“Birbirlerini hiç görmedikleri hâlde bilgisayar tuşlarından yol bularak aşık olduklarını söyleyenler var artık. Yalnızca kelimelerin gücü ve etkisiyle bir başkası sevilebilir mi?"
Ruhumu dinlemeyi seviyorum, hissiyatlarıma ve duygularıma amansız bir güven içerisindeyim. Aklım ile kalbim arasında kaldığım her seçenekte hayır, orası yanlış diye bağıran zihnime rağmen hep kalbimin sokaklarında geziyorum. Çünkü duygu yoğunluğu olmayan tek bir şey bile bana keyif vermiyor. Akılcı başarılarımın beni mutlu etmemesi fakat yoğun duygular ile sonu hüsran ile biten deneyimlerimin büyük bir haz yaşatması bunu bana çarpıcı bir şekilde gösterdi. Bir yerde soruya bağlamam gerekiyor sanırım, ruhum eğer bir yakınlık hissetmemişse Çehov'u bile dikkate alamam, en güzel kitaplarını bana ithaf etse bile o güzel kelimeler ret yiyebilir. Her zaman geçerli bir durum değil sanırım bu.