Hevesimiz mi büyüktü, yoksa kursağımız mı dar?

Özlersen dönersin, yürüdüğün tüm yolları bir daha katedersin. Ağızdan çıkan o mayhoş sıvıyı bile bile yalamamak için yürüdüğüm tüm yolları manzarasıyla birlikte yaktım. Özlem şimdi kursağımızdan büyük heveslerin sallandığı bir darağacı. O ev yüz kere yıkıldı, yüz kere yaptım. Şimdi bu yangın yerine bir damla su bile dökmem. İşte bu ağzımda acı bir tat bırakıyor. Her yutkunuşumda ayrı bir anı gömüyorum içime. Kimsesizler mezarlığında defnedilmeyi bekleyen onlarca resmin rengarenk silüetlerine aldanma sakın. Her kuyu kapanmayı bekleyen bir pandora kutusudur. Her bi adımda hoşçakal bırakan gösteriş budalaları. Sıkı sıkıya tuttuğum ne varsa kendimi boğdurdu bana. İpleri bıraktığımda ise düştüm. Ben düştükçe tüm anlamlarda benimle beraber dağıldı o uçurumlara, tüm kelimeler farklı yamaçlarda kayboldu. Şimdi tüm sözlüklerim bomboş sayfalardan ibaret, tüm kalemler beyaz mürekkepli.

Hevesimiz mi büyüktü, yoksa kursağımız mı dar?
Hevesimiz mi büyüktü, yoksa kursağımız mı dar?
Cevapla