"Bir yaştan sonra her sabah, kırılan parçalarını toplayıp, yeni baştan yaşamayı öğreniyorsun. İşte bunun adına 'olgunluk' deniyor."

"Bir yaştan sonra her sabah, kırılan parçalarını toplayıp, yeni baştan yaşamayı öğreniyorsun. İşte bunun adına 'olgunluk' deniyor."

Büyümek, yaşamın akışında adım adım ilerlemek gibi sessizce gelir ve bazen, bir anın ardından, durup baktığımızda fark ederiz. Bu fark ediş, genellikle bir dizi duygu seli ve düşünsel yankılarla birlikte gelir. Benim büyüdüğümü anladığım an, bir çocukluk anısının beklenmedik bir şekilde kalbime düşmesiyle başladı.
O an, eski bir fotoğraf albümünü karıştırırken yaşandı. Soluk renkli kağıtlar arasında kaybolmuş, sararmış fotoğrafların arasında, küçük bir çocuğun masum gülümsemesi belirdi. O küçük çocuk, benimdi. O an, geçmişin kapılarını aralayarak içimde karışık duygular bıraktı. Gözlerimdeki masum bakışlar, o anın içine gömülmüş, ancak bir o kadar da uzak görünüyordu.
Fotoğrafa bakarken, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini ve o masum çocuğun, zamanın koynunda büyüyüp değiştiğini fark ettim. O masum gülümseme, yaşamın getirdiği zorluklarla yer değiştirmiş, deneyimlerle şekillenmiş bir ifadeye dönüşmüştü. İnsanın kendini geçmişiyle karşılaştığı an, sanki bir anı defterini açmak gibiydi; her sayfa, yaşanmışlıkların izini taşıyor ve zamanla sararıyordu.
Bu anı yaşarken, çocukluğun naif dünyasından uzaklaşıp, büyümenin hüzünlü dansını seyrettiğimi hissettim. O küçük çocuk, hayaller kurarken ve dünyayı keşfederken, ben şimdi yaşamın gerçekleriyle yüzleşmiş, sorumluluklarımın ağırlığını hisseden biriydim. İçimde, hem o masum çocuğu özleyen bir hüzün, hem de geçmişin güzelliklerini hatırlayan bir sevgi bulunuyordu.
Büyüdüğümü anlamak, geçmişle bugün arasında bir köprü kurmaktı aslında. O an, hem minik bir çocuk olmanın masumiyetini yaşamama izin verdi, hem de bu masumiyetin zamanın akışıyla nasıl değiştiğini görmeme yardımcı oldu. Büyüme, bazen hüzünle dans eder; kaybedilen masumiyetin yerine kazanılan deneyimlerle. O an, beni geçmişimle barıştıran, şimdiyi ve geleceği kucaklamamı sağlayan bir dönemeç oldu. Büyümenin zorlayıcı olabilecek yanlarına rağmen, her anı değerli kılan, yaşanmışlıkla dolu bir serüven olduğunu anlamak, belki de büyümekle ilgili en güzel keşiflerden biriydi.
Uydurulmuştur.
Hayatımda çok zorluklarla karşılaştım ama her daim şükredip tefekkür ettim. İnsan hayatta en çok sevdikleri ile imtihan oluyor. Senin canın yansa umursamazsın ama sevdiklerinin canı yandığında ya da bi' çare düştüğünde siz ölümlerden ölüm beğeniyorsunuz.
Hayatta zorlandığım ve yaşam içim karar vermek zorunda kaldığım an sekiz aylık oğlumun kalp ameliyatında ters giden operasyon olmuştu. Bir ay komadan çıkmaz, hayata tutunması zor denilen o dem di işte hayatımın karardığı, üzerime kaynar suların döküldüğü o andı işte. Hâlen tüylerim diken diken olur. Belki burada bazılarınızın yaşadığı belki de hiç karşılaşmadığı bir durum. Evladınızın kucağınızda kalbinin durduğu, dakikalarca kendine gelmediğini bir düşünün.
