Yeşil yol (Green Mile) filmindeki bu can acıtıcı sahneyi hemen hepimiz izlemişizdir. Hak etmeyen bir insanın küçük bir cezaevi gardiyanlığı bile olsa hak etmediği bir yere geldiğinde çevresine ve hizmet verdiği yere nasıl zarar verebileceğini görürüz bu filmde. Aslında bu bir paradokstur. Hak etmeyen insanlar haksız yere iş, makam, servet edinirken diğer taraftan da birilerinin maddi-manevi her türlü hakkı yenmiştir. Peki sence hak etmeyen insanların biryerlere gelmesi mi üzücüdür, hakkının yenilmesi mi?
Hak etmeyen insanların bir yerlere gelmesi mi üzücüdür, hakkının yenilmesi mi?
İkisi de üzücü. Haksız kazanç her zaman gözüme batmıştır. Hakkımın yenilmesi daha da beter üzücü olur herhalde. Hiç başıma gelmedi bu durum. Ama gelse de hakkımı kimseye yedirmem!
Hak etmeyen insanların iyi yerlere gelmesi üzücülükten ziyade, can sıkıcı. Onlar hak etmediği başarının, mutluluğun tadına varırken biz onları seyretmekle kalıyoruz. Bir adım öteye gidemiyoruz. Ne yaşarsa yaşasın üzülmem öylelerine...
Kişilik & Karakter konusunda 19,5b cevap paylaştı.
Hak etmeyen insan bir yere gelmiş ise hak yenilmiştir. Ben o kişilerin orada olmasına üzülüyorum, kimin hakkı yenilirse yenilsin dolaylı olarak benim hakkım yenilmiş demektir. İşinin ehlinin olmadığı her yerde zararı hepimiz çekeriz.