İnsanı yoran detaylarda bugün: Kendini açıklamaya uğraşma.
Karşıdaki insan beni şu duruma getirdiyse şayet, gerçekten hem sinirleniyor hem de "Nasıl anlarsa anlasın, gerçekten kendimi açıklamakla mı uğraşacağım" deyip direkt olarak uzaklaşma moduna giriyorum.
Sizler böyle bir durumda olduğunuzda ne yapıyorsunuz? Kendinizi açıklama çabanız oluyor mu? 👇
Benim sosyal bir yaşantım yok. O yüzden burası üzerinden bir görüş paylaşacağım. Ben ciddi bir insanım, ciddiyeti çok severim. Yaşantımda da pek fazla gülen, neşeyle dolaşan, espriler yapan bir insan değilim. Yani böyle şeyler yapımda yoktu. Burada farklı bir şey denemek istemiştim. Nabza göre şerbet veriyordum. Yani ciddiyet gerektiren sorularda ciddi cevaplar veriyor, eğlenceli bulduğum sorularda ise, daha pozitif ve eğlenceli cevaplar vermeye çalışıyordum. Espri yeteneğimin olmadığını bilmeme rağmen, denemek istedim ve çoğunlukla tepki gördüm. Yani bozmaya çalışanlar ve aşağılamaya çalışanlar olduğunu fark ettim. Şaşırmış olduğum tek nokta, fenomeninden tutun, yeni üyesine kadar çoğunluğun böyle olduğunu gördüm. Ben nitekim böyle insanlarla fazla polemik içine girme taraftarı değilim. Çünkü insanlar, sanalın verdiği cesaretle aslan kesilebiliyor. Bu durumda kelimelerin bir etkisi kalmıyor. İnsanın canı sıkılıyor ve gayri ihtiyari bir açıklama yapma gereksinimi duyuyor. Ben anladım ki, her zaman ciddiyetimi korumam gerekiyor. Umarım böyle davranarak, kendimi açıklama gereksinimi duymaya son vereceğim. 😊
Aslında bu karşımdaki insana verdiğim değere bağlı olarak değişiyor. Değer vermediğim, benim için sıradan olan bir insana kendimi açıklamaya da uğraşmam. Hakkımda ne düşünüyorsa düşünebilir. Kötü şeyler düşünüyorsa da keyfisi bilir. Ancak değer verdiğim, sevdiğim insanlara kendimi açıklamak konusunda çaba gösteririm. Ve açıklama çabamdan sonra da beni anlamasını beklerim. Çünkü değer verdiğim insanların benim sözlerime güvenmesini beklerim. Ama değer verip de kendimi açıkladığım insandan anlayış göremezsem, ona da kendimi açıklamaya uğraşmam. Anlayışsız birsine karşı kendimi hiç yoramam.
Yok yok, bu huyumdan kurtulalı oldu baya. Ne gücüm kaldı birilerine kendimi anlatmaya, nede sabrım. Karşındaki insan seni anlamak istemiyorsa zaten zorlamanın bi anlamı yok. Ha duvara konuşmuşum ha ona. Hiç farketmez. Herkes seni kendi işine geldiği gibi görür. Vicdanım rahatsa, kimseye bir şey kanıtlamak zorunda değilim.
Tam olarak demek istediklerimi özetleyen bir paragraf. Eskiden bu açıklama çabası bende de vardı. Artık ben de uğraşmıyorum. Sinir stresten başka bir şey değil.
Uğraşmayacaksın, su akar yolunu bulur.. ya düzelir her şey karşı taraf mantıklı düşünmeye başlar, anlamak için çabalar ya da inceldiği yerden kopar. Artık bu da, kendini anlatmaktan bıkmış olanların problemi değil 💁♀️
Açıklarım kendimi.. Ha, buna rağmen hâlâ anlamamaya gayret eden olursa uğraşmam.. Çünkü bazıları kendi yaptıklarını ve düşündüklerini başkası yapınca kuduruyor.. Komik.. O yüzden anlatsan da çakraları hep kapalıdır.. İşine gelmiyordur daha doğrusu..
Mesela; Aşırı kıskanç biri var hayatında.. Öyle ki birine küfür etsen bile kıskanıyor ama kendisi arkadaşlarıyla konuşmalarına dikkat etmez, gayet rahat davranır, türlü şakaları kaldırabilecek durumdadır.. Bunları sorun edince de, sorun onda değil bende oluyor.. Buna neyi açıklayacaksın da neyi anlayacak..
