İçi dışı bir olmak samimiyetin büyük ölçüde göstergesidir fakat bunu anlamak biraz zor sanki. Aslında çocuk davranışlarına baktığımızda ve bunu yetişkinlerle kıyasladığımızda bi derece anlaşılır olabilir belki. Onlar duruma göre kişiye göre şekil almazlar içlerinden nasıl geliyosa o şekilde davranırlar. Samimidirler çünkü çıkar göz etmezler. Samimidirler çünkü amaca ulaşmak için taktiklere baş vurmazlar. Belki de bu yüzdendir çocuklara olan bu sempatimiz. Zaten bize çocuğu hatırlatan kişileri samimi bulmaz mıyız?
Sen nasıl anlarsın bir insanın sana karşı gerçekten samimi olduğunu?
Kendi yöntemini söyleyecek olursan karşındaki insanın samimi olduğunu nasıl anlarsın?
Bu öyle bir durum ki, gerçekten zor anlamak. Nitekim, öncelikle etkili olan kelimeler olsa da, kesinlikle yanıltıcı olabilirler. Çoğu zaman oluyorlar da.
Bununla birlikte samimiyet testi, evet çocukların doğallığı, çıkarsız sevgileri olabilir lakin yetişkin kişilerde durum çok başka.
Bir çok kriter devreye giriyor. Öncelikle kişi kendine sormalı, ben ne kadar samimiyim, zor anda nasıl davranırım veya menfaatim olmasa şunu yapar mıyım, diye.
Bu da bizi kendimizi tanıyıp tanımadığımıza götürür.
Diğer türlü herkes samimidir, suç hep karşı taraftadır.
Hülasa, aslında başlı başına sosyolojik bir araştırma konusu olabilecek bir olguyu bir kaç paragraf ile anlatmak oldukça kısır olacaktır. Naçizane.
Sadece kendi mutluluğunu üzüntüsünü değil, benimkini de düşündüğünü fark ettiğimde samimi olup olmadığını anlarım. Herkes kendini anlatmayı sever önemli olan karşıdakinin hissettiklerini hissedebilmektir.