Nisa taifesinin silahları çok güçlü. Hele o uçan balonlar yokmu? Dedim de aklıma bir fıkra geldi. Annesi küçük oğlunu yıkarken kazara, gögüsünün birisi dışarı fırlar. Çocuk şok olur ama görüntü çokta hoşuna gider, merakla anesine, orayı işaret ederek sorar; "Anne, bunlar neee?" Nasıl cevaplayacağını bilmeyen kadın, nasılsa sabah unutur düşüncesi ile, "yarın babana sorarsin, şimdi geç oldu" der. Ama çocuk unutmaz ve ertesi gün kahvaltıda babasina ilk onları sorar, Babası; "Onlar balon Oğlum, annen öldügü zaman o balonları şişirecegiz ve annende cennete uçacak". Birkaç hafta sonra ufaklığın babasi eve birkaç saat erken gelir. Çocuk aglayarak babasının yanına kosar. "Babaaa koş koş annem ölüyor." Babası çocugu sakinlestirmeye çalışır. "Dur oğlum bir sakin ol, neden annenin ölüyormuş?" Çocuk aglamaya devam ederken anlatir, "Sütçü Haydar Amca annemin balonlarını şişiriyor, annem de: "Tanrım sana geliyorum" diye bağırıp çağırıyordu.😊😊
O biraz zor. Ben istemediğim müddetçe kimse beni olur olmadık yollara sokamaz, o yollardan yürümeye zorlayamaz. Ancak ben istersem o yolları yürürüm. Aklıma girmek de mümkün olmadığına göre kolaylıkla oradan oraya sürükleyemezler...
Kim olduğuna göre değişiyor. Herkese zaafiyet besleyen biri değilim. Bir duygu besleyip ait hissetmeden olmaz benim açımdan. Yolumda ilerlemek bana hep daha güvenli gelmiştir. Sonuçta yol arkadaşını iyi seçmelisin. Yoksa yolda kalman kaçınılmaz olur.