Hani ne de olsa hassas biri bilirsiniz ki fazla kırılabilir, üzülür, alınabilir oysa buna değmez bile çoğu zaman. Hele ters biri ya da öyle bir durum yaşansa içim burkulabilir. Ne yapabilirim?

#aysslaysoruları shshs :)
Hani ne de olsa hassas biri bilirsiniz ki fazla kırılabilir, üzülür, alınabilir oysa buna değmez bile çoğu zaman. Hele ters biri ya da öyle bir durum yaşansa içim burkulabilir. Ne yapabilirim?

#aysslaysoruları shshs :)
Kırılmamak için kaya gibi sağlam bir psikolojin olmalı ya da aşırı umursamaz olmalısın başka yolu yok.
Senin gibi kadınlara tek tavsiyem zayıflık olarak görmemeniz bunu duygusal ya da hassas olmak zayıflık değildir.🙂
Hayır sadece yumuşak bir kalp ve vicdan temizliği bu ☺️
Alabilirsin bu darbe dediğin şey sadece incinme hassas kalpler narin olur zaten bu senin özünde var bir şey yapamazsın. Ben de aşırı kırıcı bir insanım ama naif ve kırılgan insan görünce asla kıyamam ona
Acıma duygusu değil bu hassas insana ben kıyamam yani kırılacağını hissettiğim anda ne olursa olsun dururum. Bu biraz da insanın yapısıyla alakalı ama bence hassas kadınlar kesinlikle zayıflıktan Kırılgan değil. Bir çok kadın kendini güçsüz zayıf hissediyor ama incinmeye meyilli olmakla gücün ilgisi yok
Ne diyebilirim ki sağlam ve dayanıklı olunca da hiç bir şeye üzülmüyosun kolay kolay bence bu daha kötü ben çok nadir özlem duyuyorum o da çok bağlandıysam çok içime işlediyse sözde özledim diyorum ama içten özlem duygum kör, birine bir şey oluyor üzülmüyorum eğer içimde yeri yoksa biri bir laf etse kırılmak yerine sinirleniyorum.
Gerçek manada kırılmam için de yine aşırı özümsemem gerekli.
Kırılgan olmak sanki daha dolu dolu duyguları yaşamaya elverişli insan gibi geliyo bana.
Anlıyorum, Allah kolaylık versin
Benim sana tavsiyem kendini sev ama kendini gerçek anlamda ve çok çok sev o zaman şöyle bir duruma giriyorsun ya ben kendimi seviyorum o zaman neden kendimi üzeyim kendi güzel tatlı canımı boş boşuna kırayım Ne bileyim sıkayım ki gibi şeyler söyle Emin ol faydası olacaktır çünkü şöyle düşün Sen bir kediyi seversen bir erkeği seversen anneni seversen bunların üzülmesini başlarına bir zarar gelmesini ister misin hayır istemezsin o zaman önce kendini seveceksin ama dediğim gibi Gerçekten ve çok seveceksin çünkü kendini sevdiğin zaman tıpkı diğer sevdiğin şeylere olduğu gibi hassas yaklaşacaksın kırmayacaksın üzmeyeceksin başka insanların da kırıp yüzmesine izin vermeyeceksin
Selamlar,
Öncelikle şunu kavraman ve öğrenmen lazım bu dünyada senden değerli hiç kimse yok aynaya baktığın zaman kendini konuşarak bu sözleri kendi kendine tekrar etmen de fayda var senden başka hiç kimseye fazlasıyla anlam yükleme insanların üzülmesini kırılmasına ve alınmasına çok umursama.
Çünkü sen hassas olduğun zaman en yakındaki insanlar bile senin bu hassas taraflarını kullanmaya çalışacaklar. Bu da senin her defasında sürekli üzülmene sebep olacak senin yerinde olsam kırmızı çizgiler çizer bu kırmızı çizgileri açmaya çalışanlar ile mesafeler koyardım bunu zamanla oturtabilirsen çok daha mutlu ve daha sert bir insan olabilirsin.
Cevap
2Cevap
Başkalarının düşüncelerini umursamamalısınız. eğer evrenin merkezine kendini yerleştirirsen hassas olmazsın. kulağa biraz egoist ve kibirli geldiğini biliyorum ama insanları kırmamayı düşünürsen sonunda hassas olduğun için sen üzülebilirsin.
