Ehil kelimesi farklı bir kavramdır. Yeterli, usta, kafi derecede beceriye yahut vasfa sahip demektir kelime kökeni olarak. Hal ise, durum demektir, bunu herkes bilir.
Hal ehli ne demektir peki?
Bazı insan vardır, gelirken "büyük" görünür, gayet de keyif alırsınız. Zira karşınızda size doğru bir insan gelmektedir, kelâm edeceksinizdir. Yanınıza gelmesi ve zihnindekilerinin zikrine düşmesi sonucunda da fark edersiniz ki, o kişi git gide "küçülmeye" başlar yanınızda. Vakit geçtikçe ruhunuz sıkılır, daralır, çünkü size bir şey katmayan, feyzlenemeyeceğiniz, kelâm ehli olmayan biridir o kişi.
Öte yandan, bazı insan vardır ki gelirken "bir insandır". Konuşmaya başlar, konuşurken de sanki zihninden dökülenler zikir kisvesinde değildir de, âdeta ruhundan şifalı şelaleler akar kelimeler vasıtasıyla. Hatta kelimeler yetmez, siz hemhâl olmanın lezzetiyle sarhoş olursunuz da, kelimelere düşemeyen, aslında kelimelerin ardındaki sırlı mânaları hissettikçe şaşkına döner, benliğiniz lezzet alır geçen zamandan. İşte burası kırılma noktasıdır, o kişiyi bırakmamak gerek. O kişi feyz alınabilir, o kişi örnek alınabilir, hiçbir şey olmasa dahî "vermekten" zevk alabilen birinin ruhuna tanıklık etmekle irkilir de kelâma olan bakışımız değişir, ehilleşir, gelişir, büyür...O vakit, hal ehliyle olmak da farklı bir kıymettir. Hiç, ikili ilişkilere bu açıdan bakar mısınız? Yani karşıdan nasıl göründüğümüze, neler yansıttığımıza ve kıymete değen noktada ne kadar '' ağır '' olduğumuza bakar mısınız?
Düşündüm de değilim sanırım, o kadar değildir. Adeta büyülü kişiler, tesiri altına alıyorlar bu çok hoş. Kıymeti bilinesi ve kaybetmekten korkulası insanlardır kesinlikle.
Estağfurullah, öyle de olabilirsiniz, kimse kendisini bilemez. Ancak başkalarının gözünden görebilirsek kendimizi, o zaman fark edebiliriz belki.
Hem, şundan eminim ki, mükemmel insanları dahi bir çırpıda kaybeder insanlar. Sebep mi? Ben de bilemiyorum, ama kaybederler. Bu tip vasıflı kişilerle karşılaşınca gerçekten kaybetmekten korkarım ben.
Bende korkarım, hep olmalılar ve keşke çoğalsalar. Korku mu kaybettirir, bencillik mi, değersizleştirmek mi bilemiyorum ama bir şekilde kıymeti bilinmiyor.
Korku kaybettirmiyor, buna eminim. Eğer kaybetmekten korksaydı insanlar, kendisine, hareketlerine ve tavırlarına esneklik verir, kesinlikle '' çaba '' sarf ederdi. Çaba ve heves hayatın tılsımlı öğeleri, nereye ilişirse onlar, oraları güzelleştirir, iyileştirir ve yeşillendirirler. Ama insanlar çaba ve heves yerine gurur, vurdumduymazlık ve kibir gibi vasıfları önemsiyorlar. Ne üzücü, onlardan olmayız hiçbir zaman inşaAllah.
Biz aciz kullarız. Hal ehli olmak zor zanaat. Hal ehli olan da bunu dile getiremez, vakarından dolayı. Görmek isteyen gözler ancak görebilir onlardaki bu duruşu.
Amin, inşaAllah... Hoş değil derken, duvarlara anlattığımı da bilirim, kişinin bir insana meramını anlatamaması da ziyadesiyle farklı bir durum.. Lakin evet, anlamayana anlatmaktansa, suya anlatmak daha evliyadır :)
Kesinlikle öyle, saflıkla anlatılanlara pişman eder bazen insanlar. O insanlar da çok evvelden vardır ya, o kadim insanlarsa söylemiş bunu. Tam oldu tanımınla, Allah razı olsun ^^
Kanka burası senin güzel sorularını veya bencelerini kaldıracak bir site değil burada ha bire seks , flört Veya gereksiz magazin şeyleri paylasacaksin anca öyle
Yazı aslında bana ait, bu bir tanım mıdır? Bunu tartışabilir insanlar. Zaten bu aşikar olabilecek bir tanım da değil, ama severim ben gizdeki güzelliği.