Kimisi için arkadaş edinememektir yalnızlık.. Kimisi için konuşacak kimseyi bulamamaktır.. Kimisi için ise anlaşılamamaktır yalnızlık.. Bazen yalnız kalmaya ihtiyaç duyarız ama bazen öylesine yalnızızdır ki ne bir dost, ne bir arkadaş ne de derdimizi paylaşacak tek bir insan bulamayız etrafımızda. İçimizde kalanlar yaşlandırır bizi, saçlarımızı ağartır, sağlımızı elimizden alır ve en sonunda da hayatımızı. Şanssızdır bazı insanlar, kimileri anlamaz bunu.. Yalnız doğar, yalnız yaşar ve yalnız ölürler..
Peki ya sana göre yalnızlık nedir? Nasıl tanımlarsın yalnızlığı? Yalnızlıkla dost olanlardan mısın, yoksa ondan kaçanlardan mı?
Merhabalar.. Bana göre yalnızlık büyük keyif aldığım bir yaşam biçimidir.. İnsanların büyük bir çoğunluğu yalnızlıktan şikayet eder durur ama bana göre yanlış insanlarla yanlış duygularda olmaktansa, yalnız kalmak çok daha keyiflidir.. Kendi kendini dinlersin, kimseye hesap vermek gibi bir zorunluluğun yoktur, kendi kendinin patronusundur.. Canının istediği şeyi o an sen istiyorsan başka kimseye icazet vermeden yapabilirsin.. Ya da başka insanlara hesap sorma girişiminde bulunmazsın, kafan rahattır kısacası.. Bunu sadece gerçek anlamda yalnızlıktan keyif alan insanlar bilebilir.. Keyifli geceler..
Yalnız olmak, yalnız hissetmek ve yalnız kalmak farklı şeyler. Yalnızlığı seçersen yalnız kalmazsın da yalnız hissetmezsin de. Aksine kendi benliklerini keşfetmiş, kendini doldurmuş olursun.
Yalnız kalırsan buna mecbur bırakıldığın anlamına gelir. Çevren tarafından görülmediğin, duyulmadığın hatta dışlandığın anlamına gelir. Bu durumlarda kendini değersiz hissedersin, o an yok olmak istersin. Oysa sadece ortam değiştirmen gerekir.
Yalnız hissetmekse bambaşka bir şey. Yalnızlığı sen seçsen de, başkası seçse de yalnız hissedebilirsin. Ama bu en fenası. Çünkü insanları bunalımlara, depresyona sürükleyen yalnızlık türü bu. Oysa bununda çözümü çok basit. Tek kelimeye bile sığıyor çözümü: İbadet. Allah'a ibadet ettiğin, görevlerini yerine getirdiğin an bu his senden kaçar, gider.
Bana göre yalnızlık; anlaşılamamak, bin tane cümle kurmak bir tanesinin bile anlaşılmaması, bin kişinin içinde tek başına kalmak.. Ben insanlarla iyi anlaşmayı, sohbet etmek, sosyalleşmek bunları çok seven bir insanım. Eskiden kalabalık bir çevrem vardı sahte olduklarını kaşfetmek benim vazgeçme eşiğim oldu sonrasında bir daha eski halime gelemedim yalnızlığı seçtim.
Artık yadırgamıyorum bunu da. Alıştım böyle olmaya artık kimseyi istemiyorum yalnızlığıma eşlik edecek çok az insan var.
Bana göre yalnızlık nedir.. Nefes almak gibi biraz nefes alırken yalnızsın zira.. Ölüm gibi biraz herkes yalnız ölüyor netice de.. Doğmak gibi biraz yalnızlık herkes yalnız doğuyor.. Biraz da yalnızlık anlaşılmamak olabilir zira bu zamanda anlaşılmak büyük nimet.. Biraz da yalnızlık öfke gibi olabilir insan öfkelendiğinde yıkar kırar geçer.. Biraz yalnızlığa sabrı da ekleyebiliriz sabır gibidir yalnızlık kabullenmesi güçtür.. Biraz da sevgisizliktir yalnızlık zira sevenin yoksa yalnızsındır... İnsan yalnız doğar yalnız ölür ama hayatındaki kalan o süre de onu seven onu anlayan onu dinleyen öfkelendiğin de sakinleştiren mutluluğunu paylaşan birisi yoksa yalnızdır işte..
Bugün sanırım yalnızlıkla ilgili bir soruya daha yazmıştım bişeyler :) uzun uzadıya anlatırım fakat bu sefer yalnızlığın ahı kalır yakamda. Tek kelimenin sürüklediği binlerce cümlenin dipsizliği ne hoş ve bazen nahoş :) istediğimde kurtulana dek ona sığındığım ve istemeden onunla sınandığım bir demirbaş hayatımda. Öyküler yazsam tutulur gibi geliyor çünkü yalnızlığı anlatmak kalabalığı anlatmaktan daha kalabalık düşünsene ;)) Yine de çok uzun süre gitmeyelim yalnızlıkla bir süre sonra kendine acıklı bir hikaye daha bulup terkedebiliyor :)
Bana göre yalnızlık Times meydanında kendini Sahra çölünde hissetmek gibidir anlaşılamamaktan. Çevrende, yanında, yörendeki kuru kalabalığın içinde birlikte yürüyebileceğin sevdiğinin ya da sevdiklerinin olmaması ya da olamamasıdır. İşte insan böyle bi durumda kendini gerçekten yalınız hissediyo.
Bana göre yalnızlık; etrafının kalabalık olmasına rağmen kimsesiz hissetmek. Derdini dinlediğin kişinin sana bir kere bile nasılsın? diye sormaması. Telefonuna baktığında işi düşenler hariç yazanın olmaması , telefon zil sesini unutman...