"Sonra aramıza şehirler, ülkeler, belki dünyalar girecek. Hiç karşılaşamayacağız. Kader ağlarını örmeyecek bizi bir araya getirmek için. Sonra birimiz öleceğiz. Diğerimiz bunu hiç bilmeyecek..."
Bu gerçekle bir kez daha yüzleşmiş olmayı kabullenemiyorum...
Etrafımdaki, sosyal medyadaki erkeklere şöyle bir bakıyorum. Nerede bir kızı üzecek serseri varsa hepsi mutlu. Nerede adam gibi adam birisi varsa hepsi mutsuz. Çünkü nedense kızlara, kendilerini üzecek insanlar daha çekici geliyor... İkinci söylediğime ben de dahilim. Bunu kendime ben söylediğim için egolu gibi gözükebilirim ama gerçek bu. Hayatta eksikliğini hissettiğim tek şey aşktı ama aşktan yana yüzüm hiç gülmedi. Adam gibi sevmek, sevilmek istemiştim oysa ki... Hayatıma birisi girsin, bir daha hiç çıkmasın istemiştim... Kötü niyetli, aldatmaya meyilli birisi olsaydım eminim peşimde onlarca kız olurdu. Ama işte daldan dala konmak bana göre değildi. İyi olduğum için kaybedeceksem, kaybetmeye de razıyım ben. Ancak bu dünyada iyilerin her zaman kaybetmesini kabullenemiyorum...
Onun dışında ise her şeyi kabullendim, kabulleneceğim de. Çünkü bu şeylere genelde ben sebep oldum, iyi veya kötü. Kabullenmek zorundayım.. İnatlaşmak istemiyorum.
Oldu elbette. Eski Türkiye ile yeni Türkiye arasında dağlar kadar fark. Aynı eski insanlar ile şimdi ki insanlar gibi.. Ben bunları bir türlü kabul edemedim..
Bir gün öleceğiz. Bu hiç sorun değil. Asıl sorun Adımızı son hatırlayan kişi öldüğünde bir hiç olacağız. Paylaşımlarımız anılarımız hiç yaşanmamış olacak. Hepimiz basit bir sayıya dönüşeceğiz... Her gün kaybolup giden insanları gösteren o sayılara🌹
Genelde çok şey var ama En çok takıldığım bazı insanlara iyi yaklaşınca dahada çirkef olmalarına ve o kadarda yüzsüz olmalarına kabullenemiyorum Bir Komşumuzun söylediği bir laf vardı A`rsızın yüzüne tükürmüşler Nisan yagmuru yagıyor demiş`.
Detay bizi mahvetti be. Yine bir uzak mesafe ilişkisinin sonuna gelinmiş gibi. Neyse geçmiş olsun. Soruya gelecek olursa kendi ailemin ölümünü kabullenmişim bozar mı sandın acılar
Shockvoice'un sesiyle okudum. Kabullenemediğim çok şey var. Toplumun bu kadar aptal olup yine de çoğunluk adına karar verebiliyor olması mesela. Halimizin gittikçe kötüye gidişi. Göz göre göre açlığa, yoksulluğa gidiyor oluşumuz.
Dünyadaki hiçliğin hiçlik olduğu sadece bizim varsayımımızdır ve gerçekle uyuşmamaktadır. Dolayısıyla kabullenemediklerimden nesnel olmayan ve rasyonel geçerliliği olmayan bir düşünceyi kabul edemiyorum.
Haksızlık yapabilecek insanların hep patron olması. Ve benim çok iyi bir insan olmama rağmen hep bunlarla karşılaşmam. Kısacası haksızlıktan nefret ediyorum.
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Alt karnım... Ulan vücutta hiçbir kusur yok. Alt karın gitmiyor ya. Ne spor ne beslenme hiçbir şey yaramadı.
Yazı stilin, düzenin, giriş ve sonuç paragrafların nasıldı? Bizim ülkemizdeki fakülte hocaları daha çok biçime bakıyor. İçerik daha geri planda kalıyor.
4 soru vardı 4'ü de klasik. Herkes kalemimin iyi olduğunu söyler ama bunu da hesaba katmadan tüm soruları layığıyla cevapladığımı düşünüyorum. Örneğin hoca örnek istemiş eksik kalmasın diye verilebilecek tüm örnekleri vermişim. Buna rağmen nasıl notun yarısını verir aklım almıyor. Ortalama 41 bu arada. Paragraf konusunda bir sıkıntı yoktu bence ya noktalama ve imla da aynı şekilde. Zaten hoca biçimden puan kırdım gibi bir şey hiç demedi.