Çocukluğumu, lise yıllarımı, üniversitedeki ilk yıllarımı gözümün önüne getirdiğim zaman sanki çeyrek asrı yaşamamış gibiyim. Sanki o yıllar sanki 25 yıl süren bir rüyadan ibaret sadece. O zamanları düşününce şu anki halime kıyasla kendimi hiç tanıyamıyorum. her şey o kadar karmaşık ki, ne zaman sevdiğim bir şarkıyı açsam sürekli beni uzaklardaki anılarıma götürüyor. Bu geçmişi yaşamaktan ziyade anıların ortaya çıkardığı özlem duygusundan başka bir şey değil
Güncellemeler
+1 yıl
Günaydın suboşlar
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Çok değiştim ve değişiyorum. Geçmiş evet o da silik bir rüya gibi.
hoş geldin
Çok değişmişim. O eski halimden eser yok şimdi. Izdırap içinde yorgunum şimdi..😅
Anladığım kadarıyla yaşamamış da teğet geçmiş gibi hissediyorsun geçmiş yıllarını. Uzaktan izler gibi.
Uzaktan izler gibi değil, ellerimden kayıp gidişlerini görür gibi
Üzülüyor musun peki?
Çaresizlikle karışık umutsuzluk dışında hiçbir his yok
Peki geçmişe dair umutsuzluğunun bugüne bir faydası var mı?
Hala devam ediyor oluşu geçen her yılın insanın ömründen gidiyor oluşu realitesi
Peki sence gerçekten senin gerçeğin bu mu?:-)
Benim gerçeğim her an sıkıcı bir şekilde güçlü durmak. Güçlü kalabilmek için yalnız olmayı tercih eden kişi olmak
Güçlü olmak ya da dur güçlü olmaya çalışmak senin için sıkıcı bir durum mu?:-) Yalnız olmanın güçlü kalmaya faydası nedir:-)
Seni yikabilecek, yavaslatabilecek, oyalayabilecek, zayiflatabilecek kimsenin olmaması fayda için yeter
Eteğindeki taşlardan vazgeçmek bir nevi. Peki böyle olmanın umutsuzluk duygunu tetiklemesinin sebebi nedir:-) böyle olmaktan mutlu değil misin yoksa?:-)
Mutlu değilim. Aşk acısı çekmeyi özlüyorum, bir insanın karşısında savunmasız kalmayı özlüyorum, artık bana ne yapacaksa yapsın demek istiyorum
Bu kadar güçlü olmak zorunda kalmak istemiyorum diyorsun bir nevi:-)
Evet istemiyorum. Her an güçlü kalmak zorundaysak neden insanlar kadın ve erkek diye iki cinse ayrılmış olsun ki? Kimi seviyorsan onu kaybetmek, onu kaybetme korkusuyla yaşamak, terk edilme endişesi, yalan ve ihanet, sana olan sevgisinin azalmaya başlaması senin zayıf tarafindir. Bundan kaçamazsın. Kaçıyor olman, çaresizlikle karışık umutsuzluktur
Yani sevgili ve duygular insanın zayıf tarafı. Güçlü olmak için de duygularını yıpratacak, zayıflatacak şeylerden uzak durmak gerekiyor.. Peki mutlu kalabilmek için kendine ne önerirsin?:-)
Mutlak mutluluk diye bir şey yoktur. Ama mutluluk adına kendime önerdiğim tek tavsiye her insanın hayatında az ya da çok güzel günlerin de yaşanıyor oluşu.
"Ne de olsa kışın sonu bahardır. Bu da gelir bu da geçer"
İnancın az çünkü fakat tamamen bitmiş değil. Önemli olan bir kalıba sığmak mı yoksa bir kalıbı yıkmak mı?:-)
Ruh insanın bedeninde, insan ise kalıplarında tutsaktır. Kalıplarını yikacaksin ki ruhuna özgür olmayı yaşatabilesin. Yoksa ruhun tutsakken fikirlerinin, düşüncelerinin özgür olmasının hiçbir önemi yok
Anladığım kadarıyla kalıplarını yıkmayı tercih ediyorsun. Bu seni hem güçlü hem özgür kılıyor sanırım 😄
Kalıbının adamı olmak küçük insanları kandırmak için söylenen bir söz 😉😉
Kalıp bir bardak suysa kalıpları yıkmak koca bir deniz yani:-)
Kalıp dediğin sadece bardağın kendisidir içindeki su denizden bir parçadır, aynı tat aynı koku aynı bileşim...
Birşeyleri reddetmek için de 5 saniyeliğine de olsa gözümüzde canlandırmamız ve doğruluğunu kabul etmemiz gerekmez mi?:-)
Doğruluğu kabul etmeyi değil doğruluğa inanmayı tercih ederim 😉
Ben de çocukluğumu çok özlüyorum anılar aklıma geldikçe ağlıyorum hiçbir şey eskisi gibi değil ben ben değilim keşke hep çocuk kalsaydım