Bazen dışarıda spor yaparken veya gezerken park ve bahçelerde tek başına oturan müzik dinlerken ağlayan insanları görüyorum nedir derdiniz bi çözelim. Çok üzücü değil mi?

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer Bazen dışarıda spor yaparken veya gezerken park ve bahçelerde tek başına oturan müzik dinlerken ağlayan insanları görüyorum nedir derdiniz bi çözelim. Çok üzücü değil mi?

Bu dünyaya ait hissetmiyorum. Sanki küçük Prens gibi dünyaya uzaydan bakıyorum. Herkes gürültü yapıyor, bir film sahnesi gibi geçip gidiyor ama kimse beni görmüyor gibi. Okudukça, ruhumu doyuran taraflara kaydikca daha da yalnızlaşıp, ötelesiyorum. Kimse anlamasın diye hergun gülüp, her fiziksel yalnızlıkta kendimle konuşuyorum. Sevmeye her fırsat verdiğimde gürültülü bir karanlıkla yaralarimla kalıyorum. Ağlıyorum çünkü sebebi kalabalık bir yalnızlık..
O film sürekli oynuyor zaten. Sadece bu anlarda biz hayatin durdugunu ve bizim bakis açımızdan aydinlandigimizi saniyoruz. Icindeki bu huzursuzlugu neden buyutuyorsun, bunu bir parcan olarak kabullenmiş gibisin. Senin yalnızlığın secici olsa da bu durumda sana zarar veriyor. Halbuki secici bir yalnizlik senin benliğinle barismani ve onu tanimama zaman kilmasi gerekirdi.
İnsan bu yolculukta kendini arar, kendimi arıyorum. Kesinlikle biliyorum ki bunun peşindeyim. Seçilmiş bir yalnızlıkla.. Daha doğrusu mecbur bırakılmış. İnsan sevdiği bir şeye bile mecbur kalınca tadı daha bayağı gelmeye, pörsüyüp, eskimeye başlıyor. Yalnızlığın bile fazlası zarar bu sebeple. Bir filmi, kitabı, mutluluğu, renkleri paylasamadiktan sonra salt kendinizde bulunan renklerin ne anlamı kalıyor söyler misiniz? Gittikçe derinleşen tek kişilik bir oyuna mahkum kalmak..
O yüzden diyorum yalnızlık insana elbette bir şeyler katıyor fakat bunu sürekli sürdürmek psikolojik olarak insanda kara delik gibi seni karanlık maddeye çekiyor. Bunun ana sebebi ne sence yalnızlığa fazla mı alıştın yoksa insanlardan gerçekten sıkıldın mı?
Üçüncü bir seçenek var: insanlar ruh olarak benden çok farklı veyahut ben onlardan. Toprağını terk edip, göç etmiş bir ot gibi kalıyorum.
Gerçekten farklı mı yoksa, sen mi öyle olduğunu düşünüyorsun. Bu kötü hisler algılarını bozmuş olabilir mi? Toprağını terk etmemişsin bence yerini sevmemiş ve güneş alamamışsın. Hala kendini ifade etmek anlaşılmak istiyorsan herkesin farklı olduğunu da düşünmüyorsun demektir.
Her insan farklıdır. Her insanın enerji seviyesi farklıdır, bazen size yakın bir enerji seviyesinde birini bulur, onunla farklı bir yakınlık kurarsınız, bazen bir çırpıda kaybedersiniz. Denedim, her günle ve her geceyle tekrar tekrar deniyorum. Hepimiz farklı parçalarız ama ben kendime iyi gelen parçayı artık bulabileceğime olan inancımı yitirmeye başladım. Haklısınız belki, ışığım bir silüet gibi uzaktan geliyor ve ben kendi şarkımı boş bir dünyaya söylüyor gibiyim.
Benim hayatımı bilmiyorsunuz ve algımı salt size aktarmak istediğim kadarıyla anlayabilir ve yorumlayabilirsiniz ancak. Kaldı ki bu referans noktası kısıtlı bir tanımlama olur
O enerjiye bende inanıyorum aura da diyebiliriz. O treni yakaladığımızda bazı istasyonları ya es geçiyoruz ya da bazı şeyleri kaçırıyoruz çoğunlukla. Her şeyde olduğu gibi denge önem arz ediyor, birbirini tamamlayan parçalar mı önemli yoksa o parçaları bir arada tutmaya çalışan çerçeve mi önemli? Bilmediğim için ihtiyatlı olmaya çalışıyorum. Sadece anlattığın kadarını veya sandığın kadarını bilebilirim. Başkasının gözünden belki farklı belki tamamen doğrudur. İnsanın içinde karanlık asla kaybolmaz ama orayı yok olmak değil anlık olarak soyutlanmak için kullanmak gerekir.