Bunlar sadece bir tanesi. Allah' ıma bin şükürler olsun. Ne şikayet ettim ne de isyan ettim. Baba olmak kolay değil. Bu hatta en güzel olan evlatlarının size baba iyi ki varsın, sen bize hem anne hem de baba oldun demelerinden daha anlamlı bir söz olamaz.
İşte bunlar size yetiyor. Hayat hem olgunlaştırıyor hem de sizi büyütüyor işte acısıyla tatlısıyla...
Rabbim evlatlarınızın acısını göstermesin. Size sağ salim bağışlayana şükürler olsun.
Aslında şu an daha iyi anladım neden çünkü geçen seneyle birlikte anladım ki hiç bir şey boşuna olmamış ilk olay yine olacak göreceksin dikkatli ol diye ikinci kuzen kötü şeyler yaşattı geçen sene de yaşatmaya çalıştı yine kurtuldum oda neden bak bu kuzenden uzak dur zaten duruyordum cenaze evinden dolayı öyle oldu sonra kız olayı bu kızı sana yolladım ki sabrını zorladım kurtul istedim ama imtihan olunca kurtul istedim değer vermen gitsin diye kazıklar attırdım karşı tarafdan çünkü ondan kurtul istedim çünkü bu kız tehlikeli daha büyük bir şey başına gelebilirdi Allah korusun öldürülebilirdin? seni sosyal yapmadım çünkü o kızın yanına gitmeni istemedim o çocuk sana bir şey yapardı seni korudum bir de baya saftın? küçükken internetteki insanlara kanma istedim başına bir şey gelmesin o imtihanı verdim ki anla boşuna olmadı bunlar o dizideki durum olmasın diye kızı sana vesile ettim imtihan ettim sonra kuzenin arkadaşı yol kesti falan onu da ilk sana gösterdim ki kendini kurtar eski anı canlansın kuzeninden şüphelen
Cevap
39Cevap
Yanımda kimse olmadığı zaman anladım.. çünkü insan sorunları ile kendi başının çaresine bakarak çözmeyi deniyor.. elinden tutan olmuyor
Küçükken abimle tartışma yaptığımızda ben ona çok kötü sözler söylediğimde beni ciddiye almazdı yani şakaya felan vururdu ama artık tartıştığımızda söylediğim şeyleri ciddiye alıyor ve benim sözlerimi dikkatle dinliyor demekki artık kâle alınacak yaşa gelmişim. Bunu abimle tartıştığım zaman fark ettim
Bu arada doğum günün kutlu olsun💕
Teşekkür ederim şeker💗
😊💞
İnsan geceler boyu konuşup en yakın olduğu insanla bir zaman sonra düşman olunca ve onun sözleri kalbini paramparça etse de o gün uyumuyor ve ertesi sabah mutluluk maskesini takıp uykusuz işe gidiyor. Her an gülümseyip içinden çığlıklar atıyor. Kimse duymuyor. Her şarkıda her cümlede her seste onu duyuyor ama kulağını kapamakla yetiniyor. Ama anlamıyor ki kulağını kapatabilir ama kalbini asla…
"Bir yaştan sonra her sabah, kırılan parçalarını toplayıp, yeni baştan yaşamayı öğreniyorsun. İşte bunun adına 'olgunluk' deniyor."
Nice yaşlara tekrardan : ))
Teşekkür ederim ✨
Hayat her zaman adil olmuyor. Çalışmak zorunda kaldığın anda büyüdüğünü anlıyorsun.
Bir zamanlar sorumluluğumun omuzlarında olanların sorumluluğunu omuzumda hissettiğim gün anladım..
Hayatin cok zor ve bazen çok acimasiz oldugunu anladigimda büyüdüğümü anladım bugun resmiyette benim de doğum günüm. iyi ki doğdun nice huzurlu yillara
Teşekkür ederim ✨
Bu hayatta aslında tek olduğumu sadece kendime güvenmem gerektiğinde büyüdüğümü anladım. Ailem dahi olsa gelip geçici olduğumu, artık kimseye açıklama yapmadan hayatımı kurmam gerektiğini anladım.
