Şaşırmayın, arada rap müzik de severim. Bu parça da bir zamanlar buradan çok sevdiğim bir arkadaşım sayesinde listeme girmişti.
Aslında sorunun temelinde yatan ana öğe kaybetmeye dayalı şu tweet:


İnsanı olgunlaştıran hamlıktan kurtaran kişiliğini farkındalıklarını tecrübelerini birbiri içinde yuğuran yaşama lezzet katan zamanı anlamlaştıran gerçekler kaybetmek acı çekmek pişman olmak değildir. Ne insanlar tanıdım iflas etsede kayıp versede pişman oluncak yaşanmışlıklara sürüklensede olan bitenin farkındalığına varamamış. İnsan yaşadıklarıyla bakış açısını genişletemiyorsa değiştiremiyorsa aynı yerde duruyorsa hamlığıyla çürümeye mahkumdur. Nezaman yaşanmışlıklar kendisine bir şey katıyor işte o zaman olgunlaşıyor. Değişim şart🤷♀️
Bence insanın hamlığı empati yoksunluğu ile ilgili biraz da. Bir başkasının acısını, ağrısını, derdini tam da onun hissettiği tonda yaşayamasak dahi onun olduğu yerden bakmamız bizi bi tık ham olmaktan uzak etmez mi?
Sanırım üzüntü başımıza geleni değil gelmeden hissetmeyi mümkün kılmalı. O sebeple ben ham olduğumu düşünmüyorum naçizane. Az daha geçerse külümü savuracaklar.
Evet tabii. Bu tip kişiler hayata henüz pembe gözlüklerle bakanlar oluyor.
Kayıplar yaşayıp hayat tecrübesi edinenler de daha olgun kişiler oluyor.
Cevap
0Cevap
Ham değil.
Yokluktan beyhaber oldukları için yaşanmışlıkların olgunluğu onlarlarda olmaz.
Büyümemiş, çocuğa benzetirim ben onları.
Iyi hikayeyi nerden bulacaz hem de 8 tane.
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?