Zamanında İtalya' ya gitme imkanım vardı. Hayatım tam anlamıyla değişecekti. Ama maddi olarak.
Birileri sağ olsun bana çok değer verdiler. Sende gel. Hem de aile kurarsın dediler. Güzeldi aslında ve çok ısrar etmişlerdi. Ama istememiştim.
Sebebi sadece gittiğim o uzak diyarlarda bir daha Ezan Sesini duyamamak vardı. Büsbütün dünyalık olmak, dünyevi kokusu sinmesi vardı. Beş vakit namazımdan daha mı? önemli deyip vaz geçmiştim. Pişman değilim, Keşke dâhi demiyorum. Şimdi çok mu? iyiyim hayır. Halen aynı yerimde sayıyorum. Kırık dökükte olsa bir imanımız var. Bana o yetiyor.
Beşiktaş Deniz Müzesi yakınında Barbaros meydanın da bulunan tarihi topun içine fotoğraf çekilmek için giren bir kişi topun içinde sıkışıp çıkamadı. İtfaiye'nin uzun uğraşlar sonucu genç sıkıştığı yerden çıkarıldı. 😂😂
Hatta Kafa Radyo'da Nihat Sırdar bunu konuda espri bile yaptı. "Ya topu ateşleselerdi Kadıköy itfaiyesi ordan karşılar kurtarırlardı" diye. 🤣🤣🤣
Veee bir de düğünde ki çılgınca oynayanları unutmamak lazım.
Çok sıcak olduğunda güneşe ateş etmek.. Geniş kaldırımları araç park yeri olarak kullanmak Daha geçenlerde haberlerde kaldırımda yürüyen yayadan araç yol istedi 🤷🏻♂️😅bunun örneği çok.
Ne yapıyorsun sorusuna iyim sen diye cevap vermek. Halı saha maçında kilolu olanları kaleye geçirmek. Kaldırımlarda duvar kalıbı gibi yan yana yürümek. Trafikte korna ile haberleşmek (Küfürleşmek) Çoğu vasıfsız insanları ünlü etmek. Olay olduğunda birlik ile değil tek başına kahraman olmaya çalışmak. Bir mekana gidildiğinde ulan burasıda iyi para kırıyordur he diye düşünüp hesap yapmak vsvs