Bunun için önemli olan karşındaki insanın kim olduğu. Eğer açıklama yapmaya değecek biri ise tabii ki kendime ifade etmek isterim. Çünkü yanlış bir anlaşılmaya mahal vermek istemem. Yok eğer gerçekten de benim için çok önemli biri değilse zerre kadar umurumda olmaz. Neyi nasıl anladığına çok fazla takılmam. Bu yüzden de kendimi ifade etmeye çalışmam.
Bir kez açıklarım anlamıyorsa uğraşamam. Anlamak isteyen insan zaten anlar, istemeyene ne kadar dil dökersen dök anlamaz. Duvarlar konuşmak gibi bir şey oluyor.
Yanlış anlaşılmayı sevmem çünkü genelde iyi niyetle yapılan şeylerde bile çok farklı algı oluştuğunu biliyorum. O yüzden bu sık yaptığım bir şey sürekli kendimi açıklarım, karşıdaki anlamamakta ısrarcı olunca uzatmam çünkü ben zaten kendimden emin olmasam o kadar ısrarla açıklamam. :D
İnan ben de eskiden kendimi açıklayayım diyordum ama o kadar yorucu bir durum ve ruh hali ki... Karşımdaki insan beni tanıyorsa anlamalı diyorum çok çok büyük bir konu yoksa.
Niyetim olmayn şekilde algılanmasını sevmediğim için yapıyorum, beni yıprattığını da biliyorum aslında. Kesinlikle öyle, en kısa zamanda terk etmem gereken bir alışkanlık.
En çok yaptığım şey bu sanırım. Ama tabi karşımdaki kişi değer verdiğim, yanlış anlaşılmak istemediğim biriyse. Hoş kendimi ne kadar açıklarsam açıklayayım, karşımda ki kişi anlamak istediği şekilde anladığı sürece değişen bir şey olmuyor, kaçınılmaz son yaşanıyor. . .
Ben açıklarım kendimi kişi anlamak isterse anlar, anlamazsa da kendisi bilir. Ama kendimi açıklamaktan hiç vazgeçemeyeceğim sanırım.
Evet, bu çabaya giriyorum fakat fark ettim ki bu beni çok yoruyor. Herkes işine geldiği şekilde anlıyor. Benim anlattıklarım havada kalıyor. Hâl böyle olunca kendimi açıklama çabam da bir anlam ifade etmiyor..
Kendimi cogu zaman iyi ifade ettigimi dusunurum, cok sık yasadigim bir durum degil ancak yanlis anlasilirsam da mutlaka kendimi yeniden farkli sekilde ifade etmeye calisirim.
Bu durumu evlendiginizle esinizle, kayinalidenizle veya is arkadaslarinizla yasadiginizda ne anlarlarsa anlasinlar diyemeyecegiz bu sebeple cozum tarafinda olmayi aliskanlik haline getiriyorum.
Deger verdiğin bir insana kendini 1 kez açıklama çalışırsın ama karşındaki insan seni tanımasına rağmen inat ediyorsa bazı şeylerde, ne yazık ki böyle bir alışkanlığı elde etmem zor gözüküyor.
En zoru da bu hele ki karşında ki aptalsa kendini ne kadar anlatırsan anlat boş geliyor ona Ben en sade cümleler ile kendimi anlatmaya çalıyorum anlarsa anlar anlamazsa ikinci kez kendimi yoramam
Anlama güçlüğü çeken insanlar olduğu kadar, bende anlatma güçlüğü çektiğimin farkına varırım. Anlamakta zorlanılmayacak, kolayca anlaşılacak anlatımlarımda anlatmaya çalışmam. Nedeni, "anladım seni, ben dalga geçiyorum" cevabı almak. Anlatmakta güçlük çektiğim durumlarda ise çoğu zaman ikinci denememde anlaşılır. Nasıl anlattım ama.
İnsanına göre değişir. Değer verdiğim birine konuşarak anlatamadıysam yazarak yine izah etmeye uğraşırım. Ama anlatsam da anlamamaya kararlıysa babam bile olsa ağzımı açmam.
Buradaki insanlara kendini açıklamaya hiç uğraşamazsın zaten, elinde klavyesi olan bir şey oldum sanıyor. Benim demek istediğim reel hayatımızdaki insanlarla olan ilişkilerimizdeki bu sorun. Sinir stresten başka bir şey de değil.