Birçoğumuz olacak şeyleri önceden hissetmek, tanıştığımız insanlar hakkında gerçek ve doğru fikirlere sahip olmak, her şeyin altındaki gerçek hayırdan haberdar olmak isteriz. Fakat bunun gerçekten de büyük bir sorumluluk olduğunun bilincine varmamız zaman alır. Bundandır ki, Allah insanoğlunun hepsine değil, çok küçük bir kısmına bu yeteneği bahşetmiştir.
Kalp gözü, yani gönül gözü, ruhun öte aleme açılan penceresidir. İslam dini dışında diğer dinlerde de bu aleme ulaşmak için yapılması gerekenler genelde birbirine çok yakındır. İnsan ruhunun bu bedende, bir bu aleme, bir de öte alemlere açılan penceresi bulunmaktadır. Ruhumuz bu aleme açılan pencereden, beş duyu organı ile hayal alemini ve hafızamız yolu ile de iletişimi sağlar. Bunlardan biri çalışmadığında, ruhun o yöndeki iletişimi kesiliverir. Aynı şeyler öte alemler için de geçerlidir. Ruhumuz, Melekût alemi yani (Ruhların ve nefislerin makamı olan âlemi) algılayabilmek için bu dünyaya olan bağlılıklarını kalben azaltmadıkça, öte alemleri algılayamaz. Nasıl ki, uyumadan rüya görmemiz mümkün olmuyorsa, gönül gözünün öteleri görüp algılayabilmesi de kalbin bu aleme ait bağlılıklarını azaltıp kesmesi ile mümkündür.
Gönül gözünün perdesi, iki türlüdür. Birincisi kalpten manevi pası, Allah’ın zikri ve sevgisi ile silip, melekut aleminin ihtişamlı güzelliği görülmeye başlandığında, kalp İlahi isimlerin nurları ile doldurulur ve bu olay Yüce Allah’ın marifeti ile gerçekleşir. Bu ise ancak gerçek müminlere nasip olur ki, bu durumda olan bir manevi yolcu, ihlasa ererek imanın hakikatine ermiş olur. Bu gibi insanların davranışları samimi, imanları taklitten kurtulmuş tahkike ermiştir. Bunlar asla bir kimseyi dünya menfaatleri için sevmezler. Seven varsa, onun ihlası yalandır.
Kalp gözünün önündeki ikinci perde ise, biraz açlık, biraz yalnız kalmakla kalbin önünden aralanacak olan bir perdedir. Bu perdenin açılmasında görülen alem, çalışıldığı zaman kafir ve mü ‘mine açılabilir.
Kalp gözü, yani gönül gözü, ruhun öte aleme açılan penceresidir. İslam dini dışında diğer dinlerde de bu aleme ulaşmak için yapılması gerekenler genelde birbirine çok yakındır. İnsan ruhunun bu bedende, bir bu aleme, bir de öte alemlere açılan penceresi bulunmaktadır. Ruhumuz bu aleme açılan pencereden, beş duyu organı ile hayal alemini ve hafızamız yolu ile de iletişimi sağlar. Bunlardan biri çalışmadığında, ruhun o yöndeki iletişimi kesiliverir. Aynı şeyler öte alemler için de geçerlidir. Ruhumuz, Melekût alemi yani (Ruhların ve nefislerin makamı olan âlemi) algılayabilmek için bu dünyaya olan bağlılıklarını kalben azaltmadıkça, öte alemleri algılayamaz. Nasıl ki, uyumadan rüya görmemiz mümkün olmuyorsa, gönül gözünün öteleri görüp algılayabilmesi de kalbin bu aleme ait bağlılıklarını azaltıp kesmesi ile mümkündür.
Gönül gözünün perdesi, iki türlüdür. Birincisi kalpten manevi pası, Allah’ın zikri ve sevgisi ile silip, melekut aleminin ihtişamlı güzelliği görülmeye başlandığında, kalp İlahi isimlerin nurları ile doldurulur ve bu olay Yüce Allah’ın marifeti ile gerçekleşir. Bu ise ancak gerçek müminlere nasip olur ki, bu durumda olan bir manevi yolcu, ihlasa ererek imanın hakikatine ermiş olur. Bu gibi insanların davranışları samimi, imanları taklitten kurtulmuş tahkike ermiştir. Bunlar asla bir kimseyi dünya menfaatleri için sevmezler. Seven varsa, onun ihlası yalandır.
Kalp gözünün önündeki ikinci perde ise, biraz açlık, biraz yalnız kalmakla kalbin önünden aralanacak olan bir perdedir. Bu perdenin açılmasında görülen alem, çalışıldığı zaman kafir ve mü ‘mine açılabilir.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer