Insanlar kaçtıklarının esiri olur genelde. Bu kaderin bize sunduğu imtihandir. Hani bazı duygular vardır, reddetsek de ansızın ortaya çıkarlar. Hani yüzleşmek yerine halının altına ittiklerimizden bahsediyorum. Çözmekten korkup hızlıca olay yerinden ya da aslında kendimizden kaçtıklarımızdan... Oysa insan ne kadar kaçabilir ki kendinden? Herhangi bir yere giderken de valize ilk kendini koymaz mı zaten?
Bazen kaçtıkların gün gelir peşini kovalar bu aşk olur iş olur kaderin hayatın ne getireceği belli olmaz.. hani derler ya hayat bana oyun oynuyor.. işte bu.. mühim olan biziz çizgimiz..
Şems-i Tebrîzî'ye sordular: "Madem ki kader var neden bu çaba?" Şems-i Tebrîzî dedi ki: "Kader; yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir. Ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse; ne hayatın hakimisin, ne de hayat karşısında çaresiz..."