İnsanı insan yapan duygularıdır, hisleridir. Beden yeryüzüne indiğinde değersiz bir et yığınıydı. Anlamsız ve donuk bakışlar ile nefes almaya çalışıyordu kötü kokular eşliğinde ve sonra bir yağmur başladı, oldukça narin ve parıltılıydı. İlk önce merhamet yağdırdı Tanrı, insan çekti içine onu ve sonra yeryüzü güzel bir kokuyla mest oldu. Daha sonra aşkı bahşetti yağmura, yağdıkça insanoğlunun üzerine çiçekler açtı, anlamsız bakışların yerini ışıldayan gözbebekleri aldı. Ve özgürlük, güzeli güzel yapan çirkindir dedi ve daha sonra öfke, kıskançlık, kin, nefret; her şey zıttıyla var oluyordu bu hayatta. Seçim benim elimde, bir atın üzerinde dalgalanırken huzura da savrulur saçlarım, ıssız bir ormanda bataklığa da yüz tutar bakışlarım.
Genelde duygusal bir insanım yani her konuda ince düşünceli ve duygusal davranmayı seviyorum bir de özellikle balık burcu olduğum için ve bu konumda da birazcık duygusallık söz konusu olduğu için, gerçi balık burcu olmayı ya da burçları fazla anlam yüklemeyi sevmem ama duygusallık biraz daha ön planda oluyor Ama çoğu zaman da mantıklı hareket etmeyi seviyorum çünkü bazen mantıklı hareket etmediğiniz zaman duygularını sizin yanlış yönlendirip çeşitli hayal kırıklıklarına da neden olabiliyor.
Hayatımın neredeyse son 15 senesi boyunca hiçbir zaman duygularımın eseri olmadım yapacağım her hamle atacağım her adımda mutlaka mantığımın sesini dinledim.
Maalesef her zaman duygularım ağır basıyor. İnsanım ben çünkü mantığıyla hareket eden insanların insanı duygularının köreldiğini düşünüyorum. Misal şu Gazze’de olanlara mantık yürütmeye çalışıyorlar “boykot etsek nolur, aman bize ne onlar da şunu yaptı bunu yaptı” gibi ben ise duygularımla hareket ediyorum. İnsanlığımızı kaybetmeyelim, herkesin her konuda duygularını ön plana çıkarması gerek diye düşünüyorum.
Kişilik & Karakter konusunda 204,1b cevap paylaştı.
Benim için ikisi de uyumludur. yani tamamen duygusal düşünüp hata yapmam.. ama duygusal düşünmeyip de vicdansızlık yapmam. ikisini elimden geldiğince kullanmaya çalışıyorum çevreme karşı.
Mantığım diyenlerin %90 ı yalan söyler. Çünkü eğer duygular aktif olduysa mantık devre dışında kalır. Bu değişmez psikolojik bir kuraldır. Duygular aktif degilken mantığı kullanmak sıradan bir durumdur zaten. Bu durumda da duyguların mı mantığın mı sorusuna gerek kalmıyor demektir.
Ancak insan psikolojisinden anlayanlar yani duygu ve mantık kullanımı konusunda uzman olmuş kişiler duyguları ve mantık çatışmasına girdiklerinde duygularını kontrol edip mantığı ön plana çıkarabilirler.
Mantık bir noktada ağır basmalı. Önce bi bakılır biz uyuşuyor muyuz vs diye sonra illa huyu suyu hoşuna gider diye düşünüyorum. Başta biraz mantık olmazsa alakası olmayan ilşkiler oluşuyor. Tabi kalp kırıklıkları da cabası
Duygularımın mantığını köreltmesine izin vermem. Duygularımı dibine kadar yaşarım, düşünmeden önce hissederim. Ama duygularında bir mantığı vardır. Onun için fifty fifty diyelim.