Aslında her konunun her olayın derinine inerim. Hayatı detaylarda yaşarım, fakat bu detayları biliyor olmak ya da karşıya bunu bildiriyor olmak hayatı çok ta yaşanılası yapmıyor maalesef. Beni gerçekten tanıyanlar detaylar konusunda nasıl biri olduğumu bilir, ama yeni tanıyan biri her olaya ya da her konuya yüzeysel baktığımı düşünür. Bilerek böylesi bir izlenim vermeyi seçmemin sebebi bunu karşıya yansıttığımda artık konuşamama durumuna geliyor olmaktan kaynaklı. Bazen bazı şeyleri bilmiyor gibi görünmek ya da haberi yokmuş ya da yüzeysek bakıyor algısı vermek daha mutlu ediyor.
Yüzeysel yaşamak çağımızın gururu iken, derin düşüncelere daldığınızda "obsesif kompulsif bozukluk"ve"psikopatlık"gibi ürkütücü ithamlarla suçlanıyorsanız, sizi en iyi anladığını düşündüğünüz arkadaşınız siz herşeyi ayrıntılı inceleyince size en yüksek perdeden gülüp,"takıntılısın kızım sen"diye sıfatın dibini yapıştırıyorsa, dikkatinizden, derinliğinizden, ince düşünceli oluşunuzdan ötürü "tehlikeli" biri olduğunuzu düşünerek sizden kaçarak uzaklaşanlar mevcutsa, analitik düşünmenin yetenek değil kusur olduğu ortamlarda sükunetinize sığınıp, fikrinizi mahreminiz ilan ediyorsanız, içiniz içinize sığmıyorken sakin ve derin ruhunuzda, sığlığınızın ihtişamıyla adam yerine konuluyorsanız, en rahat yatak salağa yatılan yataksa... Neden derin biri olayım kiiiiii, yüzeyselin dibiyim🦄🍀🍏⭐❤️
Olaya ve kişiye göre değişir. Önemsiz bir insanın saçma bir davranışı önemsemem yüzeysel bakarım. Önemli bir insanın bir davranışını derinlemesine düşünürüm... Hoş bu aralar pek bir şey umrumda değil.
Derinine inerim üstün körü bakıp karar vermem. Neyin ne olduğunu nerdeb başladığını buna nelerin sebep olduğunu iyice öğrenir anlamaya çalışırım. İyice öğrenmek gerek çünkü bilip bilmeden ne konuşur ne de karar veririm.
Olaya göre değişiyor bu. Derine inmem gerekiyorsa inerim. Yoksa hiç kendimi sıkıntıya sokmam. Yüzeysel bakar geçerim. Hayat kısa, her şeyi kafaya takmamak gerek.