İnsan karanlığını bile doğru bir şekilde kullanmayı öğrenince olgunlaşır aslında. Kacirdigimiz ve geç kaldığımız zamanlar muhakkak oluyor. Denge dediniz, buna kesinlikle katılıyorum. Hayat bisiklete binmek gibidir, Einstein da bunu ifade etmişti. Yalnız bana kalırsa butun bu sorgulama ve içsel dalgalanmaların ucu bir yönden öğrenme ve tatminsizlige dayaniyor. Belki de evrende bildiğimiz kadarıyla en kompleks ve entellektüel canlılar olarak fazla açgözlü bu nedenle mutsuzluk endeksliyizdir.
Olgunlaşmadan yana sıkıntı yok fakat bu karanlıkta elde ettiklerimizi kullanamayacaksak neden bu eziyeti çekiyoruz. Amaç içe dönmekse, derinlere girmekse neden elde ettiklerimizi paylaşamayacaksak bir kazancı oluyor mu acaba. Özsaygı konusunda elbette yararı oluyor, ama bu biraz şuna benziyor esasen kendi kişiliğini çok iyi geliştirmeye çalışıyorsun ama bunu iletişim yoluyla kimseye aktaramıyorsun. Kazdığın toprağa bitki ekemeyeceksen kendini yormak kayıp olurdu. Aç gözlü nankör olmasa insan oğlu bu kadar ileriye bile gidemezdi ama.. O bakış açısı epey geniş tabi. Neden varoluştan evrenden daha geniş perspektiften bakmak yerine sığ düşünesin ki bu kapasiteni boş yere harcamak olurdu.
İnsanın ruhu kabina sığmıyor elbette. O yüzden her şey merak ve sorgulamakla başlamıyor mu zaten? Söyledikleriniz aslında size sordugum sorularla eşdeğer. Sorgulamak elbette güzel, lakin etrafta sizin gibi sorgulayan, düşüncesi, hayal evreni sizinkine yakın biri ile daha keyifli ve manalı oluyor. Sorgulamanız ve benim dünyamı anlamaya çalıştığınız için minnettarım, var olun.
Uzun zamandır bende böyle hem içeriği hem özverisi fazla cümleler kurmuyordum. Anladığım tek bir şey varsa çabanızın bitmeyeceği. Aksini düşünemem biraz olsun yardımcı veya faydalı olabildiysem sevindim. Uzun uzadıya varoluşa kadar giden yolu da konuşmak isterseniz fikirlerimle karanlığa bir nebze ışık tutabilirim.
Kalbime döneceğim ama hangi yolla der İsmet Özel. İnsan kendine, kalbine döneceği yolları hayat boyu arar bu sebeple. Derdimin dermanım olduğunu biliyorum, bu sebeple minnettarım bütün sınavlara. Vaktiniz için teşekkürler. Başka sorularda yine karşılaşmak ümidiyle..
Hoşça kalın, sınavlara kendinizi çok alıştırmayın arada dersten kaçmayı deneyin. Umarım karşılaşırız iyi akşamlar..
Ben mutluyum, mutlu olmak için çok neden var. Mutsuz olmaya gayret ediyor gibi çoğu insan, olumlu bakmıyorlar hayata
Elinde olanların kıymetini bilmiyorlar diyorsun.
Kesinlikle öyle. Ancak kaybedince fark ediyorlar kıymetini
Cevap
2Cevap
Yalnız olduğum için
Mucize bekleme gelmeyecek. Tek mucize senin emeklerin karşılığı alacağın umutlar.
Mutlu ve huzurluyum aksine😄
Ne güzel.
Hayat mutsuz olmak için çok kısa degmez üzülmeye
Gerçekten çok kötü daha 20 22 yaşında insanlar tek başına parkta oturup ağlıyor.
Herkesin bir derdi var. Kimisi aglıyor kimisi gülüyor yapabilecegin hiçbir şey yok sadece izleyebilirsin
Hayat istediğim gibi ilerlemiyor
Senden dolayı mı yoksa doğal etkenler mi?
Benden hayat şartlarından dolayı
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?