Hayır ağlamak içte olan sinirin, stresin, üzüntünün gözyaşlarına yüklenerek dışa atılma biçimidir ve çokta iyi gelir. En azından kendim için öyle çünkü bazen ortada hiç bir şey olamasa dahi ağlama ihtiyacı hissediyorum ve ağlıyorum da. Rahatlıyorum çünkü... Ve bana göre güçsüzlük falan değil bu, gayet insancıl bir davranış. Eğer olmuyorsa sıkıntı vardır...
Benzer olaylarda, biraz olsun güçlenmeyi gaye edinmeden ve benliğine dair gücünü yinelemeden tekrarlıyorsan evet, zayıflıktır. En ağır problemleri yaşamış biri olarak bunu söylüyorum, ciddi derecede gözyaşı döktüm zamanında. İstediğin kadar ağla, dilediğin kadar pes et veya elinden geldiği kadar sitem et fark etmez; mantığını dinleyemediğin ve çözüm üretemediğin sürece yenilmeye mahkumsun. Hayatta her koşulda yalnızsın, kimse de elinden tutmuyor, tutmayacak. Ayağa kalkmayı öğreneceksin, öyle ya da böyle.
Elbette ki öyle, bilmiyorum daha önce gördün mü beni ama, çok sert üslubum var belirli konularda. Bu görüşü beğeneceğini düşünemezdim kimsenin. İşimde görüyorum, yuzlercesini. İnsanlar kaçmayı tercih ediyor ne kadar anlatsan da.
Daha önce hiç görmediğim bi üyesin nasıl bir üslubun var bilmem fakat gerçeklerden- doğrulardan kaçılmaz. Ayrıca bu görüşünü sonuna kadar destekliyorum.
Ağlamak "çok güçlü durdum ama benim kapasitem de bu kadar" demenin göstergesidir. Yani güçlü insanlar, başkalarına zarar vermeyen insanlar ağlar. NOT : Burda k*çını kurtarmak için ota, boka ağlayan pelinsu ve berkecanlardan bahsetmiyoruz.