Mutluluk istediğin için olunur gibi bir şey değil ki zaten. Mutluysan mutlusundur. Mutlu değilsen de mutsuzsundur. Mutsuz olmamak için istenebilir hani.
Ney işte o mutluluk. Insanlar kendileri için iyi gelecek şeyleri yaptıklarında günün sonunda kendilerini mutlu hisseder bu bir amaç ilişkisidir. Salt mutluluğu ariyoruz
Salt mutluluk dediğin sen halinde olma gibi bir şeydir heralde. Ama bunun için 40 fırın ekmek yemek lazım. Her an her durumda mutlu olunmaz ki, hele bu hayatta onca şey oluyor dünyada, kendi günlük hayatında aksilikler olabiliyor falan. Yani mutluluk aranılan bir şey değil bence. Hele hele mutluluğu herhangi bir şeye endekslemişsen zor mutlu olursun ya da mutlu kalmazsın. Vesaire vesaire
vs vs diye kesme istenilen cevabı acıklıyorsun ama yarıda bırakıyorsun elbette mutluluk bir şeye endekslenmemeli sorunun asıl cevabı da bu günümüz şartlarında ekonominin bozuk olması ülke durumu insanların psikolojik durumları siyaset ve bir sürü daha etken içerisinde insanların mutluluğunu bir amaç ve çıkar eylemleri üzerinde neden aradığını arıyorum sadece
Zen halinde olmak yazdım sen diye gitmiş. Bilinçsiz tüketiciyiz. Bilinçli olan borca girip bir şey satın almaz. Borçlanma kodu bilinçaltımıza/DNA’mıza kadar kodlanmış. Herkes bir biri ile rekabet içinde. Doyumsuzlaşmış. Gördüğünü alamayınca da mutsuz. Almak için borçlanıyor, bu sefer daha da mutsuz. O borcu ödeyene kadar yenisi çıkmış falan 😄 en iyisi eski bildiğimiz ne varsa hepsini belleğimizden silmek ve yeniden oluşturmak. Ve bunu da aslında her insan yapabilir. Zor değil, imkansız hiç değil.
DNA ve Kromozomlar Gen e bağlıdır bunun gen ile de bir alakası yoktur ama dediğiniz gibi bilinçsiz ve cahiliz çünkü kapitalist sistem herşeyi insanlara dayatıyor en basit yüz kırışıkları için bile bir krem var halbuki onlar tecrübenin bir yansımasıdır. Belleğimizden silmeye gelince hatırlamak üzerine binlerce makale varken unutmak üzerinde dünya da 1 makale vardır. silmek o kadar da kolay değildir çünkü insanlar kendileri için değil toplum dayattığı gösteriş benliği için yaşamaktadir.
Öyle. Kırışıklıklara gelince 😄 insan giderilebileceğini görünce ‘neden olmasın’ diyor 😄 ama gerdirme olayı tabi biraz abartı ama çok rağbet gören şey. Çünkü görselleştik. Nasıl desem, görüntü üzerine her şey. Eskiden daha çok işitsel miydi acaba, işitsel ve hayal üzerineydi belki de 😁 ama dediğim gibi onu bunu ya da sistemi suçlayacağımıza sorumluluğumuzu alabiliriz. Unutmasak da yanlış kodlandığımızın farkına varıp, adım adım ilerlemek bile iyidir. Ki, bunun üzerine çok fazla çalışmalar var şu an.
Kodlanma derken kodlana bilecek tek şey subniminal mesajların insan beynine etkisidir. bunun haricinde kodlanmamız imkansız. ve bu kodlanmayı da insan kendisi istemiyormu yaşamında
burada kodlanma derken ben aslında bizden önceki neslin anne babamızdan aldığımız (onların da kendi anne babalarından aldığı) yakınlarımızdan, sonrasında okuldan, toplumdan vb aldığımız kalıplaşmış bilgileri kastediyorum.
