Evet, bence en etkin tavırlardan. Mesela ikili iletişimde sınırı hanımın belirlediğini biliyorsak, o zaman üslubunda rahat davranıp, '' sen '' lafzıyla hitap ederek ve gülerek konuşan bir kişiye karşısındaki erkek de aynı tonda davranabilir. Neden? Çünkü bu fırsatı karşısındaki veriyor. Keza, sınırını bilen, '' siz '' şeklinde hitap eden ve ciddiyetini koruyan bir hanıma da yahut erkeğe de karşısındaki laubali konuşamaz, çünkü o hakkı vermemiştir karşısındaki. Bunlar detaydır ama ikili iletişimde son derece belirleyicidir.
Bunların yanı sıra, üslup karşımızda her zaman birisi olmasa da, yine bizlerin karakterinin birer yansımasıdır. Seçtiğimiz kelimeler, kullandığımız ünlem ve mimikler, cümleleri nasıl dizayn ettiğimiz ve ses tonumuz dahi aslında bizlerin karakteri ve üslubumuzdur.
Ve bizler, üsluplarımızla yaşar, üsluplarımızla kıymet görür, üsluplarımızla diğerlerinden sıyrılır, konuşma ve hitap tavrımızla akıllarda kalırız. Üsluplar kimliktir...Herkesten ayrılmak...
Üslup bir insanın kimliğidir ve sizin de dediğiniz gibi, başkaları hak etse de etmese de bu bizim evvela gösterdiğimiz bir saygıdır. Gerek burada gerekse gerçek hayatımda en ufak mesele olarak görülen "siz" deme hassasiyetini gösteriyorum. Hem bunu kendime ve insanlara saygımdan yapıyorum hem de gardımı kendini bilmezlere karşı alıyorum. Ve evet ikili iletişimde bir hanım belirler sınırı ama bazen bir hanımın gösterdiği tavırı bile yerle bir eden erkek tavırları olabiliyor. Herkes evvela kendi sınırını bilmeli ve kendisine uymayan şeyler olduğunda da araya mesafe koyabilmeli.
Bu siteye gelmeden önce hiç sohbetim olmayan insanlara "siz" diyerek hitap ederdim. burada da o üsluba başta devam ettim ama baktım ki insanlar "sen" diye hitap ediyor kendimi de o üslubun içinde buldum. Bir kaç kişiye saygı gereği "siz" diyerek hitap etmeyi uygun görüyorum. Bazılarına da arada ki mesafeyi bilmesi gerektiği için "siz" deme gereği duyuyorum.
İlk cümlenizin her bir zerresi doğrudur, o cümlenin dışındaki durumları insanlar tek tek gelirler ve bizlere pişman ettirirler. Yani en azından insan ırkından yana gözlemlediğim durum budur. '' Sen '' demeyi dahi umut verme, laubali olmaya müsait olma, rahat davranma olarak görmekteler, ben de açıkçası sen lafzını çok uzun zamandır unutmuş biriyim...
'' Siz '' başlığı altında aslında benim kullanma amacım; ya birilerinin mesafesini bilmesini dilemem, ya da hakikaten '' siz '' kibarlığını hak ediyor oluşları.
İşte dedim ya, insanlar gelir, tek tek pişman ederler siz demediniz diye :) Ne yazık ki sınırı koruyabilmek ve fırsat vermemek ancak böyle mesafeden mümkün oluyor...
“Üslubun kimliğindir.”Çok dikkat ederim, sınırımı belirlerim ileri gidilen durum da mesafemi ses tonumla ve tavırlarımla yine belirtirim. "Siz" demenin karşılığı "sen" olamaz. Bütün yazdıklarınıza ve düşüncenize birebir katılıyorum.
Bir iki gün içerisinde sorunuzdan sanırım bir görüş kaldırdım moderatör olarak. Orada ; benim sonradan engellediğim, beni de rahatsız etmesin üslupsuzluğuyla diye ; birisi vardı ve gayet laubali bir şekilde yorum yazıyordu. Sonra siz-sen lafzına dikkat etmediği gibi çok da irite ediciydi ama ağzının payını verdiniz. Ben yorumun sonunda gördüm orayı ve kaldırdım. Hakkınızı helal edin, yani kaldırmayacaktım ama zaten '' alakasız '' görüştü. Şu fenomen muhabbeti yapan kişi, orada yazamadım buraya nasipmiş.
Ayrıca evet, üslubuna dikkat etmeyen, '' siz '' lafzına kıymet vermeyenin de gözümde değeri başkalaşır benim. Teşekkür ederim kıymetli iştirakınız için.
Hatırlıyorum o görüşü fakat inanın dikkat etmemiştim kaldırılmış olduğuna. Estağfurullah, ne demek helal olsun lafı olamaz. Teşekkür ederim ilgilendiğiniz için. 🙏 Rica ederim...
Ben bekledim, usulen de yapım budur çünkü terbiyesizlik etmek istemem, orası sizin sorunuzdu ve benim yorumum altında değildi. Sonra baktım aynı tonda devam ediyor kişi, sonra siz ağzının payını verdiniz, başka da rahatsızlık vermemesi adına zaten usullere aykırı görüşünü kaldırıp kendisini de engelledim. Sitedeki birincil amacım da buydu zaten...
Öfke ve sinir bana göre değil, ilgi alanıma girmiyor o tip diyalogların içerisinde bulunmak. Tanımıyorum da üstelik, işin komik tarafı da bu. 🤷🏻 Engellemedim inanın, ciddiyeti yok gözüm de.
Öfke ve sinirin sizde olamayacağını orada gördüm :)) Rabbim daim etsin, ben hiç haz etmem hakikaten öfke ve sinirden. Etrafımda olması da huzursuz eder beni zaten.
Valla tebrik ederim... Hiç bu açıdan bakmamıştım. Yani tamam, kibirli asla görünmek istemem, bende yoktur bu tip durumlar. Belki bazı insanlar güzel ortamlarda, iyi bakımlarla da büyümemiş olabilirler, ellerinde de olmayabilir düzelmek, esnemek ama karşımda sinir krizi geçiren, öfke kontrol olmayan biri olunca huzursuz oluyorum :)) Belki de haklısınız.
@mahall Ahaha :))) Abi güldürdün. Buradaki görüşü olan hanımın bir sorusunda yorum yapmıştım 2 gün evvel. Orada benim yorumumun dışında da bir terbiyesiz vardı, hesap sorar mahiyetli, kendince samimi ama laubali şekilde rahatsız eder boyutta yorumlar yazıyordu. @QUADRATURA hanım da tabiri caizse ağzının payını güzelce verdi, ben de yorumların sonuna yetiştim o kişinin yorumunu alakasızdı kaldırdım, kendisinden de helallik istedim şimdi çünkü haberi yoktur nereden bilecek diye düşünmüştüm :))) Öyleymiş de.
Senin sorunda bir yorum kaldırmadım, sizlerin yorumu da kaldırma gibi bir durumum yok estağfurullah :))) Keyifle okurum ancak.
Diksiyon ve imlaya dikkat edip fikirlerini tam cümlelerle ifade edebilme bambaşka bir olay... Maalesef o noktada haklısınız, insanlar pek dikkat etmezler buna. Avrupa'da daha da vahim durum. Birçok cümleyi birkaç harfe sığdırarark yozlaşmış bir dil kullanılmakta. Aeo-Kib gibi bizim dilimizden...
Evet evet, sonradan uydurmadır, dilde böyle şeyler yok. Ama dönem o dönem haline geldi ki, bir kısaltmayı anlamayınca ergenler gülüyor artık. Toplumun geldiği vehamet noktası...