Benim de yüksek ses gözümü doldurur oysa soğuk biriyim
Kendinle barışık ol bence. Böyle olmayı sen seçmedin
En başında bir mesafen olabilir
Mesafe demek soğuk davranmak değil. Özel hayatına girme. Onla hayal kurma. O da severdi olmasın bir kişiyle ilk zamanlardan itibaren uzun uzun konuşma mesela. Ona kızgınlığını, üzüntünü anlatma ve hayatında çok çok az kişi olmasın. Ve ortak noktalarınız olsun bu oryak noktalar acılar veya birbirinize benzemeniz değil ilgi alanlarınız olsun bu şekilde de sohbet dönüyor. Hemde seviyeli oluyor.
Ve onda hoşlanmadığın bir şey olduğunda alttan alıp konu değiştirmeye çalışmaktansa söyle bundan hoşlanmıyorum yapma de.
"Az kişi olmasın"dan kastım. Şimdi diyelim konuştuğun iki arkadaşın var. Bu sefer şey oluyor. Acaba şu an napıyor yazayım yazıyorsun beş altı saat geçiyor cevap yok sen onla konuşmak istiyorsun canın sıkılıyor. Sonra bakıyorsun başka insanlara belki de sana yapmadığı güzel davranışları oluyor. Acaba benimle öylesine mi konuşuyor oluyor. Sende bu sefer beş altı saat yazmıyorsun mesela. O da inada bindiriyor saçma bir şey oluyor Çoktan kastımda hep merhaba merhaba değil yine görüştüğün ettiğin kişiler olsun. Hem sana yararı olur farklı kişiler tanırsın hemde sana yardımcı olurlar sen yardım edersin. Bu kişilerin hepsinin aynı ortamdan olmaması da önemli mesela iki tane kurs arkadaşı iki tane okul üç tane sosyal medya felan. Hem dedikodu yapmaya mahal vermez hemde hatırladığında gülümseten anıların olur. Ben kendime bakıyorum. Tek kişiyle görüştüğümdeki benle bir grup içinde gülüp kahkaha attığım ben arasında çok fark var. İnsanın ilacı da yine insanlar oluyor.
En önemlisi de bence sosyal insanlarla arkadaş olmak. Asosyal ve yalnız bir kişinin bize insan ilişkilerinde yardımcı olmasını bekleyemeyiz.
Beğenmene sevindim )
İlk olarak İnsanın temel mekanizmasının düşünceler olduğuna inanıyorum. Neyi çok düşünürsek onu bir nevi gerçekleştiriyoruz. Google da arattığımız ürünlerin sürekli reklam olarak karşımıza çıkması gibi. Beynimiz de neyi düşünürse onu gerçekleştiriyor. Belki kendimizden anlaması zor ama en basitinden herkesin toksit bir arkadaşı olmuştur ben buyum diyen ve kötü özellikleri huy edinen halbuki biraz gayret etse onun o olmadığını biliriz. Bizi rahatsız eder. Bizde yapabileceğimiz şeyleri büyültüp sorun ettiğimizden ve hayatımızı kontrol edemediğimizde doğamız gereği rahatsız oluyoruz çünkü biz bu değiliz. Bu apt. l bir sınav bir düzeneği var. Düzene uyarsan kazanırsın. Mantık aslında bu kadar basit. Konu çalış, çıkmış soruları çöz konu ile ilgili bir iki test çöz ve geç haftalık tekrar yap en son deneme tamam. Çalıştığın zamana veya çevrende gördüklerine takılma gerekiyorsa kendini onlara karşı izole et. Moralin her düştüğünde çok yorulduğunda istediğin bölümü düşün. Gerekiyorsa fotoğraflarını as, onu konu alan diziler izle arada. Yönünü kaybettiysen kaba bir yıllık plan biraz daha dar kapsamlı aylık plan ve daha detaylı haftalık ve esnek günlük programın olsun bu bile stresi azaltıyor ve rota çıkartıyor. Bir anda her konuda her şeyi yoluna sokmaya çalışma adım adım cumhuriyet bir gecede ilan edilmedi! Kitap içinde Veronika Ölmek İstiyor'u okuyabilirsin. Bir de Kütüphanede kendimin rafları karıştırarak bulduğum kitapların keyfinin bir başka olduğunu gördüm ve gezerken insanın kafası dağılıyor. Hem beleş😄 gitmelisin bence bir parka çıksan hatta balkonda bile otursan iyidir. Evde dört duvar arasında sürekli oturmak iyi gelseydi zaten en başında akıl hastalığı olmazdı.
