Bir kere yürüdüğümde , binalara cok yakın kısımlarında yürürüm.
Bir eve misafirliğe gidersem ayakkabiları kendim düzeltip girerim eve ya da düzeltmesem bile ayağımla , ayakkabinin topuk kısımlarına vurup paralel hale getiririm.
Evde tablo, duvar saati varsa ve yamuksalar onları düzeltmeye çalışırım. Huyumdur düzeltmesem sinirlenirim.
Göz önünde olan nesnelerin yamuk olmaması gerekir kuralından dolayı bunları yapıyorum. Hastalık değildir.
Yemekte ağzını şapırdatanlar varsa ve cocuksalar onları sık sık uyarırım.
Evden her çıktığımda ceplerimi kontrol ederim.
Bir işi bitirdiğimde. Tekrar o işte bir hata var mı diye kontrol ederim.
Zamanımı değerli kullanmak icin saatimi 10 ya da 5 dakika ileri götürebilirim bu yapmışlığım var.
Takıntılı olduğum tek şey, düzen ve denge. Her şeyin yerli yerinde olmasını, her şeyin bir amacı olması gerektiğini düşünüyorum. Bu, bazen bana fazla düzenli bir yapıya sahip olmamı sağlıyor. Ama bunun yanında, hayatın sürprizlerle dolu olmasının da keyfini çıkarırım. Yani evet, bir denge takıntım var, ama bu dengeyi bulmak da bazen karmaşık olabiliyor.