"Önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan daha zordur." Der Einstein. Bugün bu söz bir kez daha anlam buldu içimde. Çevremizdeki olaylara, durumlara bazen öylesine emin yaklaşıyoruz ki... Fakat ummadık taş nasıl baş yarıyorsa, insanın ön yargılarının boşa çıkması da aynı etkiyi yaratıyor. O etkiyi ise kısa bir süre önce yaşamanın şoku ve utancı içerisindeyim. Hiç ummadığım birinden, beklenmedik, örnek bir davranışa şahit oldu gözlerim. Kendi adıma bugün çıkardığım en büyük ders ise şu oldu: "Hiç kimse hakkında kesin yargıya varma! Eğer bir yargıda bulunmak istiyorsan da; önce aynaya bak, sonra içindeki kusurlara..."
Yaşadıklarınızdan kendi payınıza çıkardığınız en son ders neydi?
Acemi askerdeyken ben degil ama baskaları dogdugu yaşadığı memleketi ile ön yargı yaparak lan buda iste askere gelmiş zorla gelmiştir dedi ben utandım sonra o dedikleri kişi bir kenarda oturuyordu bendende 3 yaş kücüktü yanına gidip sohbet etmek istedim neyse laf lafı açtı abi dedi sana bir şey anlatacam ama aramızda kalsın dedim buyur kardeşim abi dedi askerlik güzel buna emin olabilirsin öyle bi düşüncem yok ama babamı özledim dedi ben düşündüm annesi yok mu falan diye sonra devam etti anlatmaya abi dedi bizim orada dedi askere gideni sevmezler annemde öyleydi ama dedi ben severdim, babamda ölünce dayılarım çok üstüme gitti elime silah verip söyle böyle yapacan ilerle dag mevsuzu yaptılar ben istemedim zorladılar annemde onlar gibiydi ben dayanamadım kaçtım tek basıma abi eskisehire gittim dedi bankta oturuyorum dedi soguktu abi ben tabi küçügüm o zamanlar banka bi adam oturdu dedi ne yapıyorsun evlat bende anlattım kactım buraya geldim babam da öldü dedi adam dediki benim 2 çocugum var gel sende 3 cü ol dedi ben oldugum durumdan ötürü güvenmek zorunda kaldım gittim günkü yapacak gidecek yerim yoktu. aradan zaman geçti bu adama baba esine anne dedim bunlar biryere giderken kaza yaptılar bir tek baba dedigim o adam kaldı Allahın işine bak abi o yalnız ben yalnız gerçek baba ogul gibi olduk beni okutmaya calıstı cok güzel eyitti yemegimi yaptı ütü çamaşır hem ana hem baba oldu dedi Aglayarak konysmaya devam etti benimde gözler doldu dedim biz de üzülüyoruz böyle insanlara önyargı yapıyorlar filan Neyse abi dedi babam içerdi ama seviyordum yani sen içme sakın derdi ama olur abi içiyor ama dertten derdi Abi askerlik zamanı geldi babam dedigim adamla otagarda hüngür hüngür agladık ben içten baba dedigim o andı oda her zaman oglum derdi ama o gün başkaydı Abi dedi işte babam beni çok seviyor bende onu onu çok özledim ne yapar ne eder dedi orada o cocukla sarıldım sonra gittim tenha yere ilk defa orada agladım Demek o ki kimseyi önyargı ile bakmayacaksın bana büyük bir anı olarak kaldı
1
2 Yorumla
Soran
+1 yıl
Yaaa... Hayat işte görüyor musun? Ummadığımız insanlardan nasıl hikâyeler duyuyoruz. Bunlardan ders cikarabiliyorsak ne mutlu bize..
Bir şey ne kadar kötü olursa olsun onu aklina takmak kimseye fayda sağlamıyor. Tıpkı platonik aşk gibi. Her şeyi ben hissediyorum ama hayat beni aldırış etmiyor. Ne kadar kafayı takarsan takayim kafanın köşesiyle kalbinin arasındaki paradoks sonsuza kadar devam ediyor. Her ne kadar govdeni yarıp o içindekileri sökup atamasak da onu yok edebilecek tek silah unutmak oluyor. Kafanı meşgul etmedikçe unuttuklarin virüs gibi tekrar bulaşıyor içine. Kafanın içindeki o şeyi boş kalırsa hedefe ulaşmak imkansız. Tıpkı silahın içindeki dolu şarjör gibi aslında düşüncelerimiz. İçini ne kadar çok kurşun doldurursan hedefi 12 den vurma olasiligin bir o kadar daha yuksek oluyor. Düşünceler de birer kurşun işte. Hayatını kurtarmak için veya bir baskasinin sana zarar vermesini engellemek için kullanılan en hasar verici silahtır düşünceler. İnsanlar.. her ne kadar sadakatle sana davransalar da insanların işine yaramadiğin zaman her şey tersine döner bir bakarsın ki yalnız kalirsin. İşte insanlar işine yaradigin ölçüde sadiktirlar. Her ne kadar dünyada adaletin var olduğunu savunsalar da aslında koca bir hayaletin var olduğunu savunup neden görünmediğini sorgulatan bu sistemin terazisinde vicdanların ve canların kiloyla satıldığı hayat denen bu pazarda satılan en ucuz şey hayatın insanlarıdır.
1
4 Yorumla
Soran
+1 yıl
"Onu yok edecek tek silah unutmak..." Unutmak, gerçekten de iyi ki var.
