Güzel açıkladın. Çok sevdim🙇🏼♀️ Engellemek ve kaçmak arasında fark var. Bunlardan da iyisi zararına odaklanmayıp çıkarım sağlayarak absorbe edebilmek.
Parkta yürürken arkadaşıma ses kaydı atıyordum. Yanda köpek ilgimi çekmek için havlıyordu ama nasıl öyle böyle değil. Ben hiç etkilenemden ses kaydına devam ettim. Arkadaşım kahkaha attı dinleyince. Hiç istifini bozmadın köpek kendini yırttı dedi.
Güç budur, absorbe de değil aslında tamamen etkilenmemek 😀 Popüler tabirle teğet geçmesi 😂
Ben yaşayan bir ölüydüm Hayatta kalmaya çalışma döngüsündeydim Ve birgün bu döngüyü kırdım ve yaşamı kendi yönüme çevirmeyi başardım. Kırıldıklarımı yol olarak kullandım ve onları basamak yapmayı öğrendim Herkesten güzel bir şekilde intikam alma hayali kurmadım Sadece onların bana yapmak istediklerini ben onlara yaptım Sonra baka kaldılar ardımdan Ama ben çok ilerlemiş ve yeni tanıştığım insanlarla gücümü paylaşıyor onları güçlendiriyordum
Geldiler söz ettiler hata ettiklerini özür dilediklerini söylediler Sorun değil dedim Onlarıda sistemimin içerisine alıp bana hizmet etmeleri için eğittim Ama onlar kendilerine hizmet ettiklerini düşündüler Bunu her zaman öyle gördüler
Eskiden kanardım susardım Şimdi susuyor ve kanmış gibi yapıyorum Onlarda ne olduğunu anlamıyor.
Uzatmadan en kısa yolla anlattım Bugün oluştuğum kişi Kendine kıymet veren güçlü Karakterinden ödün vermeyen Terbiye ve ahlak çerçevesi dışına çıkmayan Çok konuşmayan Çevresinde sevilen bir karaktere dönüştüm Daha öncede öyleydim Ama ben farketmiş kullanamamıştım Taki 17 yaşımda yaşadıklarımı yaşamayana kadar….
Evet çemberin dışına çıkmak için yalnızlaşmak ve kendini dinlemek yeterli gelebiliyor. Bu insanın doğasında var En güçlü olan sadece kendimiz. Rica ederim 😇 Elimden geldiğince kısa yazmaya çalışıyorum kusura bakma bazen uzuyor 😂
Aynı kişiydim aslında, sakin, saygılı, sıcakkanlı, samimi ve deli doluydum, ama bazı olaylar ve şeyler yaşıyorsun istemsizce. O şeyler ve olaylar senden bir şeyler alıp az da olsa bir şeyler götürüyor, kırılıyorsun ve izler bırakıyor ve galiba olgunlaşıp güçlenip, normalleşiyorsun ve algın açılıyor ve bunların olmaması için çapalayıp daha dikkatli oluyorsun.
Aslında insan olarak kırık aynanın parçaları gibi, hayatı parça parça yansıtıyoruz, her kırılma farklı bir parçadan o aynadan ışığımızı yansıtmamıza olanak tanıyor, en sonunda bu yansımalar yankı bulduğunda hakikat oluşur, kimdim ben, keşfedilmemiş benin kalıntılarıydım yazan..,
Çok başka biri. Öyle ki sütten beyaz, şekerden tatlı, bebekten masum, yıldızlardan parlak, kötülük denen şeyden bihaber, solmamış bir güldüm ben. Şu an ki hâlimi görseydi eğer hayalleri suya düşer, benden nefret ederdi.
Daha merhametliydim, vicdanımın izinden giderdim.. Artık her şeye aynı şekilde karşılık veriyorum.. Kim kırılmış, kim alınmış, kim kıskanmış, umrumda olmuyor.. Ben üzülmeyi hak edecek şeyler yapmadan buna maruz kalıyorsam, kusura bakmayacak kimse.. Her kötüsünü yaparım.. İster yakışsın bana, ister yakışmasın.. Çirkinliğe çirkinlik..
Ben eskiden daha fazla umursamazdım. Her şeyi daha kolay geçiştirir, kırılmadan, sorgulamadan yaşardım. Ama zamanla, hayata dair deneyimlerim, insanlarla olan ilişkilerim ve kendimi tanımam, beni daha hassas biri yaptı. Kırılganlık, aslında içimdeki derin duyguları daha iyi anlamamı sağladı. O eski ben, bu kadar derin hislerim olmadan yaşarken, belki de daha yüzeysel bir mutluluğa sahiptim.
Aynı bu şekilde gerçekleşiyor sirkülasyon. Ne güzel bir özet geçtin😸 Bir replik geldi aklıma, insan değilde kadın geçiyordu içinde:’ Altın ateşle sınanır kadın ızdırapla.’