Sana kötü davranan birine saniyeler içinde zarar verebilecek güce sahipken durup sakin bir nefes alıp oradan uzaklaşabilmektir. Hayata bırakmalısın. Çünkü hayat bunun çaresine daha iyi bakacaktır.
Hayat her yılı ayrı bir merdivenlerden ibaret bir tırmanma yürüyüşü bana göre ancak her merdivenin de kendi içinde atılması gereken adımları var. Attığımız her adımın bir sonucu o sonucun bizim hayatımıza yansıması aldığımız kararların verdiği acılar ya da mutluluklar hayatımızın bir parçası..
İşte attığımız her adım bir olgunlaşma evresine sahip çocukken kurduğumuz hayallerimiz gençlikle evrim geçirmeye başladığında atılan adımlarını yarattığı hayal kırıklığı bazen de tam tersi başarısı bizi hayatı bazen acı bir şekilde sorgulamaya ittiği gibi bazen de pembe gözlükleri takarak daha umutlu olmamızı sağlıyor..
Aldığımız her karar kazandığımız her zafer kaybettiğimiz her savaş hayatın içinde bir günde bile bir çok defa yaşadığımız o duygu karmaşası her zaman olgunlaşma evresinin merdivenlerinden ibaret..
Hamlık evresinden olgunlaşma evresine geçerken bazen bir kayıp bazen bir kazanç bir başlangıçtır olgunlaşmak için..
Kişilik & Karakter konusunda 32,5b cevap paylaştı.
Her yıl olgunlaşıyor insan. Her gün, her hafta, her ay, her yıl kendime daha fazla örnek katıyorum. Daha fazla öğreti ile besliyorum. Daha çok bilgi ediniyorum ve deneyimler sonucunda meydana gelen olaylar harddiskime kaydedip bir daha olumsuz olaylar yaşanmasın diye sonsuza dek kaydediyorum. Zamanla da derin dondurucudan çıkan yiyecekler gibi kullanıyorum. Olgunluk sakinliktir, olaylara bakış açısını her açıdan görüp uygulamaya en son karar vermektir. Gençken hızlı kararlar alırdım ama şimdi öyle değil :)
Yaşadığım olayların sonrasında ister istemez olgunlaşmaya zorladı hayat, bir ağırlık yüklüyor omuzlarına da ruhuna da. Bir yanı buruk bırakıyor, herkesin bir şeylerden ötürü bir tarafı eksik. Önemli olan tüm bu eksikliklere rağmen bir şekilde pozitif bakarak yaşayabilmek işte…
Babamın anneme vurduğu gün olgunlaşmıştım. Sanırım 14-15 yaşındaydım. O gün kendime söz vermiştim. Her ne olursa olsun kimse ailemi ezemeyecekti. Hatta kim olursa olsun. O gün bugündür sözümü tutmaktayım. Çok küçük yaşta çalışmaya başladığım için olgunlaşmam ve hayata bakış açım hep net olmuştur.
Küçük yaşta dedem beni camiye götürürdü yanlarına oturup ettiği sohbetleri dinlerdim ve şimdi ben aynısı oldum ve çok mutluyum bu durumdan konuşmalarım olgun olduğu yaşlı amcalar söylerdi bana 13 14 15 bu yaşlarda başladı ahretlikler sohbetimiz yaş 20 şimdide benim meclisim var ahretlikler yanlarına gidip sohbet ederiz binbir farklı konu yaşanmışlıklar eskiler dinledikçe çok hoşuma gidiyor hala ve şunu söyliyim 14 15 yaşında doğru dürüst arkadaşım olmadı hep bi çıkar olduğu için kendimi kapattım sonra dedem beni o meclisle tanıştırdı Evet aylar yıllar böyle geçti bazen ekmek almaya giderken 2 tane ahretlik görüyorum selamı mı verim oturuyorum onları dinliyorum bende böyle bir kulum ergenlik yaşında o saçmasapan konulardan hep uzak durdum sağolsun dedem açtı beni yoksa bende bi (PESSİMİST) tim şimdi -VESSELAM-
Yok olarak 2014ten sonra fakat genelleme yapacak olursam sorumluluk ve sorunlarım artmaya başladığında hayatıma aşk denen duygu girdikten ve insanların terkedebilecegini kirabileceğini anladiktan sonra olgunlaşmaya başladım acı miktarı arttıkça olgunlaşmaya başladım aslında olgunlaşmak bir diğer adıyla içe kapanmak razi gelmek demek bence...
