Bugün arkadaşlarla şöyle bir hayvancıka rastladık. Sürüngenlere karşı olan korkularım bu jr. lacoste sayesinde azaldı, bazen korkuların üzerine gitmek ondaki güzelliği görmemizi sağlıyor.🌸
Korkularınızı yenmek için onların üzerine gider misiniz?
Ben kedileri aşırı seven biriyim. Ama yine de 3 sene öncesine kadar kedilerden aşırı korkuyordum. Kucağıma almak ne kelime dokunamıyordum bile. Dokunsam bile tırmalar korkusuyla temkinli yaklaşıyordum. Ta ki kedimi canım oğlumu sahiplenene kadar. Annemle sahiplenme konusu geçti biraz korktum. Annem beni ikna etti bir süre sonra alışırsın dedi tamam dedim. Oğlumu eve getirdiğimiz ilk gün köşe kapmaca oynadım resmen ksjsjsj bana yürüyo ben başka tarafa yürüyorum falan. Kafasına bile zor dokundum uzaktan oynadım. İlk gün mırlaması hiç geçmedi aşırı huzur doluydu. Ama yine de korkuyordum tırmalar üstüme atlar diye. İlk 3 4 ay odamın kapısını kapatmadan yatmadım. Yemek zamanlarında hep üstümüze geldiği için salonun kapısını kapattım ki girmesin diye. Masada otururken ayaklarıma sürtmesinden bile korkuyordum. 2. Gün çığlık atmıştım bu yüzden. Ama sonra yavaş yavaş birbirimize ısınmaya başladık. Ben televizyon izlerken yanıma gelip temas kurarak uyudu ve aşırı derecede huzurlu hissettim korkmadım. Ama yine de patisine vs daha dokunamıyordum. Ama bu kadarı bile benim için büyük bir gelişmeydi. Gel zaman git zaman 3 4 ay geçti ve oğlumun zararsız olduğunu ve onun küçük bir bebek gibi masum olduğunu anladım. Artık bizi ailesi olarak bilmişti. Bir akşam oğlumu ilk defa kucağıma aldım ama tam kendime doğru tutmadım öne doğru tuttum. Çok garip bir histi ve aşırı tatlıydı. Kucağıma aldığım an mırlamaya başladı. O an anladım bize zarar vermeyeceğini. En büyük zarar insanlardan gelirmiş bunu oğlumdan öğrendim aslında en çok. O günden sonra bu zamana kadar kucağımda uyumalar mı dersin, kafama kadar çıkmalar mı dersin, oyun oynarken yanlışlıkla tırmaladığında sonradan fark ettiğimde aldırmamam ve o çizgilerin tatlı gelmesi mi dersin. Artık onu o kadar çok seviyorum ki anlatamam bir evlat gibi resmen. Tüyleri ağzıma giriyor arada çok aşırı öpmekten ama olsun napiyim çok seviyorum eheheh oğlum o benim. Anayım ben ana. O ağzını burnunu kulaklarını patisini yerim. Hele yemek verirken çıkardığı tatliş sesler.. Neyse işin özüne dönecek olursak hayatımda en imkansız gördüğüm şeyi ben başardıysam herkes başarır. Her korkunun üstüne gidip yenilir bence. Şimdi 'ya ben bundan nasıl korkmuşum da odalara saklanmışım' diyip kendime gülüyorum. Şimdiki aklım olsa ilk günden sarıp sarmalardım oğlumu. Ama geç oldu güç olmadı bağlandık birbirimize. Onun sayesinde korkumu yendim. O bana öğretti bir hayvandan korkmamam gerektiğini ve asıl zararın hayvanlardan değil de insanlardan geldiğini. Çok teşekkür ederim sen hep var ol canım oğlum, ömür uzatanım, varlığım, servetim, bakiyem ❤️
1
1 Yorumla
Soran
+1 yıl
Çok tatlı❣️ Aynı durumu 2 sene öncesine kadar ben de yaşıyordum, şu an 3 kedi annesiyim sjs
Evet doğru söylüyorsunuz, mesela yazarlar birşeyi korkunun üzerine gidin derler, neyi korkuyorsan o korktuğun şey büyür derler. Her konu için geçerli kendini aşmak için korkuyu yenmek gerekir. Mesela senin elindeki almayı başardıysan korkuyu aşmışsın buna benzer olaylar, korku anlamında insan ve olayları hayatınıza çekmezsiniz. ☺
Eğer var olsaydı korkunun bir odağı olmalı ve herkes aynı şeyden korkmalıydı. Korku denen şeyin aslında var olmadığını, ona bizlerin bir form bürüdüğünü anladığımdan beri evet, üzerine gidiyorum ve aslında zihnimin bir odacığından diğerine döşediğim yollarda kendi engellerim olduğunu biliyor ve bürüdüğüm anlamı yok ediyorum. Bu farkındalığa rağmen hayatta başıma gelmesinden korktuğum tek bir şey var hala, gerisi istediği gibi gelsin fark etmez.
Aksine yenmek için yardımcı olur. Mesela psikologlar klostrofobisi olan birinin kapalı alan, asansör gibi yerlerde uzun süre kalarak bu durumu yenebileceklerini söylüyorlar. Ama illaki istisna durumlar vardır, küçük yaştayken böyle bir şeye zorlanılmaması gerek
Maruz bırakma burada devreye giriyor işte, korkunun üzerine gidilmeli kaçınca sonuç elde edilmez. İlla tek başınıza da mücadele etmenize gerek yok, psikoterapistler iyi bir destekçi bu konuda