Eskiden duyguları bastırılmış, edilgen bir toplumduk. Ruh buna daha ne kadar dayansın ki? Toplum sapıttı falan deniliyor ya şimdi, sapıtmadı beğenmediği durumdan nasıl kurtulabileceğinin yollarını arıyor, ne yapacağını bilmiyor ama bildiği tek şey var eskisi gibi olmaz 😄
Konu mutluluk olunca böyle 😄 dünyaya gelme smacımız da zaten bu duyguları tanımak, onlarla baş etmek, yoluna koymak, yoluna koymaya çalışırken bazen yoldan çıkmak 😄
Dünyaya gelme amacı çoğu insan için farklıdır ama. Bazıları mutlak itaat üzerine var olurken bazı benim gibi dengenizler de sürekli sorgulamanın ve var olusun nedeninin peşindedir. Burada insanı var eden bilinç dışı düşüncelerin toplumun kabullenemedigi ahlak kuramlarından aykırı kişilik ve arzu katmanlaridir ve bunları tanıyıp baş etmek ya da kisiligimizle ozdestirmek oldukça zordur
Bence hepimizin amacı aynı. Farklı hayatlar yaşıyoruz belki ama ölürken yanımızda tek duygularımızı götürüyoruz. İtaat üzerine yaşayanların götüreceği duygular suçluluk ve umut baskın olarak bence. Arayışta olanlar tatmin olma ya da olmama gibi gibi mesela. Ama mesela bazı ruhlar sırf anne sütünün tadına bakmak için bile gelebiliyormuş, o ayrı konu tabi 😁 Bu ne anlatıyor burada demiyor musun 😂 her duygunun temelinde bir güdü daha var. O yüzden bilmem ahlak kurallarına uymuyor gibi şeylerin temelinde ne var acep diye merak ettikten sonra onu da bulmak sanıldığı kadar zor değil. Merak gelecek olan bilgiye açılan kapıdır.
Her duygunun temeli bir guduye bağlı burada hem fikiriz. Burada ne anlatıyor kısmına gelince hayır öyle bir şey demiyorum aksine anlatılanlar oldukça ilgi çekici. Bazı ruhlar anne sütünün tadına bakmak için tezi bana saçma çünkü bilimsel bir teze ya da bir islam felsefesi argumanina ya da bir din felsefesindeki ayete dayandığını hiç bir yerde gormedim ben. Merak olmazsa bilgi de olmaz her kesin bilgi bir merakin araştırması sonucu ortaya çıkmıştır
Zaten bilim yüzde kaçını çözmüştür ki tüm bu dünyanın. Bilimin gelişmiş tarihi bile çok uzak zamanda değil ki, çelişkilerini bir yana koyalım. Tek bilime dayanacak olursak çoğu şey çözülmemiş. Hayat biraz mistik, biraz da mantıksal, bilimseldir bana göre. Dinler ise yine insanlar tarafından yprumlanmıştır. Bir ayet üzerine bir sürü yorum yapılabilir, kitaplar yazılabilir.
Gecenin 3 u beynimi yakmasan mi çünkü çok yorgun ve 2 gündür egoist p. ç freudun bilinç dışı diye adlandırdığı makalesi üzerine beynimi yakıyorum ama yarın bu konu üzerine devam etmeye ve fikir savaşı gerçekleştire bileceğim sözünü vere bilirim küçük hanım
Ben savaşmıyorum yalnız 😄 sen inandığını söylersin bana uyar uymaz, ya da ben söylerim sana uyar uymaz, dindeki o ikna etme şeysi manipülasyonu olmadan, aynı zamanda bilgelik taslamadan fikir alışverişine açığım. Ayrıca ben sitede çok fazla arayışta olan insan görüyorum, %90ı öyle diyebilirim 😄
Sitenin çoğu uçkurunun arayisinda bunda hem fikirim ben sadece fikirler üzerine olan savaşa açığım. Din ve manipülasyona gelince dinde herkes kendi inancını yaşar beni ilgilendirmez kimsenin inancı cahil insan bir şey biliyorum edası ile bilgelik taslar bilgelik inandığı argümanların kelimeye dökülmüş fikir halidir.