En son da şunu söyleyeyim hepimiz ne kadar farklıysak bir o kadar da aynıyız. Mükemmeliyetçiyiz geneli biz içindeyken göremiyor ve detayda boğuluyoruz ve hep bir masalsılık arıyoruz. En basitinden bir kitapta okumuştum insanların ilişki kurmak da başarısız olmasının en temel sebebinin romanlardaki gibi ilişki istemesinden kaynaklı olduğunu söylüyordu. Sonuç hayal kırıklığı adımlarını atarken de bir nesnellik çerçevesinde atmalısın.
O kadar güzel konuşmuşsun ki hepsini kafama kazımak istiyorum... ben doğal olarak mezun senem olduğu için genel evdeyim ve sosyal anlamda aşırı eksiğim arkadaşımla telde konuşmak arada dışarı çıkmak gerekli iş görür mü Sence? Akıl sağlığımı korumamda (her ne kadar çok akıllı olmasam da ve buna üzülsem de?)
Görür. Annenle de vakit geçirebilirsin. Biraz jenerasyon farkından sıkıntı oluyor ama illa birlikte konuşulacak konu oluyor. Akıllı olmadığını sana düşündüren ne?
İçimizde delisi de var gerz. eği de nerden bilebilirsin ki sözünü içerliyorsun. Onu geçtim insanlar egosu yüzünden yapıyor. Bazı şeyleri kabullenemiyorlar. Özellikle hep belli tipler sıkıştı mı kadının zekasını evde oturup televizyon izliyip öylesine konuşan birinin zekası ile eş tutuyorlar. Üstünlük taslayacaklar ki kendi fikirlerinin haklı olduğunu düşündürsünler.
O zaman Savaşçı kitabını öneririm Doğan Cüceloğlu'nun öz sevgi ve saygı ile başlıyor kitap insanın kendini bulmasını sohbet havasında anlatıyor
Ya hani bana denilen laflara da doğruluk payı veriyorum kişiliğimi tam bulamadığım için ve nasıl biriyim bilmediğim için bu yüzden işte biri mesela bu sitede sen 5 yılda değişmezsin gibi bir şey dedi Ve cidden öyle olursa😅 ben gelişmek olgunlaşmak istiyorum elbette.
Fazlaca eksik, değiştirilmesi gereken yanım vardır olabilir.
Ama yerimde saymak istemiyorum ki...
Peki ben doğan cüceloğlunun o kitabına bakayım çünkü çok ihtiyacım var teşekkür ederim.
Bana söylenen laflara neden hak veriyorum doğru değilse? Niye inanıyorum ki? Tamamen yanlış olsa veya düşündürmese inanmayacağım belki...
Kendini eksik gördüğün için suçluyorsun veya çok eleştiriyorsun. Büyük ihtimal yapmak istediğin çok şey var ama imkan yok ya da uğraşmıyorsun diye tahmin ediyorum tanımadığım için seni bir şeyler söylemek zor.
Sorunun aslında ne olduğunu biliyorsun. O zaman tüm sorunların yavaş yavaş üstesinden gelebilirsin. Yeter ki bir yerden başla. Yoksa düşüncelerle yıllar geçmeye devam edecek. şu an tam zamanı yoksa birkaç yıl sonra sadece hayatında insanların başarılarını dinlemekle ve bir şeyleri toparlamaya çalışmakla geçecek.
Çokça darbe alman gerekir
Alışacaksın, sonra bir bakmışsın hassaslık kalmamış
Kalbi olmayan kişiler kalbi olan kişileri anlayamazlar, neden diye sormak sadece kendini teselli etmeye çalışmaktır, ama alışınca geçer
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?