Farklı görünmek gibi bir çabam hiç olmadı. Yüreğindekileri söyleme konusunda da karşımdaki kişi anlayacaksa tabiki dile getiririm ama malesef insanlar anlamıyor anlamak istemiyor hatta bazı yaralara tuz bastiklari bile oluyor hele bazı insanlar varki insanın mutluluğuna sevincine bile göz diken kiskanan bu kadar kötü insan varken insan yüreğindekilerini herzaman dile getiremiyor ama kötü insanlar olduğu gibi güzel insanlarda var Yürek, yüreği güzel olana açılır Laf ancak anlayana anlatılır Dost ise yüreği güzelse, dostum dediğini anliyorsa dosttur.
Korkuları vardır insanın zaman zaman kazanmak yerine kaybetmekten korktuğu.. Ve kimi zaman elinde böyle durmasını sağlarken sözlerle uzaklaşacağını sandığı. Söylemekten kaçarak elinde tuttuğunu sandığı.. Bunun tek nedeni vardır, korku, kaygı ya da adı her ne ise.. "Her suskunluk aslında iç kanamadır ilişkilerde." İnsanın içten içe boğan, boğduran susmaların soluksuz bıraktığı. Ondandır netlikten uzaklaştığı ve ondandır susmaların geçici rahatlığı..
Soyleyememelerinin bir sürü etkeni olabilir. Acı tecrübeler ve kaybetme korkusu , linç yeme korkusu toplumsal normlar ve taktiksel olabilir. Reddedilebilir karsi tarafin ilgisi azalabilir bir suru sey mevcut. Herkes her şeyi açık açık soyleyememesi herzaman kötüde birşey değildir. Bazi kosullarda iyide oluyor. Ahlaksizligi ve toplumsal normlara sığmayacak seyleri içinde barındıranlar var.
İnsan, kendi içinde madde ve mücerret iki varlıktan bir can. Dışarıda bir alem, içeride bin alem, şekilleniyor durmadan. Bu hıza şuuru yetmiyorsa, eksik kalıyor hayattan. Senkron tutmayınca, olunan ile, olmak istenen arasında, bocalıyor çoğu zaman.