Un ufak edip unutmak. Ama herkes yapamaz bunu. Kafanın içindekilerini öldürmeden unutmak imkansız. İntihar ederken çoğu insan kafasından kendini vurarak yapar bunu. Ama insanlar zanneder ki kafa öldürücü darbedir o yüzden kafadan vurmuş kendini derler. Aslında insan kafasından söküp atamadığı o düşüncelerden intikam alır. İnsanlar da intihar etti der.
Kimisi dayanıyor. Kimisi de kaldiramiyor. Ama şu hayatta çok iyi öğrendiğim şey "Unutmak" bunu yapamiyorsan hayat seni öyle bir unutturuyor ki kendine sen bile şaşırıyosun. Yapamayacğin şeyler yapabiliyorsun.
İnsanlar hakkında ön yargılı davrnamak diyebilrim kesinlikle ama tabii ki kitabı kapağına göre yargılamamak gerekiyor ki öyle bir kaç durum yaşadım. Hiç birşekilde insanlara böyle yaklaşacak egom ya da kibirim yoktur fakat gerçekten ummadık insanlardan ummadık şeyler görüyorum iş hayatında, o ponçik kadinların ve erkeklerin içinden canavarlar çıkabiliyor. Yine öyle bir günde aynı şekilde olur demiştim bir kadin için fakat tam tersi olmuştu ve utanmıştım içten içe
1
2 Yorumla
Soran
+1 yıl
Kesinlikle, bunun tam tersi de oluyor zaten. Ön yargı sadece olumsuz değil, olumlu kalıplara da giriyor. Dediğin gibi bir insan hakkında çok iyi şey düşünüp ummadığın şeyler de gorebiliyorsun. Çok haklısın.
Yaşadıklarımdan sonra çok fazla duvarları olan bir adam oldum. Ve bir insanın niyetini biraz gozlemden sonra artik anlarım. Ve böyle bir hayat yaşadığım için kimseye on yargı ile yaklasmam saygı duyarım ama hiç kimseye hoşuma gitmeyen bir davranışı bana yansitmasinada sessiz kalmam tavır koyarım
Önyargı kesinlikle çok kötü. İnsanları giydiklerine göre kafamda bir kalıba sokma huyu bende de çok vardı. Rezalet sığ bir şey. Büyük çoğunlukla yendim
1
1 Yorumla
Soran
+1 yıl
Giydiklerine gore insanları yargılamamaya calisirim ben de. Hani böyle aklı bir karış havada biraz aykırı tipler olur ya. Hah onlardan birisi hakkında ön yargı içine girdim bugün ve içimden geçirdiğim şey, çok geçmeden onun yaptığı hareketle soka girdim desem yeridir. Kendime kızdım zaten daha çok.
"İnsana dair hiçbir şey seni şaşırtmıyorsa eğer... Yeterince olgunlaşmışsın demektir" der Tolstoy... Ne denli olgunlaştım bilmiyorum Lakin insana dair gördüklerime... Duyduklarima... Şaşırmıyorum artık...
İmkansız neden çünkü seni görmek istemiyor fakat gerçekten ikinci bir karşılaşma olmalı farklı bir ortamda örneğin böyle bir ortamda sohbet edebilmeli yazismali sonra anlıyor ki evet gerçekten seni ilk tanıdığım gibi değilmişsin diyor 15 yıllık arkadaşım var bir hanımefendi kendisi ilk tanidiginda bana çok soğuk ve itici davranmıştı böyle bir ortamda sohbet etmeye başladık şimdi kız kankilerinden daha çok değer veriyor sanırım dertlesiriz konuşuruz netice arkadaş olduk belkide ilk izlenimim her zaman soğuk geliyor insanlara aslında öyleyim fakat tanıdıkça aslında kötü bir karakter olmadığımı anlıyorlar belkide o yüzden işte bu yüzden ikinci bir şans lazım belkide insana ya da anı karar vermemek o yüzden rahmetliyi nasıl bilirsin diye sorsalar şimdi ardimdan ne diyeceksin bileyimde 😂
Kimseye kendinden fazla değer verme Gerektiği yerde gamsız ol Sildin mi bir kere ve tamamen sil Herkesle samimiyet kurma, mesafeli ol.. Bu son 5-6 yılda öğrendiğim şeyler aşağı yukarı bu idi.
Bonsoir! Güvenme evresine hemen geçmemek. Fakat ben çokta bu yolda ilerliyorum gibi gelmiyor xD. Hata yapmak hoşuma mı gidiyor anlamadım. <3
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Bir arkadaşımın konuşurken sürekli gözüme bakmasını ve kafasını yakın tutmasına sinir olurdum. Fakat sonra öğrendim ki kulaklarında işitme problemi varmış. Benim de payıma çıkardığım ders hiçbir şey göründüğü gibi değildir.
Gördüklerinin yarısına inan duyduklarının ise hiçbirisine. d
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Benim de böyle bir durumum olmuştu. Dışarıda birini gördüğümde görünüşüyle sadece burun kivirmistim fakat sonrasında o kişi poşetlerim yirtilinca bana yardim eden kişi olmustu. O gün bugündür kimseyi dış görünüşüyle yargilamam
Bunun saygısızlık olduğunu düşünmüyorum. Mesaj yoluyla konuşmayı sevmiyorum. Gerçi istediğini de düşünebilirsin, bu üsluba verecek başka bir cevabım yok.
Neyin, kimin bir istisna olacağını bu gereksiz ortamda bilmeni beklemiyorum zaten. Sadece, söyleyeceğim şey yarım kalmıştı. Sonucunda, bu şekilde davranmayacağını biliyorum çünkü.