Çoğunlukla hepimiz ara ara yaşamışızdır bu duyguyu. His yoğunluğundan dolayı olabilir bu tarz şeyler. Ama bazılarında bu kişiliğin bir parçası olmuştur. Bu durum nasıl aşılabilir, sizde nasıl bu durum?
Neden duygularınızı ifade etmekte zorlanıyorsunuz?
Kişilik & Karakter konusunda 19,5b cevap paylaştı.
Aslında bunun asıl sebbei çocukluktan itibaren duygularımızın bastılmasına, açık ettiğimiz zaman zarar göreceğimize inandırılmış olmamızdır. Çevremizde bazı yaratıkların duyguları kullanarak kandırmış ve canını yakmış olduğu insanları da görünce duygularımızı saklamayı emniyet sübabı olarak kabul edip perçinlemiş olduk.
İşte burada belirli bir dönemden sonra biz devreye giriyoruz yani kendi kişiliğimiz. Kalıpta tam donmadan ya kendi şeklimizi alırız veya olduğu gibi bekler bize verilen şekli kabul ederiz. Karakter ve kişilik farkları bu durumda alınacak şekli belirliyor veya kalıbı kabul ediyoruz.
Dünya üzerinde duyguları izah edebilecek, tam anlamıyla hissetmemizi sağlayacak herhangi bir kelimelerle ifade şekli bulunmamaktadır. Dilleri oluşturan kelimeler ancak doğanın birer yansımasıdır, kimisi basit yansımalar, kimisi karmaşık yansımalar.
Derinden üzüntü yaşayan biri ağladığında, bizler hissiyat olarak bile o kişiyi tam olarak anlayamıyoruz, nasıl kelimelere dökelim bunu? Bu zaten imkansız.
Ama işin ötesinde, ifadeye dökülen lafzlarda herkes mahir olamayabilir, kimisi mükemmel kelimeler ve ifadeler kullanır, kimisi o kadar iyi ifade edemeyebilir. Bu noktadaki kıstas da kişinin kendini tanıması, kendini geliştirmesidir ancak.
Estağfurullah. Doğduktan sonra dile maruz kalıyoruz, bu maruz kalma dili edinme sürecimizin henüz başlangıcı. O zamandan sonra herkes fıtratı, becerisi ve içinden gelen şekilde ifade eder kendisini. Bu süreçte kimlerle muhabbet ettiği, neleri okuduğu, neleri izah etmeye çalıştığıyla da daima gelişim içinde olur insan. Bu gelişim sürecini güzel geçiren kişi elbette kendisini iyi ifade eder, ama hala yaşıtlarımdan biraz anlatması zor bir durumu neredeyse ifade edemediğini görmekteyim bazen, üzücü bu tablo.
İnsan olarak kesinlikle gelişimimiz baki olmalı, aynen de dediğiniz gibi sınırları daima zorlamalıyız ki gelişim devam etsin.
Ne alakası var? Öyle bir şey yok. Gerçek bir duyguyu gizleyemezsin, her türlü kendini ele verir. Şimdilerde iyice ayyuka çıkmış olan ishalli g0++en çıkan b0klar gibi her tarafı sarmış cıvık duygu beyanlarının gerçeği yansıttığını mı sanıyorsunuz?
Bazı duygular vardır Kalpte kalır. Dil lâl olur çıkamaz. Benim genelde kalbimde yaşayıp dilime geldiğinde kördüğüm olanları ifade edemem. Çünkü çıkmaz kelimeler. Çıkamaz o duygular.
"Aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek ölen şehiddir." (bk. Kenzu’l-Ummal, h. No: 6999-7000; Hakim, Hatib)
Buradaki aşk sadece birisine duyulan aşkı değil, bahsettiğimiz çoğu duyguyu içine alır. İnsaniz elbette duygularımız var. Lakin bazı ağır duyguların sadece bizi Yaratan Rabbimizle paylaşılması evlâdır.
Hayır elbette beklemem. Kimseden duygu beklentim yok asla da olamaz. Ama ben hak etmeyecek bir insana iyi duygularımın olduğunu söylersem bu sefer kendime olan öz saygımı yitirdiğimi düşünürüm.