Çok küçük yaşta bir çok ailevi sorunlar yaşadım, bu hayata karşı beni çok etkiledi. 13 - 14 yaşlarında artık yavaş yavaş bir çok şeyi anlıyordum. Zaman geçtikçe de daha çok ağırlaştım. Kendi hayatımın sorumluluğunu aldım, her şeyin farkındayım.
Hayatımın dönüm noktalarında... Aşk acısi çektiğimde, arkadaşlarım ve sevdiklerim tarafindan ihanete uğradığımda.. daha çok farkindalık yaşadığımda ve içimdeki çocuğu odasına kilitlediğimde bu iş bitti.. Şimdi ruhsuz ve güvensiz yola devam.. gayat güvenli.
İnsan aslında ilk nesneleri tanımaya başladığından itibaren olgunlaşma süreci de başlar. Mesela elini sıcak bir şeye sürdüğünde canının acıdığını öğrenir ve bunu bir daha yapmaktan kaçınır. Olgunlaşmaya yönelik ilk adımlardan birine bunu örnek gösterebiliriz. Toplumsal olarak olgunlaşmanın genellikle 35 yaşından sonra başladığı kabul edilse de bu doğru değildir. İnsanı yaşı değil yaşadıkları olgunlaştırır. 20-25 yaşında olgun insan olabileceği gibi 60-65 yaşında çiğ insan da olabilir.
Sana kötü davranan birine saniyeler içinde zarar verebilecek güce sahipken durup sakin bir nefes alıp oradan uzaklaşabilmektir. Hayata bırakmalısın. Çünkü hayat bunun çaresine daha iyi bakacaktır.
Babamı kaybettikten sonra olgunlaşmaya başladım.. Ama çocuk yanımı da asla kaybetmedim.. Bazen bazı insanları hayatın adaletine bırakmak en güzelidir evet ama bazılarına da haddini bildirmek gerekir.. Keyifli akşamlar..
Çocuk yaşta çalışmaya başladığımda hayatın acımasız taraflarını gördüm. Kendimi ezdirmemeyi ve hayır demeyi öğrendim. Gerçekleri anlamaya başladıkça olgunlaştığımı hissettim. Daha yolun başındayım ve önümde uzun bir yol var.
Canimi vermeye hazir oldugum arkadaslarimdan kazik yedigim zaman olgunlastim. Fikirlerim hayata bakisim hersey degisti Şu an oldugum kisiyi onlara borcluyum sagolsunlar gercek hayati gosterdiler
Olgunluk bana göre kasıp kavurmamayi öğrenmek, beklemek, sabretmek değil de hosgormek, empati yapabilmek , yerinde ağır davranmak, tepkisiz kalmamak diye düşünüyorum.
Benimle uğraşan kişileri hep sadece izledim. Beddua ettiklerim her zaman layigini buldu karma ya inanıyorum. Kimseye bana kötülük yapsa da intikam amaçlı plan kurup zarar vermem
Annemle babam ayrılıp. Annem ve kız kardeşimle yaşamaya başlayıp birden bire evin erkeği olarak kalınca.
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
18 yaşımda, ilk sevgilimin 30 yaşında olduğu hâlde kendini 20 li yaşlarda tanıtıp benimle öpüştükten sonra Facebook unda karısıyla birlikte çocukları vs resmini gördükten sonra baya olgunlaştım. Tabi yıl 2008 falan...