Açıklama 🤌 Büyümüşüm gibi hissedemiyorum bir türlü ve büyüyecekmişim gibi de gelmiyor açıkçası ama bir başıma kaldığımda, insanlar bana beklentiye baktığında büyümek zorunda olduğunu anladım
Her yıl anlıyorum, her yıl yeniden büyüdüğünü anlamak bir yerde sana hiç büyüyüyemeyeceğini anlatıyor sadece bir adım daha büyüyoruz o kadar sonra tam tersi küçülmeye başlıyorsun
Çocukluğun ne kadar değerli, güzel olduğunu ve annem babamın bir zamanlar havada boş kalan çok tecrübeli sözlerini anladığım zamanda büyüğümü gerçekten anlamıştım.
Karakter eğitimini tamamlıyorsun olgunlaşıyorsun…bu ayrı bir konu… bunu hallettim diyebilirim.
bide içindeki çocuk var o ölünce büyümüş oluyor insanlar … bu da ayrı bir konu….
o çocuk yaşamalı
Sonra artık nasip deyip susmayı, Allah'a havale etmeyi öğreniyorsun buna da olgunluğun en üst seviyesi teslimiyetle sükut etmek deniyor.
Daha çocukluk yaşlarımda giydirildi büyüklük hırkası.
1999 da babam öldüğünde daha da büyüdüm.
sevdıgını nezaman anladın gıbı bır soru bu galiba kendını nezaman farkedıp deger vermeye basladıysan oste ozaman buydun bn sanırım 31yasında buyudum
Bu benim için 5 yıllık bir sürece dayalı bir durum.. son 2 yıl içinde tam anlamıyla değiştim denebilir..
Benden büyük herkes terk-i dünya eylediğinde anladım ki artık büyüdük, mecburen...
Hani nerede o arkandan sürüklediğin kitle dediğimde.
Bu his bende yaşandı ama ne zamandı hatırlayamadım. 25te sonraydı. 27 falan olabilir
Ev geçindirmeye başladığımda. We kızım olduğnda
Cipsten çıkan bedavaları çöpe attığım zaman.
İşe başlayıp paranı kazandın ya artık işin yükü sana binmistir
Aile evimden ayrıldığımda
16-17 yaşlarımda, nice seneler
Teşekkür ederim
🎉🙏🏻
Kimsenin olmadigini Aile denen kisilerin bile yari yolda birakabilecegini mutsuzluguna sebsp olduklarinda anladim
Keyif almaya bittiği zaman ben anladım zaten o yüzden dedim
Kimsenin kalmadığında..
Masumiyetimi kaybettigimde
Bana kimse yardıma gelmediğinde..
Bana abi demeye başladıklarında
Ben hiç çocuk olamadım ki
Askerden geldikten sonra.
Her zaman olgun biriydim zaten
Sorumluluktan kacamadıgımda
Kırılan dişimin yerine yenisi çıkmayınca
Daha anlayamadim
Eski okuluma ziyarete gittiğimde...
Sorumluluklar bana kalinca
Acıyı ta yüreğim de hissettiğim de anladım..
Doktora gittiğimde yaşımı sorduğunda
Yalnızlığın kıymetini anladığım an
Büyümedim hâlâ
Herkesin beni sömürdüğünü anladığım gün
29. Yaşımda öğrendim 🙃
Hiçbir olaya şaşırmadığımda
Hayat zorluklarını göğüslediğimde
22 . Yaşımda anladım..
üniversiteye gitmem gerektiğindw
Ne zaman çalışmaya başladım ozaman
Anne olduğumda
Evlenmeye karar verdiğim de
Simartacak kimsen olmayinca cok çabuk büyürsün
Evlenince
mezarlıkta
Aci cekince
Babam öldüğü gün
30 yaşımda.
Yalnız oldugumda
Askere gitince :D
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?