Kötülüğü hayat şartı kabul etmiş bir insan, iyilikten kaçar mı?

Sürgünde Dostoyevski, hapishanedeki bir köpekle, insan ilişkileri üzerine gözleme dayalı bir deney yapar.
Köpek kimse tarafından sevilmez ve yanından geçen her mahkum ona bir tekme atar. Tuhaf olan yanı köpek kaçmaz ve mahkumların ona rahat vurabilmesi içim pozisyon alır.
Dostoyevski günün birinde bu köpeğe yaklaşır ve kendisinden bekleneceği gibi onu sevgiyle okşar. Köpek bir süre şaşkın şaşkın ona baktıktan sonra havlayarak yanından uzaklaşır.

O günden sonra köpek bir daha Dostoyevski’ye yaklaşmaz ve onu nerede görse havlayarak kaçar.
Kötülüğü hayat şartı kabul etmiş bir insan, iyilikten kaçar mı?
İnsan her ne kadar sevgiye aç bir canlı bile olsa, tatmadığı güzel duygulardan kaçar mı?
Kötülüğü hayat şartı kabul etmiş bir insan, iyilikten kaçar mı?
Cevapla