“Ah hafıza, huzurumun baş düşmanısın.” diyor, cervantes... İyi bir hafızanın, bazı geceler cana kastettiğini herkes bilmez. Hatırlamak lanettir. Unutmamak felaket"
Unutmamak yerine göre büyük nimet... Yine unutmakta yerine göre büyük nimet...
Ben çoğu zaman unutmanın nimet olduğunu düşünüyorum. Çünkü yaşadığımız acılar, imtihanlar, insanların bize yaptığı kötülükler ilk günkü kadar aklımızda olsa, zihnimizi işgal etse çok yorulurduk. O yüzden unutmakla birlikte insan kendi yoluna da bakabiliyor. Bu gerçekten düşünüldüğünde Allah'ın bize bir rahmeti.
Ama işi başka bir boyuttan düşünelim. Sevdiklerimizi, ailemizi, yaşadığımız güzel anılarımızı, hatalardan dönen pişmanlıklarımızı, hayallerimizi, başarılarımızı, sevgiye dair her şeyi, bizi biz yapan değerlerimizi unutursak da bu da gerçekten büyük imtihan. Özellikle bu insanın başına bir hastalık neticesi geliyorsa, sevdikleri için çok ağır bir durum. O yüzden hatalarla, güzelliklerle yaşamı hatırlamak ama bu hatırlamanın içinde de çok yorulmamak lazım. Bunu da Rabbimiz çok güzel dizayn etmiş aslında. Yani zamana, duruma göre değişen bir şey olarak görüyorum bu mevzuyu 🍃
Bence kişinin karakterine bağlı, güçlülüğüne bağlı. Acıyla başa çıkan insan için unutmamak nimettir. Çünkü hatırladıkça daha da güçlenir o insan. Ama kompleksli, hassas, hayatına kendine zindan eden kişi için unutmamak illettir. Kötü anıları hatırladıkça öyle bir insan, kendini yer, sinir krizi yaşar.. Ağzında bakla ıslanmayan, art niyetli kişi için ise felakettir unutmamak.. Öyle bir kişi muhattabının sırlarını unutmadığı için sağa sola dağıtır, rezil eder.. Güzel anıları unutmamak ise nimettir.. Kişi kendisine yapılan iyilikleri unutmazsa çabuk insan harcamaz, nankör olmaz. Mutlu olduğu anları unutmazsa şükür duygusu artar. Bu anlamda unutmamak nimettir.. Kişi kötü anıları hatırlarsa ve isyan eden bir kişiyse işte o kişi için unutmamak illettir, kendini hasta eder, kendine düşmanlık yapar. Kendisine yapılan haksızlıkları, atılan kazıkları hatırladıkça intikam almak ister, hayatı yaşayamaz.. Ama Allah'a havale eden, intikam peşinde koşmayan, öz eleştiri yapan, geçmişe sadece ders almak için bakan, geçmişteki deneyimlerini öğreti olarak gören, kazanç olarak gören kişi için ise unutmamak nimettir. Eğer unutursak aldığımız dersi de unuturuz ve aynı hataları tekrar yaparız. Eğer unutursak art niyetlilerin bize zarar vermesine de izin veririz. Sevdiklerini kaybeden kişi için ise unutmamak illet midir, nimet midir? Dünyanın en zor acılarından biridir sevdiğini sonsuzluğa uğurlamak.. Acıyla baş eden kişi için unutmamak nimettir ama ağıtlar yakan, isyan eden, neden ben diyen kişi için unutmamak illettir.. Halbuki isyan etmeyip, tevekkül halinde olan kişi zamanla da acıya alışır. İnsanın hayatı algılama, yorumlama şekline göre değişiyor bu sorunun cevabı aslında.
Hayırlı geceler olsun 🙏 Unutmamak denildiğinde 2 mana gelir akıllara. Iyi bir şey ve unutulmuyor ise nimet, lakin kafa yoracak yürek sızlatan bir durum var ise illettir. Yıllar geçse bile bu durum senden geçmez. :)
Yaşanılan bir deneyimi unutmak, daha doğrusu unutmayı istemek büyük bir aptallıktır; bildiğiniz, daha önce yürüdüğünüz yolu unutmak ve böylece kaybolmak ya da hazine dolu bir sandığı uçurumdan aşağı atmakla eşdeğerdir.