Her şeye rağmen dünya hayatı yaşamaya değer midir?

Asya kültürü inanılmaz ilgimi çeker.

Tanrı arayışları, akıl sır almaz disiplin ve mükemmelliyetçi yapıları, büyüye ve tılsıma olan ihtirasları, bir şeyi üretirkenki kararlılık ve ömürlük olması dilekleri beni hep cezbetmiştir...

Prenses Kaguya filmi boyunca bizlere eşlik eden bir parça bu.

Bir gün, yaşlı bir oduncu ve onun karısı tarafından bir bambu ağacının parıldayan sapında bulunan avuç içi büyüklüğündeki gizemli küçük kız, hızla büyüyerek, güzeller güzeli bir kadına dönüşür. Kendisiyle karşılaşan her insan bu esrarengiz kızdan etkilenir.

Bu kız, dünyanın daha evvel hiç görmediği bir büyülü prensestir aslında.

Geç kaldın Kaguya...
Geç kaldın Kaguya...

Filmin sonraki akışına dair, izleyecekler olabilir düşüncesiyle spoiler vermemeyi tercih ediyorum ama yine soruma dönüyorum, filmin de ana teması olan soruyu sizlere soruyorum : Dünya hayatı hakikaten her şeye rağmen yaşamaya değer midir?

Her şeye rağmen dünya hayatı yaşamaya değer midir?
Cevapla