Hani hep dürüstlükten bahsedilir ve dürüst ol canımı ye gibi ifadeler kullanılır ya. Siz de dürüst olursunuz ki ben dürüstlüğün kişilik yapısı olduğunu düşünüyorum aslında; oldum demekle olmuyor ağzınızdan fırlıyor dürüstlük… Dürüstçe açık açık söylersiniz düşüncelerinizi. Ne karşınızdakinden çekinirsiniz. Ne onun kırılacağı umrunuzda olur Ne sentimental ruh yapısı sizi etkiler, direkt dürüstçe söylersiniz her şeyi. Bugün çok mu çirkinim diyene evet deyip çirkinliğinin ayrıntısını anlatırsınız mesela. Ya da zekasının geri olup olmadığını sorana gerçek fikrinizi iletirsiniz. Geriyse geri diyebilirsiniz çünkü çekinmezsiniz kimseden. Aynı şeyi çıkar ilişkinizin olduğu kişilere de yapabilmektesinizdir. Tüm dünyaları kaybedeceğinizi bilseniz de ahlaksıza ahlaksız demekten geri duramazsınız. Alkışlayamazsınız onu. Fakat sonra doğru laflarınızdan dolayı sert görünür ve kötü kalpli olmakla da yargılanabilirsiniz. Bana gerçek fikrini söyle diyen insanlar; gerçekleri duyduklarında ağır gelir ve kızarlar. Neden gerçekleri duymak ağır geliyor doğruyu söylettirmeye çalıştığınız birinden? Kaldıramayacaksanız neden dürüst ol diyorsunuz?
Gerçekleri duymak ağır gelir de ondan. Kişilik yapım kendime dürüst, saygılı aynı şekilde karşı tarafında bu şekilde olmasını beklerim. Ama çevremde hep iyi gösterip arkadan dolanan , iş çeviren insanlar var. O kadar az ki halbuki dürüst olsa en güzel iyiliği yapmış olur insana. Çünkü insan hep kendini haklı görür, görmek istediklerini söyler. Karşı tarafında yapıcı eleştiri getirmesi kişisel gelişimi için kazançtır. Eleştiri getirirken de rencide etmemek gerekir.
Kızmalarının sebebi işlerine gelmemesidir. Gerçekler acı olur derler herkes gerçek olayları kaldıramaz yükünü alamaz hep inanmak istedikleri mutlu oldukları şeyleri duymak ister. İnsanın doğası budur hep bizi mutlu eden şeyleri duymak görmek isteriz canımızı acıtan şeyleri görmezden geliriz bize söylendiğinde de o anda tepkimizi gösteririz ama biliriz bize söylenenler gerçektir asıl olan odur. Gerçekleri kabul etmek zordur bunu kabul edebildiğimiz kadar hayatımızı daha iyi sürdürürüz, yalanla dolanlar nereye kadar güzel hayat sürebilir ki?
çünkü aslında insanlar sadece kendilerini mutlu eden doğruları duymak isterler mutsuz olan bir şeyi duymak istemezler işlerine gelmeyeni duymak istemezler çünkü bu kendilerine göre değildir meselenin özü bu sanırım
Çünkü yedirmez kimisi. Gerçekleri söylediğin zaman şaşırırlar kızarırlar bu onlara ağır gelir aynen öyle "dürüst ol canımı ye böyle" derler, dürüst olursun kızarlar Doğru söyleyen hep kovulur, dobra olan topa tutulur ne kadar eleştiri alırsak alalım sürekli doğru ne ise onu söylememiz gerekir. Yalandan bir yorumda bulunmak yerine dürüstçe aklından ne geçiyorsa onu söylemek gerekir, bu dönemde dürüst ve mert insanlar pek sevilmez ne kadar doğruyu söylersen o kadar göze batarsın ve nefreti bol kazanırsın.
Sadece sert yapmiyorlar insanlar deli yaftasini da yapistiriyorlar ama olsun dunyada bu kadar akilli var zaten bide beni idare etsinler durustluk ile patavatsizlik arasinda da ince bir cizgi vardir
Gerçekleri her karakter kabullenemez, aslında gerçeğin ne olduğunu kendisi de bilir, ama senin onun yüzüne bunları söylemendir rahatsız eden,, Bilmezler gerçekleri söyleyenin gerçek dost olduğunu.
Çoğu insan gerçeklerle yuzlesmeyi beceremez çoğu durustum diye in açık sözlüğünde patavatsizlik ve hirstir herşeyde olduğu gibi dürüstlüğü de bı dengesi vardir
Dürüstlük ve açık sözlü olmak karşı tarafın gururunu kırmayacak şekilde olması daha doğru olur diye düşünüyorum. Ayrıca sana yazamıyor olmak da canımı sıkıyor