Hiçbir şeye inanmıyorum. Tanrıya, insanlığa, kendime, sevgiye ve umuda. Dünya bir disütopya gibi. O kadar mekanik yaşıyorum ki hiçbir şey hissetmiyorum. O gülüşüm de sahte. İşte bütün bunların adıdır bence boşluk hissi. Koskocaman hem de. Her şey hep biraz eksik olacak, hep biraz daha eksik..
Tahmin ettim. Yikilmis gibisiniz hersey anlamsiz geliyor ve içiniz daralıyor çünkü bir amaç yok amacsizlik sorunu. Zamana birakin durulsun içiniz kendinizi dinleyin.
Evet benimde cok işime yaramıştı işim. Heleki insanlarla ilgili bir iş ise onların sorunlariyla ugrasmaktan kendinizi unutuyorsunuz. Ama nolursa olsun başını yastiga koyduğunda yine kendinlesin ve o boşlukla.
Hemşireyim hastalarım var onlarla ilgilenirken unutuyorum zaman bile olmuyor ama eve gelince gece kafam donuk gibi oluyor. Konuşmak istiyor bir tarafım bir tarafım tek kalmak istiyor bir tarafım olumluyken bir tarafta olumsuz. Sanırım araftayım.
Bende askeri personelim. Bende askerlerle uğraşmaktan ki dertleri bitmez : ) kendime zaman bulamıyorum ama eninde sonunda o arafta kaliyorsunuz hayatınız yenilik bir heyecan veya amaç istiyor zamanla o araftan çıkıyorsunuz ama bu kezde sıkıcı monoton hayatla devam ediyorsunuz hemşire hanim.
Metabolizmamiz çalışmaya devam ediyor. Hucrelerimiz yenileniyor. Dolasim sistemi çalışıyor. Nefes alıyoruz. Yasamaktan kastın buysa evet hayat devam ediyor. Peki ya duygular?
Hayatımız yolculuk gibidir zaten bazen mola veririz bazen sıkılırız ama gerçek su ki nolursa olsun yolculuk devam eder herşeye rağmen inancımızı kaybetmemeliyiz.