Susmak için herkesin bir nedeni veya nedenleri vardır. Kimisi artık sözü fayda etmediğinden susar, kimisi umudu tükendiği için. Kimisi söylese sustuğundan daha fazla zarar göreceği veya acı çekeceği için susar, kimisi yeri ve zamanı olmadığı için susar. Kimisi Zaten konuşmayan biridir, kiminin sadece sözlerinin değil yüreğinin bile susmasına neden olan birileri vardır. Sen ne zaman ve neden susarsın?Jason reyizin sustuğuna bakmayın. O bakış sen bittin olum seni duman edecem mesajı taşıyor
Beni anlamadıklarını anladığımda susarım çünkü anlamak isteyene duymak isteyene bir fısıltı yetiyor ama anlamak duymak istemeyene avaz avaz bağırsanda nafile hiçbir faydası yok. Ne konuşsam nasıl konuşsam diye daha fazla kafa yormaya gerek yok nasıl olsa insanlar kendi işlerine geldiği gibi anlayacak anlasalar bile yanlış anlayacaklar. Onun haricinde kırıldığımda susarım hatta sesim içime kaçar felan bir suskunluk çöker bana suspus olurum konuşmak istemem insanlara küstüğümde bu tarz durumlar can sıkıcı neyse kaçtım ben çauv💃
Söyleyeceklerimin bir fayda etmeyeceğini anladığım an susarım. Çünkü bazen öyle durumlar oluyor ki karşıdaki insan seni anlamamakta ısrar ediyor. Ya anlamak istemiyor ya da gerçekten anlamıyor. Böyle durumlarda kendimi daha fazla yormam ve susarım. Söylediklerim fayda etmeyecekse ne diye konuşayım ki? Bunun dışında çok sinirlendiğimde de susarım. Çünkü sinir anında sonradan pişman olabileceğim bir söz söyleyebilirim. Kimseyi kırmak, incitmek istemem. Böyle olacak kadar çok sinirlendiğimde susar ve ortamdan uzaklaşırım. Çünkü bazen susmak en büyük cevaptır...
Artık karşımdaki benim için bitmişse susarım Konuşmak, çaba göstermek demektir ve insan karşındakini kaybetmek istemiyorsa çaba gösterir Zaten bir anlam ifade etmiyorsa çaba göstermeye gerek yok
Üzgün olduğumda susar kabuğuma çekilirim sessizce. Kimseyle iletişim kurmam, sıfıra iner iletişimim.
Kendi kendimi dinlerim bir süre, beni üzen şeyi, yaşadıklarımı iyice sindiririm. Yas sürecim dolduğunda yavaş yavaş o kabuğumu kırmaya başlarım. Bir de birine çok kızdıysam ve onu silme gücüne sahip değilsem o zaman da o kişiye susarım, öfkemi kızgınlığımı gösterme biçimimdir bu benim. Öyle güzel susarımki küfürden beter ağır gelir karşımdaki insana, dayanamaz bu muameleye Çok yaptım bunuu :)
Konuşmayı hatta hani derler ya bıdı bıdı heyecanlı şekilde gülüşerek konuşmayı severim, zaman gelir gülüşlerim isyanlara geçer, eski gülüşüme dönmek için çabalamaya başlarım, yine konuşurum ama bu sefer bur şeyleri eski haline döndürmek için konuşurum. Bir nokta gelir hiç bişeyin eskisi gibi olmayacağını anlarım.. o zaman susarım. Benim susmam umudumun bittiği zaman başlar.
Her zaman susarım, çünkü ben konuşmayı sevmem. Sessizliğim anlatır anlatmak istediklerimi. Konuştuğumda konuşmamamı istiyorlar benden. Ben de buna razı oluyorum, sessizliğe gömülüyorum. Dalai Lama “Konuştuğunda sadece bildiklerini tekrar edersin, eğer dinlersen yeni şeyler öğrenebilirsin” der. Üstelik 2 tane kulağımız, 1 tane de ağzımız var. Ben de iki dinleyip bir konuşuyorum genelde.
✔ Çabasızlık durumunda.. ✔ Karşımda ki beni anlamaya çalışmıyorsa.. ✔ Laf taşıyan biri varsa ve bana başkalarıyla ilgili beni ilgilendirmeyen şeyler taşıyorsa.. ✔ Yalan söylendiğini bildiğim zamanlarda.. ✔ Aptal yerine konduğumda susar ve çeker giderim
Genelde bana biri "İyi misin?" diye sorar. İşte o zaman susup bir köşeye çekilir ağlarım. Bu soruyu bana gerçekten beni önemseyen insanlar sorar genelde. Gözümden üzüntümü okuyabilen insanlar...