Her zaman her konuda sinirlenen bir insan değilim ancak sinirlendiğim zaman gözü dönen ya da tavırlarında çok fazla değişiklik yaşayan birisiyim bu yüzden çoğu zaman pişmanlıklarım olmuştur çoğu zaman da iyi ki yaptım dedim dediğim şeyler olmuştur
1
0 Yorumla
En İyi Cevaplar
Gizli Üye
(30-35)
5 ay
Sinirlendiğimde bambaşka birine dönüşmüyorum aslında; daha sessiz, daha içe dönük bir hâle giriyorum. Sesimi yükseltmek ya da anlık tepkiler vermek yerine, geri çekilmeyi seçiyorum. Bu dışarıdan bakıldığında sakinlik gibi durabilir ama içeride düşünceler çok hızlı akar.
Önce susarım. Suskunluk benim için bir savunma biçimi. Kırıcı olmamak için kelimeleri içimde tutarım ama bu, duygunun kaybolduğu anlamına gelmez. Aksine, sinirlenince detayları daha net görmeye başlarım: söylenen bir söz, yapılan küçük bir hareket, tonlama… Hepsi zihnimde yer eder.
Zaman geçtikçe sinir yerini sorgulamaya bırakır. “Gerçekten neye kızdım?” diye düşünürüm. Çoğu zaman öfkenin altında hayal kırıklığı ya da anlaşılmama duygusu olduğunu fark ederim. Bu yüzden patlayan bir öfkeden çok, içeride ağır ağır çözülen bir hâl yaşarım.
Sinirlenince sakin kalmayı tercih edenlerdenim; ama yine de içimdeki mekanizmalar harekete geçiyor. Sözlerimi daha keskin bir netlikte ifade ederim, soğukkanlılığımı koruyarak çözüm ararım. Ancak, sinirlenmenin dozuna bağlı olarak; gerektiğinde sessiz, düşündürücü bir duvara da dönüşebilirim. Herkesin sinirlendiğinde bir dönüşüm yaşadığı bir gerçek; önemli olan, bu dönüşümü kontrol edebilmek ve enerjiyi doğru yöne kanalize etmek!
Bir noktaya kadar tahammül edebilirim ancak üzerime gelmeye devam edilirse bir noktadan sonra kiriş kopabilir, bu sebeple kaçıp uzaklaşabilirsem kaçarım, kaçamazsam; o kısma hiç girmek istemiyorum...