Hayatımın büyük bir kısmını depresif ve yıkık bir insan olarak geçirmiştim. Beni mutlu yapan çok az durumlar vardır. Örnek vermek gerekirse: birisinin bana değer vermesi, sevmesi, üzgün olduğumda yanımda durup beni mutlu etmesi; müzik dinlemek ve oyun oynamak. Bunlar beni en çok mutlu eden durumlardır.
Bu saydığım durumlardan birisi kaybolduğunda tamamen duygusuz birisine dönüyorum ve şu anda duygusuz ve mutsuzum. Kısacası çok çabuk şekilde mutluluğumu kaybediyorum.
Mutluysam mutluluğumu ya tek başına ya da sevdiklerim ile paylaşırım; yaşarım. Sevdiğim insanlarda zaten mutluluğumu bozmak adına bişey yapmaz. Mutluluğumu bozmak en zor şeylerden biridir oyuzden. Beni mutlu eden şeyleri de kimsenin elimden almasına müsade etmem, ona göre bir yo izlerim dünyamda🎈
Bir nedenden veya bir olgudan dolayı kendimi mutlu hissediyorsam o olay bozulmadığı sürece asla kendimi mutsuz hissetmiyorum. Bir şeyden sebep mutluysam, elzem olana ulaştıysam veya gerçekten hissettiysem o mutluluğu dünya yansa ev yıkılsa vs hiçbir türlü mutsuzluk hissetmem. Baki olanla yetinmesini bilir onunla kucaklaşmaya devam ederim. Beni bir şeyin üzmesi için ise çok yakınımda olması gerek ki ailemden başka bir şeyi de yakınıma dahil etmiyorum.
Eskiden hiç kolay değildi ancak zaman içerisinde çoğu şeyi kafaya takar biri haline geldim ve bu beni değiştirdi. Yani mutluyken normalde umursanmaması gereken bir olayı kafama takıp istemeden üzebilirim.
Genel anlamda benim ruh halimi bir 'kişinin' etkilemesi kolay değildir.. Değer verilmesinden değil kendime deger vermekten, sevilmekten degil sevebilmekten mutlu olan bir yapım var.. Mutluluğum, huzurum, depresif hallerim esasında hissettiğim tüm duygular benim 😏 bir başkasının etkilemesi uzak ihtimal..