Ben aşık olduğumda gözlerim her yerde hep onu arar, adı dudaklarımda bir melodi olur. Herkese onu anlatmak isterim. Her lafın ucu ona bağlanır. Sonra, her anı onunla paylaşmak isterim. Başıma ne gelse ona anlatmak, yediğim güzel lezzetleri ona tattırmak, izlediğim okuduğum bir şeyi onun da izleyip okumasını istemek gibi. Aşık olduğumda tüm enerjimi ondan alırım. Gülüşü bana güneş gibi hissettirir. Onun için her şeyi göze alırım, en uç noktalara giderim. Yani , gerçekten en uç noktalar. Asla yapmam dediğim şeyler bile aşk söz konusu olunca bana makul gelebilir. O'na sarıldığımda bütün dünya yok olur, sadece onun sıcaklığı kalır. Onun için şiirler yazar, şarkılar söylerim. Aşk benim için bir sanattır ve ben bu sanatın en güzel eserini yaratmak isterim.
Olmadığım, hatta inanmadığım icin bu durumu bilmesemde.
Arkadaşlarımın , deyimine göre varmış.
Onlara göre, pek çok duygunun bir araya gelmesiymiş.
Yani sevgi bir göl iken , aşk okyanusmuş.
Biri kıvılcım iken , öbürü ateşmiş.
Biri hiç iken , öbürü çok şey imiş.
Bunca örneğin arasında anlıyorum ki aşk... kendini unutup başka bir varlık olmakti... Artık ben değil , sen olabilmekti belkide... Aşk belkide bir" iki kişilik bir tekillik inşa etmekti" Tekillik fels.-bilinci ortak bir alana bağlı olma durumu. Belkide buydu.
"Belkide abartılacak hiçbir şeyi yoktu"
Bunu bilemem varsayımlar bir yere kadar götürür belkide hic öğrenemiyeceğim. Şunu biliyorum ki çevremdede pek cok örneği mevcut.
Hayatını cennetede çevirir, cehennemede çevirir dikkat etmezsen.
Kasımda elini yakar , temmuzda elini üşütür.
Senin sorundan cok uzaklaştım oraya geri döneyim.
Eğerki ben varsam aşk olmamıştır diye düşünmekteyim.
"Bir zamanlar bendim , artık sadece sen" Diyen züleyhayı hatırladım.
Aşık olmadım hiç, ama hoşlandığım oldu. Bı nevi çocuklaşıyorum, mutlu oluyorum karşı tarafla konuşurken veya bir şey yaparken veya adı geçtiğinde mutlu olup heyecanlanıyordum. Ama sonra karşılıksız olduğunda veya anladığımda geri çekilip istemsizce üzülüyorum.
Daha önce aşık olmadığım için bilemiyorum, onu ben de merak ediyorum 😀
Fakat sevdiği güzel görünür bu doğrudur ama belirli bir temelden sonrası için bu. Mesela ben ne kadar seversem seveyim tarantulalar bana hiç güzel gelmiyor veya benzerleri 😂
Eminim ki herkesin istese de sevemeyeceği veya yakın olamayacağı canlılar vardır. O yüzden tamamen de maneviyatla ilgili bir şey değil bu. Aşk fiziksel de bir şeydir.
Sevecek bir yanını bulduğunda fiziksel anlam çokta önem kazanmıyor. Bunun farklılığını erkek ve kadın açısından değişkenlik gösterdiğini bir kaç yerde okumuştum. 🤔 Tarantulada güzellik bulan gözleri bende merak ederdim😸
Hem mutlu hem de kendimi çok hırpalayan biri haline geliyorum
Kafamda sürekli onun düşüncesi olması, onu dusunmek beni mutlu ediyor ama bazen onun göründüğü gibi bir insan olmadığı hissine kapılırsam o zaman yarış başlar işte
maalesef işin asıl yorucu kısmı orası sonrasında şüphelerine rağmen hem iletişimini kuruyor hem de şüphelerinin gerçek olup olmamasını doğrulamaya çalışıyorsun
ben zaten pozitif bi insanim. aska dair bir seyler hissettigimde kendimi ucan kus saniyorum. gercekten yerimde duramam, surekli 32 dis siritirim, bi sorunum olsa amaan hallederim der gecerim, surekli durup durup sevdigim kisiyi dusunur sonra ona dair bir seyler hayal eder mutlu olurum, evde herkese yemekler yapar bambaska tarifler dener ellerimle yediririm. bunlar sadece birkac sey, gunluk hayatima bile bu kadar etki ediyo cunku beni cok mutlu ediyo o karsilikli his iliskisi. bambaska boyut
Birisinin beni sevdiğini düşündüm de, gerçekten yaşamam gereken bu değilmiş gibi. Birileri beni sevmediği zaman sevginin ne demek olduğunu daha iyi anlıyorum. Gizli kullanıcıyım çünkü, kendime içten içe duyduğum iğrenme hissini hesabıma da yansıtmak istemedim.
Aşık olduğumda hem kendimi hem de dünyayı başka bir gözle görmeye başlıyorum. Daha duygusal, daha düşünceli ve biraz da saçmalamaya meyilli bir halim oluyor. Küçük şeylere daha çok anlam yüklerken, sevdiğim kişinin mutluluğunu kendi mutluluğumun merkezine koyuyorum. Ama işin garibi, o mutluluğu yakalamaya çalışırken bazen kendimi kaybettiğimi fark ediyorum. Aşk, bende hem en kırılgan hem de en güçlü yanımı ortaya çıkarıyor.
Tüm renklerini adarsın tek bir kişiye. Sözüyle gülüşüyle dolar zihnin.
Kanın daha deli, duyguların daha coşkulu. Senin ve onun olduğu hikayeler dolaşır dehlizlerinde. Sonunu hiç bilmediğin bir serüven. Sen sendeki karşılığına aşık olursun. Değişip dönüştürenedir sevgin. İki ruh tek beden.
Uzun zamandır birine karşı derin bir aşk ya da sevgi yaşamadım. Ancak aşık olduğum zamanlarda insan hata yapmaya daha meyilli oluyor, gözleri gerçekleri görmekte zorlanıyor. Şu an böyle bir durum yok ama bir gün olursa, geçici bir his değil, kalıcı ve sağlam temeller üzerine kurulu bir bağ olmasını isterim.
Eskiden toyken çok değişirdim.. aşık olduğum kişinin istediği gibi biri olurdum.. Şimdi aynı kalıyorum değişen tek şey içimdeki heyecan ve umudun dozu oluyor.
Herkes melankolik'e bağlıyor ben maalesef kontrollü oluyorum bu duygularda ne çok ne fazla sonu kötü biterse benden çok şey gitmesin diye ama yaşandı bitti onlarında gördüm geçirdim uzak durun aman diyim 🤣
Aşık olduğumda meraklı, deli dolu ve enerjik olurum. Her şeye daha olumlu bakmaya başlarım. Dünya gözüme güzel gözükür. Yolda çiçekleri öper, ağaçları selamlarım. Bir bahar havası kaplar içimi. Aşkın iyileştirici gücü kemiklerime işler
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
1 yıl
bu soruya nasıl cevap vereceğimi bilemiyorum ama senin sorularını ve yazılarını çok seviyorum. iyi ki rastladım 🤗