kimseye zararı yoksa ve bir alışkanlık hale gelmediyse.. durumu toparlamak için söylenmiş ve sonra da aslında doğru olan neyse dile getirmiş ise ve bunda samimi ise hoş görebilirim..
ancak sürekli birtakım ufak yalanlara sığınan sonra telafi etmeye çalışan birisi karşıdan yeterince tepki ve uyarı görmezse yalanları büyür sonra telafi edilemeyecek bir duruma gelir ve bu durumda aslında bu duruma hoşgörü yansıtan kişi de suçludur..
Yalan yalandır.. işte efendim pembesi bile olmamalı deriz. Yalan sebepsiz ve bu sebebe itecek etkenlerin olması üzücü elbette. Ama bazen ufak yalanlar rengi önemli değil, hayat kurtarıcı olmuyor mu? Ya da yalansız dünya dönüyor mu? Hiç sanmıyorum. Her birimizin yalana sığındığı durumlar söz konusu olabiliyor. Elbette hayatı risk taşıyan yalanlardan bahsetmiyorum. Bazen birinin gülen yüzü oluyor anlık bazende bir kalbe anlık derman.. Tabi olmamalı mı? Şart mı? Tabiki değil ama hayatın akışında neler olmuyorki. Bizler yalana alışa alışa büyümeyi öğrendik diye biliyorum))
Beyaz yalanları her halûkârda hoş görebiliyorum. Bana göre yalanın büyüğü, küçüğü olur. İnsan bazen üzmemek, üzülmemek adına pembe yalanlar söyleyebilir. Bu yalanlar birilerine zarar vermeyecek, onları üzmeyecek türden yalanlar ise hoş görülebilir.
Yalanın rengi olmaz diyen kesmi destekliyorum. Yani büyük yalan olur, sonucu ağır olduğu için söylenmiştir anlarım ama basit yalanları söyleyen kişilerinde basit olduklarını düşünüyorum. Ufak tefek konulardan kaçmak öz güven eksikliği, cesaretsizlik olarak nitelendiriyorum. Yani kişi neden benden çekinip saçma sapan basit bir şey için yalan söyler ki. Bu bana göre kişinin kendisini benden ezik durumda görmesinden başka bir şey değildir.
Benim gözümda yalanları masumlaştırmanın renge ayırmanın bir mantığı yok. Kim olursa olsun ister "beyaz" yalan desinler ya da ister "pembe", fark ettiğim anda affetmem. Çünkü ben hep elimden geldiğince dürüst yaklaşan biriyiim. Doğal olarak karşı taraftanda bunu bekliyorum. Aksi olunca sevdiğim kişi de olsa kırk kat yabancı oluyor elimden bir şey gelmez.
İkisinin ortası aslında. Ortası derken başlarda güzel gelir. Beyaz sayfa gibidir ancak bunun yalan olduğuna inancın ne kadar el verirse o kadar sürer. Tabi bu zamanlarda hoş gelir. Sonrası bir meçhuldür. Bunu hiç bir insan tahmin edemez. Konusuna göre değişir.
Her ikisinde de hoşgörüyle karşılanabilir. Seven taraf iken bi tık daha görmezden gelinebilir ki seven yanlışını da, doğrusunu da bi şekilde sindirir, tatlı görmeye gayret eder.