Çok kıymetli biri '' Şeker Portakalı '' nı aldı, 2 sene oldu. Ondan önce de '' Yüzbaşının Kızı ''nı üç senede getirmişti. Artık bir cezayı hak ediyor bence ama bakalım...
Ödünç verilen şeyleri geciktirmeden vermeyi severim ben, mahcup olmaya hiç gerek yok. Belki de geciktirmeyi adet edinen insanların '' rahat '' yaşamlarındandır bu huyları, kim bilir...
zamanım.. değmeyecek insanlara zamanımı veriyorum ( tabiki insan ilk başta bilemiyor o insanlara zaman harcanmali mi harcanmamali mi ) ve sonunda o kişiye bir dakika bile zaman harcamanin lüzumsuz oldugunu anlıyorum.. ve geçen zaman geriye gelmiyor.. ama bu olaylarda tecrübe olarak insana kalıyor işte.
Dedemin köstekli saatini babama verdim pismanim. Ilerde bana geri verecegini soylemisti icim icimi yiyo abime falan verir diye. Surekli hatirlatiyorum bak o saat benim kimseye verme diye ama kuduruyum diye ogluma veririm diyo. Kanser olucam yakinda
Borç para, ben hemen istemem veya isteyemem su gün vericem sonra versem olur mu diyorlar ben alsam birinden ver hadi der 2 saatte bi uyuz olduğum konulardan o yüzden kimseye vermiyorum en azından yakınıma çünkü yakinimin böyle yapması üzüyor
Arkadaşım annemin hediye ettiği bandanamı çok beğendiği için izin alma gereği duymadan almıştı ve üstelik hayır dememe rağmen. Ben de daha fazla ısrarcı olmaya çekinmiştim. Sonra arkamdan dedikodumu yaptığına dair mesajlarını yakaladım birkaç defa ve bunun doğal bir sonucu olarak arkadaşlığımız bitti. Bandana mı? Geri vermedi tabii ki. 🙂
Yerinde olsam geri isterdim. "Şuraya gideceğim, o tişörtü giymek istiyorum" der geri alırdım. Ben de bazı insanlara kalbimi verdiğim için pişmanım. Hak etmedikleri için değer vermediler.